banner28

Sakarya şehrinin adının nereden geldiğini açığa çıkaran saklı efsaneyi hiç duydunuz mu? İşte Sakarya'nın adının nereden geldiğine dair o efsane...

Tarihçiler, Sakarya adının “Sangarius” tan geldiğini ifade ediyor. "Sangarius" adının ise eski Frigya bölgesinde Sakarya’nın doğduğu yer olan “Sangia” şehrinden alındığı söyleniyor.Bu şehir, Eskişehir sınırları içindeki Çifteler ilçesinin 3 kilometre güneydoğusunda yer alıyor. Bugün de burada kaynayan ve küçük bir göl haline gelen yer altı suları, Sakarya’nın kaynağı olarak bilinmektedir.

İlk yerleşimci olan Frigyalılar M.Ö. 7. yüzyılda bu bölgede hüküm sürüyorken, bu nehre kendilerince kutsal sayılan “Sangari” adını vermişler. Bu isim ise daha sonradan “Sangarios” (Sangarius) ve saldırgan anlamına gelen “Zakharion”a dönüştü. İlin adı olan “Sakarya”nın MÖ. 3. ve MS. 4. yüzyıllar arasında bölgemizde yaşayan Bithynlerin Kraliçesi “Sangarius”un adının zamanla söyleniş değişikliğinden geldiği rivayet edilmektedir. Nitekim bölgemizdeki “Geyve”nin Bithyn “Gekve Hanım”dan, yine Sakarya Nehri’nin adı olarak yer yer söylenen “Sangari” veya “Sakari”nde bu rivayeti doğrular gibidir.

Tabii, adı üstünde bunlar sadece bir efsane. Doğruluğundan emin olmamakla birlikte bu ilginç efsaneyi de görmemezlikten gelmemek gerek.

Bir diğer ilgi çekici efsane de Ana Tanrıça Söylencesi. Mitolojiye göre, Friglerin Ana Tanrıçası Kibele’nin kocası Atis’i, Sakarya Nehrinin kızı Nana doğurmuştu. Nana, Sakarya’nın güzellikte eşsiz kutsal perilerinden biriydi. Bahar geldi mi Sakarya nehri açılıp saçılıyor, su perileri, yeşeren toprakların dallarında, çiçeklerinde, güzel kokularla tabiata kucak açıyorlardı. Nana, böyle bir bahar günü, çiçekli bir badem ağacına ‘şık olmuş, beyaz bir badem içini bağrına basarak gebe kalmış, sonunda Atis, ya da Temmuz’u doğurmuştu. Temmuz ayı, adını buradan almaktaydı. Ana Tanrıça Kibele’nin şehri, bugün Sivrihisar’ın on iki kilometre güney doğusundaki Pessinus olarak bilinir. Bugün, bu şehrin yerinde arkeolojik kazılar yapılmakta ve Kibele Tapınağı meydana çıkarılmaktadır. Eskiçağ Anadolu efsanelerine göre, Kibele aynı zamanda hayat ve bereketin tanrıçasıydı, tabiatın anası sayılıyordu. İlkbaharda kız, yazın çeşitli ürünleri doğuran ana oluyordu. Kibele’ye ay tanrıçası gözüyle de bakılıyor, ay hilâl şeklindeyken kızı, dolunayken gebe kadını temsil ediyordu. Sakarya da Anadolu tapınağının damarında dolaşan, ona can veren, güç kazandıran kan misali bir hayat kaynağıydı. Bundan dolayı Sakarya nehri yüzyıllar boyu kutsal sayılmış, susuz, bağrıyanık Anadolu toprağını sulamış, geniş ovaları, yaylaları kıvrım kıvrım dolaşarak Karadeniz’e kavuşmuştur.

Sakarya’yı doğuran birçok altın değer ve efsane mevcut. Aşk hikayeleri, yer, mekan ve daha nice efsane.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6