Gel tanışalım önce

Bir ortama girdiğinizde, bir programa katıldığınızda falan “Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?” derler. Aslında “Bize sizinle ilgili bilmemizi istediğiniz şeyleri söyler misiniz” demektir bu. Zira bir insan asla kendini objektif tanıtamaz. İyi yönlerini söyler, kötü yönlerini gizler. Ya da korku vermek istiyorsa kötü yönlerini söyler iyi yönlerini gizler.

Kavga ederken “Ben yüksek okul mezunuyum” demez, kız istemeye gittiğinde de “Ben çok kavgacıyım” demesi beklenmez.

Özetle efendim bir insanı tanımak bazen bir ömür alır. Büyüklerimiz “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” sözünü boşuna etmemiştir.

Bendeniz Münir Ali Kara. Bundan sonra gazete yönetiminin belirleyeceği aralıklarla sizinle birlikte olacağım. Dikkate alır da okursanız samimi bir dostluğumuz olur. Okumazsanız da canınız sağ olur.

Ayinemizi işte sunuyoruz. Beğenirseniz bu köşede sizi ağırlamaktan onur duyarım.

Ne oldu o iş?

Rahmetli babaannem “Adamakla mal bitmez” derdi. Hatırlayanınız vardır. Pandemi sürecinde okullar ilk defa tatil edildiğinde Milli Eğitim Bakanımız “Çocuklar sabredin. Pandemiden sonra ilk ders günü dersler on dakika teneffüsler kırk dakika olacak” demişti. Sonrasında çeşitli kurum ve kuruluşlar da vaatlerde bulunmuştu. Eğitim öğretim yılı sona erdi. Bu vaatler unutuldu.

Çocuklarımız da okula gitmenin sevinci ile bu konuyu pek yüzümüze vurmadı.

Kime göre neye göre?

Sınav yapıldı. Çocuklarımız aylardan beri (bazı evlatlarımız yıllardan beri) hazırlandıkları süreci geride bıraktı.

Sınavda başarılı olmak ya da başarısız olmak hayatta karşılık bulmuyor.

Geçtiğimiz günlerde iki arkadaşımla karşılaştım. İkisi de liseden sonra okula devam etmedi. İkisi ile lisede pek çok defa kopya alışverişimiz oldu. Daha doğrusu biz sınıfın başarılılarındandık onlar da kopya alıp sınıfı geçmek durumundaydı.

İkisinin de maddi durumu gayet iyi. İkisinin de ondan fazla lüks dairesi var. Üst düzey arabaları falan…

Aynı ortamda otururken kendi kendime dedim ki, “İyi ki bunlara çok fazla kopya vermemişim. Yoksa Allah korusun üniversite mezunu olurlar da benim gibi kalırlardı…”

Bu işte bir iş var

Okul kapandı çocuklarımız hemen kurslara yönlendirildi. Yaz okulu, satranç, yüzme…

Bu durumun asıl nedeni çocukların eğitimi elbette. Ama annelerin çocukların bir an önce kursa gitmesini istemesinde inceden bir cinlik olduğunu da düşünmüyor değilim. Çocuk evde olduğu sürece yaramazlık peşinde koşuyor. Ama yaz okulundaki aktiviteler hem çocuğun evde yaramazlık yapmasını engelliyor hem de eve yorgun gelip erkenden uyumasına neden oluyor.

Emekliye müjde

Yazınızı okutmak, gazetenizi sattırmak mı istiyorsunuz? O zaman yukarıdaki sihirli iki kelimeyi kullanacaksınız.

Haberin içine, yazının bir yerine, gazetenin ön sayfasına bunu yazdınız mı, okunmanız garanti.

Bu gene iyisi. Çernobil sonrasında daha duygu sömürüsü içeren başlıklar atılıyordu. “Kansere çare bulundu” “Kanser hastalarına müjde” gibi. Neyse ki insafa geldiler de şimdilerde daha masum sayılabilecek bir ajite etme yöntemi kullanıyorlar. Eğer ben bu başlığı attığım için beni okuduysanız gerçekten özür dilerim.

Ben ona soruyorum o bana soruyor

Bir bilgi almak istiyorsunuz. Mesela, Türkiye maçı hangi kanalda? Telefonu elinize alıp arama motoruna yazıyorsunuz. Bin tane aynı başlık, “Türkiye maçı hangi kanalda” yazıyor. Çaresiz birine tıklıyorsunuz. Anlı şanlı gazetelerin internet siteleri. Uzun uzun yazıyor, “maç için hazırlıklar tamam, maç saati beklenmeye başladı, kadrolar belli olmak üzere…” okuyorsunuz okuyorsunuz sonunda bir cümle yazıyor, “Peki maç hangi kanalda?”

Canım kardeşim ben de onu soruyorum ya! Sen gazetesin ya! Haber vereceksin ya! Söylesene!

Okumaya devam ediyorsunuz çaresiz zira devam cümlesinde “İşte detaylar” diyor. Diğer siteye geçseniz muhtemelen orada da aynı yazıları okuyacaksınız. Devam ediyorsunuz çaresiz.

Sitede kalma sürenizi uzatmak için yapılan bu cinlik aslında hile içeriyor. Sizin soracağınız soruyu tahmin edip tanımlıyor ve sonunda sizi çileden çıkardıktan sonra kanalın adını söylüyor.

Siz de hayır dua edip telefonu bir kenara atıyorsunuz.

HECATİ: Çok para lazım. Ya banka soyacağız ya banka bizi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Münir Ali Kara - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.