BİZDEN DAHA DİKKATLİLER

ÖZEL HABER / NAZİLE AKARSU

İlimizde yaşayan yabancı misafirler, Covid-19 salgınından nasıl etkilendi?

İLİMİZDEKİ MİSAFİRLER

Hoşgörü ve kardeşlik coğrafyası Sakarya, çeşitli ülkelerden gelen binlerce yabancı misafire ev sahipliği yapıyor. İlimizdeki kaç yabancı yaşadığını; pandemi sürecindeki sosyal ve ekonomik durumlarını İl Göç İdaresi Müdür Vekili Hülya Korkut’la konuşma fırsatı bulduk. Korkut, dikkat çeken verilerle birlikte gazetemize aydınlatıcı bilgiler verdi.

KAÇ YABANCI VAR?

Hülya Korkut, “Şehrimizde yaklaşık 37 bin kayıtlı yabancı yaşıyor.  Bunların 15 bin 500’e yakını Geçici Koruma Belgesi’ne sahip Suriyeliler.  11 bine yakını da Uluslararası Koruma Statüsü’nde olanlar.  Bir de düzenli göç dediğimiz, yasal olarak ülkemize girmiş, kalış hakkı bulunan iş insanları, Türk vatandaşıyla evli olanlar ve öğrencilerin dahil olduğu 10 bin civarında yabancı var.  Toplam olarak yaklaşık 37 bin civarında yabancı nüfus Sakarya’da barınıyor” ifadelerine yer verdi.

PANDEMİ SÜRECİ

Covid-19 salgınının dünyada görülmesiyle birlikte bu nüfusa yönelik bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık verdiklerini anlatan Korkut, “Çeşitli dillerde broşürler dağıttık. Gerek sosyal medyadan, gerek düzenlenen toplantılarla bilgilendirmeler yaptık. Salgın daha ülkemizde görülmeden önce yabancı uyruklular için gerekli önlemleri aldık. Ülkemizde görüldükten sonra da bilgilendirme çalışmalarına devam ettik. Yabancılara hizmet veren derneklerle işbirliği yaparak ilk etapta bin 200 adet yardım kolisi dağıttık. Artı olarak Birleşmiş Milletler Yüksek Komitesi’nden aldığımız 600 adet hijyen kolisini 5’er kişiye 1 koli olmak üzere 6 bin aileye hijyen kolisi dağıtımı yaptık.  Sağlık taramalarını da İl Sağlık Müdürlüğümüz’le birlikte koordineli bir şekilde yapıyoruz. Önceden bilgilendirme yaptığımız için yabancıların bulaş oranı bizlere göre daha düşük oluyor. Bir de kendi içlerinde yaşadıkları için salgından daha iyi korundular” ifadelerini kullandı.

‘EĞİTİME ÖNEM VERİYORUZ’

İlimizdeki yabancıların eğitim durumunu önemsediklerini söyleyen Hülya Korkut, “Her yabancı ülkemizde ilk ve ortaokul öğretimden ücretsiz faydalanır. Yasal olarak gelip, kayıt olurlarsa eğitim hakkından yaralanabilirler. Yükseköğrenimin prosedürü çok farklı. YÖS sınavına girerek kontenjan dahilinde eğitim alabiliyorlar. Sakarya’da yabancıların eğitimi konusunda her hangi bir sıkıntı yok.  İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz de bu konuda çok hassas. Çocuklarını okula göndermeyen ailelerle de gerek biz, gerek İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri görüşerek kendilerini ikna ediyoruz.  Yabancılara eğitim veren okullar gerekli izinleri aldıktan sonra faaliyet gösterebiliyor” şeklinde konuştu.

PSİKOLOJİK TRAVMA

Göçe maruz kalan kişiler arasında psikolojik travma yaşamış çok sayıda insan olduğunu ifade eden Hülya Korkut, “Onların esas fikirlerine, esas hikayelerine ulaşma noktasında bazen sorun yaşıyoruz. Ağır psikolojik travma yaşamışlar. Bizim de yaşadığımız zorluklar var. Kişinin özüne inerek, onlara ulaşmada zorluk yaşayabiliyoruz.  Bu sorunları müdürlüğümüzde bulunan çeşitli uzmanlarla çözmeye çalışıyoruz” dedi.

‘O ANI HİÇ UNUTAMAM’

Kendisini derinden etkileyen bir olayı da gazetemizle paylaşan Korkut, “Daha uzman olarak görev başladığım zaman bir mülakata girmiştik. Iraklı profesör bir anne babanın evlerine bomba düşmüş ve 4 tane çocuklarını gözlerinin önünde kaybetmişler. O annenin ağlayışı beni çok etkilemişti.  Onları hiçbir zaman unutmayacağım. İşimiz gereği bunun gibi yürek burkan çok sayıda hikayeyle karşılaşıyoruz” diye belirtti.

‘TOPLUMSAL OLAY YOK’

Röportajımızın sonunda dikkat çeken tespitlerde bulunan Hülya Korkut,  “Sakarya’da bulunan yabancılar arasında çok fazla olmasa da eğitim görmüş, profesör, doktor ya da mühendis olan insanlar var. Hatta içlerinde vatandaşlığımıza geçmiş doktorlar ya da üniversite profesörleri var.  Bizim İl Göç İdaresi olarak yaptığımız çalışmalar çok kapsamlı. Türkiye’ye gelen insanların burada yaşama imkânlarını sağlarken, aynı zamanda topluma uyumunu da sağlamaya çalışıyoruz. Tabii bu uyum tek taraflı değil. Yabancıların kanaat önderleri ile görüşerek bizim hassasiyetlerimizi anlatıyoruz. Aslında iki toplum arasında köprü görevi görüyoruz.  Sakarya toplumsal olayların en az olduğu şehir. Bunun sebebi de Sakarya’nın çok fazla göç alan, kadim bir şehir olması” ifadelerine yer verdi.

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6