banner28

“Trende biletsiz sevdalar vardı

Vagonlar kaçaklara göz yumarlardı…”

İstanbul ağlıyor... Türkünün adı bu. Söz-müzik fon olsun o halde... Sözleri illaki okunsun!

...

Şehrin tüm çocuk parklarını gezdim dün sabah...

Parklarda hiç çocuk yok, biliyor musun?..

Ben bir tek çocuğu arıyordum aslında…

Tanıdığı biri düştüğünde onun öz kardeşinin bile önüne geçip dispansere sırtında taşıyacak kadar merhametli…

Fakat muza basıp kayıp düştüğünde gülen amcaya başındaki kanı eliyle savuracak kadar da "vahşi" bir çocuğu...

Evden annesinin terlikleriyle çıkıp ağabeyinin okuluna kaçma cesareti gösterse de öğretmenin dediklerini saygıyla emir kabul edip usulca evine dönen bir çocuk…

Bakındım… Korkuyla...

Arkadaşının iteklemesiyle ağabeyinin bisikletini kaçırıp akabinde yine kanlar içinde boğulduğu halde yakalarsam diye…

Ama bulamadım, hiçbir yerde yoklardı!

Bulamayıp aramaktan vaz mı geçtim?!

Gece yarısı… Karanlıkta gördüm tüm bu çocukları…

Parktaki neşeli seslerinin yerini, uyandıklarında kendilerinin de hatırlamayacağı anlamını yitiren cümleler almış…

Bana uzun gelen bir bekleyişten sonra gördüm. O da oradaydı! Gözleri bağlı, hiçbir şey görmüyordu!..

Yaklaştım yanına… Hisleri kuvvetli bir kör edasıyla sokuldu bana. Çeneme dokunup saçımı öptü. Kaçtım yanından. Hep bi’ kaçasım vardı zaten!

Sebebi, neşe katmak istemediği bir dünyada sevgi olmanın manasızlığı…

Anında yerimi alamasa da yanını dolduran bir yığın mevcuttu zaten. O da onlara kapılıp gitti…

Ama biliyorum… Doğan güneşin içeri vurduğu güne uyanmak, bastığı yerleri bile bedeninde hissetmek isteyen biri o!

Ruhunda kıvılcımları uyku darbeleriyle öldürse de…

Dokunun, hissetmez… İstese de dokunmaz, dokunamaz! Korkar! Artık hissiz olduğunla yüzleşmekten korkar…

Üşüyen kalbini tüm benle ısıtmak sadece onun için!

Sevdiklerine sıcak, güzel şeyler hazırlarken beyaz ellerini kırmızıya boyadığında nihayet buldum onu. Gerçek sevenlerine uğurladım…

Fark etti mi? Bilmiyorum… Oradan ona nasıl göründüm? Bilmiyorum…

???

 _"Ben konuştum kendisiyle…

Ona uzaklarda kalmış, anlamını çoktan yitirmiş bir vaha gibi görünmüşsün…

Hiç tanımadığı halde her şeyini bilen bir dost gibi görünmüşsün…

Uzun zamandır kaçtığı sorumlulukları ifade etmişsin…

O da uzaklaşmış… Koltuğunu terk etmiş… Gözden kaybolmak için…

Sonra "Çok ayıp!" demiş, "Ne hakkın var!?" demiş kendi kendine ve…

Hemen dönmüş koltuğuna… El sallamak için… “

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ozlem Ceylan 2 hafta önce

Cok anlamli harikasınız Gül hn ????

banner5

banner6