KDV’Yİ ARTIRARAK ENFLASYONLA MÜCADELE ETMEK

Yaklaşık 2 yıl önce yapılan bireysel hatalar zinciri, yüksek; hatta astronomik enflasyon olarak halkımıza geri döndü. Şimdi bunun telafisi için uğraşıyorlar. Uğraşmak derken, ekonomi yönetimi debelenip duruyor.

Sıkılaştırılmış para politikası yetmez, şimdi de KDV oranlarında artırıma gidildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek her ne kadar “suiistimalleri önlemek için böyle tedbir aldık” dese de ne piyasalar ne de vatandaş bunu yedi. Yapılan uygulama KDV artırımı ve bunun bir enflasyon karşılığı olacak.
Sahi, enflasyonu düşüreceklerine kendileri de inanıyor mu?

Tebliğ taslağına göre, hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için %10 oranında KDV hesaplayacaklar. Bunun maliyeti de elbette vatandaşa zam olarak yansıyacak.

Enflasyonla mücadele kararlılık ister, ciddiyet ister. Bir tarafta israf, 8 TL’ye verilecek ihaleler 12 TL’ye tanıdığa yandaşa verilmesi, araç saltanatı, itibardan tasarruf olmaz denilerek belediye başkanlarının milyonluk makam odaları, keyfi harcamalar enflasyonla mücadele konusunda ne kadar ciddi olduğumuzu gösteriyor. Bir yerde para yoksa, borç vardır, geleceğe ipotek vardır. Yurt içine ve yurtdışına muhtaçlık vardır. Halkın vergilerini daha da artırarak yada kamu mallarına zam yaparak eziyet vardır, çile vardır. Bu şekilde enflasyonla mücadele edemezsiniz…

Hükümetin çok sevdiği malum 5’li müteahhitlerin kur güncellemesini (kur farkı alacak zammı) yılda 4 kez yaparken para var, emekliye ve asgari ücretliye geldi mi bu yıl zam yok…Bu da iyimiş… Almanya’da geçen yıl aldığınız 100 TL’lik ürün bu yıl 103 TL olurken, benim ülkemde geçen yıl alınan ürün bu yıl 200 TL. Bu erimenin sebebi yüksek enflasyon…Yüzde 68 hikayeleri yüzünden çalışanların ücretleri de gerçek enflasyon karşısında hızla eriyor ve adil bir ücret politikasından hızla uzaklaşıyoruz.

Ne doğru dürüst tarım politikamız var, ne de para ve maliye politikalarımız. Her seçim öncesi uygulanan seçim ekonomisi de kimsenin umrunda değil. Olan yine vatandaşa oluyor. Ülke olarak sorunumuz, dürüst politikalar üretemiyoruz. Vatandaşın 1 TL’sine sahip çıkan merkezi yönetim ve belediyeler olursa, bu ülke düzlüğe çıkar…Yoksa gerisi hikaye…

KENT LOKANTALARI
İLE ALAY EDİYORDUNUZ?

Hizmet kimden gelirse gelsin, vatandaşın menfaati varsa başımızın üstünde. İstanbul’da kurulan onlarca Kent Lokantaları bu ihtiyacı fazlasıyla karşılıyor. 40 TL’ye 3 çeşit yemek nerede yersiniz böyle pahalı bir ülkede?

Bazıları alay ediyordu, şimdi ise şapka çıkarmak zorunda kaldı. Hatta taklit edenler bile var. Örneğin Gaziantep Büyükşehir Belediyesi de bu konseptte lokantalar açıyor. Fiyat aynı, 3-4 çeşit yemek 40 TL. İstanbul Büyükşehir’in açtıklarıyla aynı yönde bir çalışma. Demekki halktan kopukluk 2 milyon oy kaybettirdiği gibi, bazılarını da taklit etmeye mecbur bırakıyor değil mi? Kibir kimseye yaramaz…Size yaramadığı gibi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erhan Tandoğan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.