BU ÜLKE KADINLAR İÇİN CEHENNEM

Ülkemizde maalesef kadına şiddet dur durak bilmeden devam ediyor. Gün geçmiyor ki bir kadına şiddet haberi ile uyanıyoruz. Bu haberlerde isimler değişiyor ama yaşananlar hep aynı oluyor. Çoğu kadın cinayeti genellikle herkesin gözü önünde şiddete maruz kalıyor ama kimse bir şey yapmıyor ya da yapamıyor. Cinayetlerin kurbanları genellikle daha önce suç duyurusunda bulunmuş, yardım talep etmiş kadınlardan oluşuyor. Yardım talep ettikleri hale bile bile ölüme gitmeleri ülkemizde cezaların yeterince caydırıcı olmamasından kaynaklı olsa gerek.

Kadına şiddet sadece ülkemizin kanayan bir yarası değil örneğin Amerika’da her gün 3 kadın cinayete kurban gidiyor. Dünya da bu şekilde diye ülkemizde kadın cinayetlerine ses çıkarmayacağımız anlamına gelmiyor. Yasalarımız yetersiz, kadın cinayeti işleyen biri mahkemeye çıktığı zaman iyi hal indirimi ile düşük bir ceza alarak rahatlıkla yaşayabilirler. Olan cinayete kurban gitmiş kadına ve ailesine oluyor. Ailesi yıllarca süren mahkemelerle uğraşıyor belki de davanın sonucunu görmeden ölebiliyorlar. İnsanlar bu hakkı nasıl kendinde bulabiliyor. Şiddete uğrayan kadınlar aşağılanır uygulayıcısı yüceltilir. Maalesef böyle bir ülkede yaşıyoruz. Bugün izlediğim bir video ile şok oldum ve ne diyeceğimi bilemedim bir kadın cinayete kurban giden kadınlar için, ‘oh olsun, düzgün dursalardı öldürülmezdiler’ diyor. Bu nasıl vicdan, nasıl bir zihniyet?

Kadına yönelik şiddetin bildik hüzünlü öyküleri, geleneksel ön kabuller, toplumun ve devletin duyarsızlığı ile büyüyor. Şiddet yalnızca bedenlere zarar vermiyor, kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama arzusunu zayıflatıyor veya yok ediyor. Bizler öldürülmek istemiyoruz, bizler istediğimiz şeyi giyip, istediğimiz saatte sokağa çıkmak istiyoruz. Bizler adaletin düzgün bir şekilde uygulanmasını, yargının özgür olmasını istiyoruz. Bizler ÖLMEK istemiyoruz.

-Bizler, Türkiye'de %97'si şiddet gören kadınlarız!

-Bizler, Adana’da Sokak ortasında, polislerin gözü önünde vahşice bıçaklanan kadınız!

-Bizler, Denizli’de erkek arkadaşı tarafından boğazı kesilerek öldürülen Şebnem Şiriniz!

-Bizler, namus(!) cinayetleri sonucunda yaşamımızı yitiren yüzlerce sessiz kadınız!

-Bizler, cinsel yönelimlerimiz nedeniyle işinden kovulan, evinden çıkartılmaya çalışılan, toplum tarafından yok sayılan, aşağılanan kadınlarız!

-Bizler, çalışmak istediğimiz için, gece sokağa çıktığımız için, eylem yaptığımız için, boşanmak istediğimiz için, sevdiğimiz için, yanlışlara yanlış dediğimiz için, özgür olmak istediğimiz için saldırıya uğrayan öldürülen kadınlarız!

-Bizler, aileleri ya da akrabaları tarafından zorla 'bekâret kontrolü'(!) yapılan kadınlarız!

-Bizler sessiz çığlıklar atan sesimiz duyuramayan kadınlarız.

-Bizler sadece yaşamak isteyen kadınlarız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazile Akarsu - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.