SURİYELİ SIĞINMACILARIN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ

Mültecilik, hukuki bir statüdür. Mülteci olduğu iddiasıyla ülkesini terk eden ama mültecilik statüsü başvurusu sonuçlanmamış kişiler "sığınmacı" olarak adlandırılır. Mülteci ise sığınma başvurusu kabul edilen kişidir.
Türkiye’deki şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı Şubat 2024’te 3 milyon 151 bin 915 tir. Geçici barınma merkezlerinde yaşayan Suriyelilerin sayısı 60 bin 84 tür. Suriyelilerin genç nüfus oranı %22,6’dir. Suriyelilerin yaş ortalaması 22,6’dır.
Göç idaresi başkanlığın verdiği sayılara göre Türkiye’de ikamet izni bulunan 1 milyon 200 bin 325 sığınmacı yaşıyor. Sığınmacıların en çok yaşadığı iller İstanbul, Antalya, Ankara, Bursa, Mersin, Muğla, İzmir, Yalova, Sakarya, Kocaeli, Aydın, Gaziantep tir.
Türkiye’de en çok ikamet izni alan yabancılar; Rusya vatandaşı onları, Türkmenistan, Irak, Suriye, İran, Azerbaycan, Özbekistan, Afganistan, Kazakistan ve Ukrayna takip ediyor.
Türkiye’de çalışma izni verilen Suriyeli işçi sayısı 91bin 500. Toplam çalışma izni verilen yabancıları sayısı 168 bin 103. Türkiye’de 301bin 694 yabancı uyruklu üniversite öğrencisi var. Bunun 58 bin 213 ü Suriyeli diğerleri Azerbaycan, İran, Irak ve Mısırlı öğrencilerdir.
Türkiye’deki Suriyeliler ilk aşamada sadece sınır illerinde ikamet ederken, zaman içinde ülkenin büyük kısmına dağılmışlardır. Türkiye genelinde etkilerinin olması kaşınılmazdır. Bu etkileri Toplumsal, Ekonomik, Siyasi, Güvenlik ve Temel Hizmetler üzerindeki etkiler şeklinde sınıflandırmak mümkündür.
Toplumsal etkiler: Dil, kültür ve yaşam tarz farklılıkları toplumsal uyumu güçleştirmektedir. Yerel halk arasında çok eşlilik yaygınlaşmakta buna bağlı olarak boşanma oranları artmaktadır. Çocuk işçiler yaygınlaşmaktadır. Etnik ve mezhepsel kutuplaşmayı tetikleyecek zemin oluşmaktadır. Çarpık yapılaşma artmaktadır. Bazı sınır illerinde demografik yapının değişmesinin yarattığı kaygı söz konusudur. Demografik yapıda (doğurganlık oranı, nüfus artış oranı) değişim ortaya çıkmaktadır. Suriyelilerin yaşam koşullarının ve eğitim imkanlarından faydalanmıyor olması uzun vadede suç oranlarındaki artışta dahil bazı sosyal sorunlara uygun zemin hazırlamaktadır.
Ekonomik etkileri: Kiralarda artış gözlenmektedir ve kiralık ev bulmak giderek zorlaşmaktadır. Sınır illerinde enflasyon artışı ortaya çıkmıştır. Özellikle küçük işletmelerde kaçak işçi çalıştırma yaygınlaşmaktadır. Kaçak Suriyeli çalıştıran ve çalıştırmayan firmalar arasında haksız rekabet ortaya çıkmaktadır. Yerel halk Suriyeliler nedeni ile işsiz kaldığını düşünmektedir. Genelde sığınmacılar yerel halkın çalışmayı tercih etmediği alanlarda istihdam edilmektedir. Suriyelilerin istihdamı ile ücret düzeyinde önemli düşme gözlenmektedir.
Türkiye’ye siyasi güvenlik açıdan etkileri: Yerel halk arasında Suriyelilerin asayişi bozduğu şeklinde yönünde söylem oluşmuş durumdadır. En ciddi güvenlik riski yerel halk arasında var olan tepkinin bir provokasyon neticesinde şiddet içeren kitlesel tepkiye dönüşmesi ihtimalidir. Sınıra yakın yerleşim alanlarında yaşayan yerel nüfusun en büyük kaygılardan biri kendilerini terör saldırılarına açık hissetmeleridir. Suriyelilerin kenar mahallelerde bir arada yaşamalarını sürdürmeleri uyum sürecini zorlaştırmaktadır.
Türkiye’de temel hizmetler üzerindeki etkileri: Sınır illerindeki devlet hastanelerindeki toplam hizmetin %30-40 arasında bir oranda Suriyelilere hizmet verilmektedir. Diğer illerde de kayıt yaptırdıkları takdirde ücretsiz hizmet almaktadır. Yerel halk da hizmet alamadığını düşünerek tepki vermektedir. 35 bin üzerinde Suriyeli hastanelerde doğmuştur. Yaklaşık 500 bin üstünde de hastanelerden hizmet almışlar ameliyat edilen hasta sayısı da 200 bini geçmiştir. Belediye hizmetlerinde sığınmacılarda istifade ettiklerinde gerekli nüfus artışlarından yerel halk rahatsızdır.
Zengin Arap ülkelerinden Suudi Arabistan, Bahreyn, Kuveyt, Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri Suriyeli sığınmacılarına kapılarını kapattı.
Avrupa Birliği ülkelerinden başta İtalya, Macaristan, Polonya ret oyu verdi. Malta, Bulgaristan, Slovakya, Litvanya ise çekimser kaldı. Diğer Avrupa birliği üyelerde nitelikli ihtiyaçları kadar almak üzerinde anlaştılar. Mülteci kabul etmek istemeyen ülkeler, AB’deki varış ülkesine kişi başı 20 bin euro ödeyerek, bundan muaf tutulacak.
Atatürk’ün sığınmacı yasası: 21 Haziran 1934’te resmî gazetede yayınlandı. “Türk soylu olmayanlar istediği yere yerleşemez. Anadili Türkçe olmayanlar müstakil mahaller kuramaz, işçi ve sanatçı kümesi oluşturamaz. Ecnebiler bir belediyedeki nüfusu %10 geçemez.”
ACABA “ABD, Büyük Orta Doğu Projesi’nin son hedefi olarak TÜRKİYE’YİMİ görüyor.”?
Sağlıkla kalın, Hoşça kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Haluk Akbay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.