AŞKI YARATMAK

Bitmeye mahkum yeni bir gün daha, bakalım neler var bohçasında.

Oyalı kederler, boyalı neşeler, ütü istemeyen hayaller mi getirdi acaba bize?

Bakıyorum da hiçbir zaman sessiz soluksuz gelmiyor. Güzellerim var hanımlar diye seslenen bohçacı kadın gibi bir gayretli hep  Sanki şalvarın çalkantısı, dalgalanan deniz; kulağındaki küpe, daldaki kiraz; dudağının  boyası ise allı dut şerbeti.

Heyecanla başına üşüşüyoruz, hanım ablalar gibi. Aman kimse keşfetmeden alıp koltuk altında saklayalım demet demet düşleri; cennet vaad eden gülüşleri, cana can katan sevişleri.

Sevdiklerimize açıp açıp tekrar bakacağız. Koklayıp koklayıp sıvazlayarak katlayacak, üst üste dizeceğiz. Ara sıra birini koynumuza saklayıp günler geceler boyu tenimizde gezdireceğiz. Kınalar yakacağız ucuna, adaklar adayacağız beklediğimize.

Hiçleşenler, onca zaman bitiremedi umudumuzu. Hep gördük ucundan mutluluğu. Eminiz varlığından, yakınlığından. Üç beş vakte avuçlarımızda, hazırız  karşılamaya. O yüzden allarımız morlarımız üstümüzde. Nergislerle yarışan güzelliğimiz boşa mı? Sevinçlerle kucaklaşan bahardan eksik kalmayacağız elbet!

Baktım dün yine yolunmuş akşamsefaları vardı bahçe duvarının yanında. Henüz çiçeğe durmadan söküp atmışlar. Budanan gül dalları arasında üç beş tomurcuk, açmaya fırsat bulamamış. Güzelim yıldız çiçeği baygın, belliki susuzluğa dayanamamış.

Tomurcuktu, goncaydı, açtıydı kocadıydı derken dönem dönem  bitiyor ömürler. Kimi sararıp solamadan, güzün renklerine sarınamadan çekip gidiveriyor. Bir piyanonun tuşlarına hüzünlü melodiler bırakıyor. Bir acı ezgi bırakıyor sazın teline; bir ağıt, anne yüreğine.

Hapsetmem bedenime yüreğimi. Dün gece Dante'nin İtalya'sına gittim. Bologna'da, Ravenna sokaklarında dolaştım. Aşkından, Beatriçe'den izler aradım. Cehennem, Araf derken Cennette buldum kendimi.

Zamanı mekanı aşan muhteşem bir zihin ve hayal gücü var elimizde. Bedenimize sığamadığımız zamanlar, belliki  gezgin ruhun eseri.

Ruhun özgürlüğüne güvenmesem ne ararım Orta çağda. Dante'yi sürgüne yollayan sözde adalet, üzerine düşen kilise gölgeleriyle dolaşıyor. Giyotinin çalışmaktan körleşen keskin bıçağı, sürgünlere şükrettiriyor.

Bilmemki az sonra kimin konuğu olacağım.

Aşk mı gezdiriyor beni? Koynumda sakladığım izler mi, güzel düşler gördüren? Sarmaşık misali dolandığım sevgili mi hayatı yaşanır kılan?

"Yaş otuz beş, Dante gibi ortasındayım ömrün" diyen Cahit Sıtkı Tarancı'ya güldüğü gibi, belki bir sürpriz son var bize de gülümseyen. Geceleri, düşleri boş geçmemek lazım. Ziyan etmemek lazım gündüzü . Heder olan günler, ziyanı değil mi ömrün; öpüşlerle, sevişlerle, gülüşlerle bezenmeli her an.

Dante misali gözüne değdiğindir belki de  Aşk. Sarmadan, sarılmadan, dokunmadan büyüttüğün bir sevgidir canına can katan. Beklemeden, ummadan çoğalttığındır. Kendini var etmenin tek şartıdır belki . Muhtaçlığını bildiğinden belki de sensin Aşk'ı  yaratan, var eden.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reyhan Çetin - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.