banner28

YARINLAR DAHA GÜZEL OLSUN!

İREM KAPLAN- ÖZEL HABER

SESSİZ SEDASIZ

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü sessiz sedasız geldi geçti. Çoğumuz böyle bir gün olduğundan habersiz ulu çınarları unuttuk.  Muhabirimiz İrem Kaplan, Sakarya sokaklarında dolaşıp hem yaşlı vatandaşların Dünya Yaşlılar kutladı hem de isteklerini ve görüşlerini sordu.

‘GÜNDEM BİZ DEĞİLİZ’

İsmail Yılmaz, “ Gündem şuan bizler değiliz. Savaş var, insanlar başka şeylerle ilgileniyorlar. Net söyleyeyim kendimi hiç yaşlı hissetmiyorum, hiçbir zaman da yaşlı olduğumu kabul etmeyeceğim. Benim kalbim, gönlüm her daim genç. Her sabah aynaya bakıp ‘Bu ben miyim?’ diye soruyorum kendime. Şimdiki gençler her yere araçla gidiyor. Ben bisiklet sürüyorum. Günde 15-20 kilometre yol kat ediyorum. Bu benim sporum, dinç olmak istiyorum” dedi.

‘GENÇLER BOŞ DURMASIN’

Gençlere seslenen Yılmaz, “Onlardan ricam iyi huylu ve güzel olmalarıdır. Ülkemize layık  olsunlar. Okusun, araştırsın ve öğrensinler. Öğrendikleri şeyleri de beyinlerini kullanarak öğrensinler, boş bakmasınlar. Ülkemize, devletimize güzellikler katsınlar. Gençlerimiz zaten oldukça iyiler ama ileri doğru ne olur, bilemiyorum. Yarının Türkiye’sinin bu günden daha da güzel olmasını istiyorum” cümlelerine yer verdi.

‘İSTEDİĞİM TEK BİR ŞEY VAR’

Metin Çalışıroğlu, “77 Yaşındayım, sizden öğreniyorum yaşlılar günü olduğunu. Yaşlıların toplumda önemsendiğini düşünmüyorum. Torunlarımdan çocuklarımdan da henüz bir mesaj almadım.  Herkes bir gün yaşlanacak. Bu nedenle gençler ailelerine saygılı olsunlar. Yarınlara güvenli baksınlar. Çok çalışsınlar, derslerini ihmal etmesinler. Dediğim gibi 77 yaşındayım ve ölmeden önce istediğim tek bir şey var; açık konuşayım biran önce iktidarın değişmesini istiyorum” ifadelerine yer verdi.

‘GÜZEL BİR DÜNYA İSTİYORUM’

Çalışıroğlu sözlerine; “Ben torunlarım için çocuklarım için güzel bir dünya istiyorum. Emekliyim, geçinip gidiyoruz lakin benim başıma bir şey gelse, ailem geçim sıkıntısı çekecek. Biran önce bu durumların düzelmesini istiyorum. Herkesin birbirine saygı duyduğu, yalansız temiz bir dünya istiyorum. Bu da zihniyetin değişmesiyle olacak bir şey” şeklinde devam etti.

‘HERKES KENDİNİN KAHRAMANI OLMALI’

Mirat Miroğlu, “Aşağı yukarı her gün özel bir gün oluyor. Muhakkak yarında özel bir gün vardır ama ne olduğunu bilemiyorum. Ben bugün hatırlanmadım. Sanırım çevremdeki insanlar henüz beni yaşlı konumunda görmüyorlar. Hatırlanmak isterdim tabi, gençler en azından hatırlıyorlarsa daha duyarlı olsunlar. Çok sıradan gelebilir ama ‘Amcacım dünya yaşlılar günün kutlu olsun’ desinler. Sarılsınlar, öpsünler, değerli hissettirsinler. Ekstra bir şey yapmasınlar ama hatırlasınlar. Herkes kendinin kahramanı olmalı, yani herkes kendini kurtarırsa kahraman olur. Türkiye’nin şartları belli... Bakın; kendilerini sadece ekonomik anlamda kurtarsınlar demiyorum. Her anlamda hayata tutunalım” dedi.

‘GÖZÜMÜZ ARKADA KALMASIN’

İsmail Aydoğdu, “Beni torunlarım, çocuklarım aramadılar. Bunun için onlara kırılmadım. Kırılamam. Çünkü ben de günün anlamını bilmiyordum. Yaş günüm olsaydı ve aramasalardı içten içe üzülebilirdim. Şimdi bizler yaşlandık; ama arkadan bir nesil geliyor. Lütfen hoşgörülü olsunlar. Eğitimi hiç bırakmasınlar. Bizlerin gözü arkada kalmasın. Sizler bizi hatırlayıp çıkmışsınız sokağa ‘Kutlu olsun’ diyorsunuz. Bunun için sizi tebrik ederim ama şuan biz değil gelecek nesil önemli” ifadelerine yer verdi.

