banner28

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


Ruslarla mücadele eden Nene Hatun’la başlayan destansı kadın kahramanlarımız kurtuluş savaşının kazanılmasında önemli etkiye sahiptir. Kurtuluşa ermenin faturasını canıyla ödeyerek şehit, girdikleri savaşı kazanarak gazi olan kadınlarımız yazımızın konusu. Ayşegül Çakmak’ın Ege Telgraf gazetesindeki köşesinde İzmir’in kurtuluş günü için yazdığı köşe yazısını okumayı sürdürüyoruz.

*

Taze gelin Emine ise etrafını saranlara yalvarıyor.

“Karnımda bebem var.

Ne olur yapmayın.

Bana acımıyorsanız, ona acıyın”

Pis pis gülüyor Yunan askerleri.

Tecavüz ediyorlar  tek tek.!

Sonra da sapanı saplıyorlar  karnına, can veriyor oracıkta bebesiyle.!

Köyün az ilerisinde akan derede de Türk kadınlarına, Yunanlılar pis donlarını yıkatıyor zorla.

*

Ayşegül Çakmak’ın yazısına küçük bir ara verelim. Kurtuluş savaşı destanımızın kadın kahramanlarının en bilinen isimleri şunlardır:

1. Daha sonra edebiyatımızın ünlü bir kadın yazarı olan İstanbullu Halide Onbaşı (Halide Edip Adıvar), 2. Babası asker olan İstanbullu Nezahat Onbaşı, (Nezahat Baysel), 3. Kastamonulu Şerife Bacı, 4. Erzurumlu Fatma Seher Erden (Kara Fatma), 5. Kastamonulu Halime Çavuş, 6. Kastamonulu Hafız Selman İzbeli, 7. Aydınlı Çete Emir Ayşe, 8. Adanalı Tayyar Rahmiye.

Hepsinin ayrı bir hikâyesi var ve bu hikâyeyi hayatlarını vererek yazmışlardır. Böyle bir hikâyeye sahip olanın onuru yüksek olur. Onuru yüksek olanında ille bir vatanı olur. Onurun en büyüğü kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Çünkü o milletine inanıyordu. Çünkü onun milletinin başaracağına inancı sonsuzdu. Onların onuru sayesinde bu vatan bizim. Ege Telgraf gazetesindeki köşesinde Ayşegül Çakmak’ın yayınlanan yazısını bitirelim.

*

Rum köyleri hariç bütün Türk köylerin üzerinden, siyah dumanlar tütüyor masmavi gökyüzüne.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “İlk hedefiniz Akdeniz, ileri.!” dediğinde Anadolu’daki manzaralardan bazıları böyleydi.

İzmir’in Kurtuluşu, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz harekâtı sonucu Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir’e 9 Eylül 1922’de girmesini belirten tarih teriminin yanında Anadolu insanının yaşadığı tarifi imkânsız acılardan tamamen kurtulmasının da göstergesidir.

*

Bugünü özetleyen durum ise şöyle;

Manisa Akhisar’da yaşıyor Mihriye  Yalaz. 85 yaşında.

Dünyanın sayılı zenginlerinden biri olan Yunan armatör Aristole Onassis’in Akhisar’da doğduğu ev, hikâyesiyle ünlü oldu.

Akhisar’da yaşayan ve ticaret yapan Yunan armatör Onassis’in, Hashoca Mahallesi’nde bulunan koruma altındaki 3 katlı evi, 1972 yılında Akhisar’ın ünlü iş insanlarından Cemal Yalazı tarafından satın alındı.

Yalazı, evi 4 çocuğunun annesi eşi Mihriye Hanım’ın üzerine yaptırdı.

Eşi Cemal Yalazı’nın 2004 yılında vefat etmesiyle, Mihriye Yalazı evde yalnız yaşamaya devam etti.

Dünyaca ünlü armatörün adına kurulan Onassis Vakfı’nın yöneticileri, bir süre önce Yunanistan İzmir Konsolosluğu yetkilileriyle evi görmeye geldi.

Evi, vakıf adına satın almak istedi.

Yunanlılar, 3 milyon Euro önerdi.

Tam 26 milyon lira.

Ancak Mihriye Yalazı, evi satmadı.

Neden mi.?

Kurtuluş mücadelesinin verildiği topraklarda Yunan bayrağının dalgalanmasına gönlü razı olmadığı için.

*

İşte böyle dostlar. Yazı burada bitiyor. Eskiler; “Çeken bilir!” diyerek ne güzel demişti. Onlar yokluğu görmüş, vatanı yitirme tehlikesini yaşamış insanlardı. Bizlerse mirasyedi gibi davrandık vatanımıza. Atatürk önderliğinde verilen mücadelenin sonunda kazanılan vatanın değerini biliyorlardı. Mihriye teyze özelde Yunan, genelde yabancı bir bayrağın ülkesinde dalgalanmasını istememekte haklıydı. Çünkü bu vatan kadınıyla, erkeğiyle, onurla verilen mücadelede alnının ortasına kurşun yiyenlerin yarattığı bir vatandır. Bu yüzden vatan toprağı hiçbir bedelle satılamaz!

SON

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6