‘BEN KIZIMDAN DAHA GENCİM’

Erol Aydın, “İnsanlar hissettikleri yaştadırlar. Kendini nasıl hissediyorsan o yaştasındır. Benim 35 yaşında kızım var, hep hasta. Ben kızımdan daha gencim. Ben kızımdan daha enerjiğim, dinamiğim, neşeliyim. Yaşlılık dediğimiz şey fasa fiso. İnsanlar, özellikle gençler yaşam felsefelerini gerçek anlamda değiştirmeliler. Şimdiki gençler daha özgür olmak istiyorlar. Ama pozitif değiller. Dünyadan bihaberler. Ekonomiyle ilgili herhangi bir fikirleri yok. Madem bugün Dünya Yaşlılar Günü o halde benim gençlerden bir isteğim var. Okusunlar, öğrensinler ve güzelleşsinler ”dedi.

‘DEVLET BİLE BİZİ HATIRLAMIYOR’

Mehmet Gül, “Bizim gençlerimiz doğum gününü bile hatırlamıyorlar. Yaşlılar gününü hiç hatırlamazlar. Durum böyle olunca bizler de kendimizi hala daha genç hissediyoruz. 68 yaşındayım, emekli öğretmenim. Yaşlı olmaktan asla şikayetçi değilim. Her insan bir gün bu yaşları tadacak. Önemli olan yaşlılığı ekonomik ve sosyal yönden huzurlu ve güven içinde geçirmek. Burada pay insanlara düştüğü gibi devlete de düşüyor. Devlet,  yaşlı kesimi nasıl koruyabileceğine dair çözüm üretmeli ama ne yazık ki devlet bile bizi hatırlamıyor. Ne yazıktır bizim Türkiye’mizde pek mümkün olacak şeyler değil” ifadelerine yer verdi.

‘YAŞLILAR ZOR DURUMDALAR’

Cümlelerine devam eden Gül, “Yaşlılar yurdu genel bir kavram değil mesela. Parası olanlar, zengin olanlar yaşlılar yurduna gidebiliyorlar. Orta yaş grubundaki yaşlılarda evlerinde çocuklarıyla beraber vakit geçiriyorlar. Ne yazık ki yeni nesil gençler yaşlılarla beraber kalmaya pek sıcak bakmadıkları için, yaşlılar yaşam şartları olarak zor durumdalar. Devletin her yaşlı vatandaşa yetecek yaşlılar yurdu açmasını çok isterim” dedi.

GENÇLER ÇEKİNMİŞ OLABİLİRLER

Hasan Kartal, “Ben çok isterdim gençlerin bu gün beni arayıp sormasını. Hayatın her evresi güzel. Gerek gençlik olsun gerek orta yaşlılık gerekse yaşlılık. Önemli olan bunları değerlendirebilmek. Keşke herkes birbirini hatırlasa en azından ufak bir hediyeyle bile olsa mutlu etseler. Bir gün olsun hatırımızı sorsalar. Açık konuşayım benim annem 95 yaşında ama yaşlı olduğunu kabul etmiyor. Şimdi ben annemi arasam yaşlılar gününü kutlasam ayıp sayar. Şimdi ben nasıl kendini yaşlı hissetmeyen annemi arayayım gününü kutlayayım? Gençler de çekinmiş olabilirler” ifadelerini kullandı.

‘GENÇLERİN HALİNE ACIYORUM’

Servet Yazıcı, “Ne torunlarımdan ne çocuklarımdan herhangi bir telefon ya da mesaj almadım. Beklemiyorum da; çünkü görüşmüyorum hiç biriyle. Gençlerden bir şey beklemiyorum. Çocukların yapabilecekleri bir şey yok ki. Her şey çok değişti. Gençlerin hallerine acıyorum desem yeridir. Eğitimlerinde noksanlık var, iş bulamıyorlar... Her şey ekonomiye bakıyor. Keşke herkes mutlu olsa!  Ne bizlere ne de gençlere imkan sağlanmıyor. Mesela ben Sakarya’da dışarı çıktığımda kahvehane dışında nefes alacak bir yer bulamıyorum” dedi.

‘PİLOT OLMAK İSTİYORDUM’

Hüseyin Yavuz, “Şimdiye kadar ben doğum günümü dahi kutlamamışım, yaşlılar günüm kutlanmadı diye gönül koymam komik olur. Bizden artık geçti ama hep içimde ukde kalmıştır. Ben pilot olmak istiyordum. Ayağım sakat olduğu için mümkün olmadı. Bu hayali gerçekleştirmem. Şimdi bana deseler ki ‘Hüseyin seni pilot yapacağız’ bu yaşımda kalkar gider pilot olurum. Dediğim gibi bizden geçti, ama gençler sağlam adımlarla hep hayallerinin peşinden gitsinler” dedi.

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6