banner28

Dünyamız iklim değişikliği yüzünden geri dönüşü olmayan bir küresel ısınmanın içine girdi.

Bir yandan sel felaketleri bir yandan kuraklık dünyamızı ve içerisinde yaşayan bizleri tehdit etmeye şimdiden başladı.

Dünya ya o kadar zarar verdik ki iklim değişikliklerin önüne geçemez duruma geldik. Dünyamız yüz yıl içerisinde 1 derece ısındı bunun ile birlikte buzullarda erime başladı. Maalesef bu ısınmanın ve erimenin önüne geçemeyiz. Çünkü dünyayı 1 derece soğutmamız mümkün değil. İşte o yüzden iklim değişikliğine uyum sağlayarak onunla birlikte yaşamayı öğrenmemiz lazım.

Hepimiz her gün “Bu havalara ne oldu” diye soruyoruz. Eriyen buzların bir gün yaşadığımız eve kadar geleceğini hesaplayamıyoruz. Doğanın dengesi bozulduğu için aç kalan hayvanların şehirleri işgal ettiğini televizyonlardan seyrediyoruz. Şimdiye kadar iklim değişikliği ve küresel ısınma ile ilgili hiçbir şey yapmamış olabiliriz ama bundan sonra bir şeyler yapabilir. İklim değişikliğinin önüne geçmemiz artık mümkün değil ama uyum sağlıya biliriz ve ilerlemesini engelleye biliriz.

İklim değişikliğinin etkisi sıcaklıklardaki artıştan ibaret değil. Kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkisinde artış, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme, okyanusların asit oranlarında artış, buzulların erimesi gibi etkenler sonucunda bitkiler, hayvanlar ve ekosistemlerin yanı sıra insan toplulukları da ciddi risk altındadır.

Devletlerin küresel ısınma ve karbon salınımıyla ilgili yapabileceği çok şey var aslında. çözümler çok kolay ama maliyet isteyen ve rant getirmeyen şeyler olduğu devletler çok fazla tercih etmiyor.

Çözüm, başta karbondioksit olmak üzere küresel sera gazı salınımlarını azaltmaktır. Bu da, doğal kaynaklardan daha iyi yararlanmak anlamına geliyor. Isıtma, soğutma ve ulaşımda kullanılan benzin, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtlar sera gazı salınımlarının başlıca kaynaklarıdır. Fosil yakıtları daha az miktarlarda ve daha verimli bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Benzer şekilde, karbondioksitin atmosfere kaçmasını önlemek de önem taşıyor. Bunu sağlamak için, örneğin, üretildiği sırada karbondioksit “yakalanmalı” ve tükenmiş gaz sahalarına veya eski tuz madenlerine gömülmelidir. Ormansızlaşmayı tersine çevirmek, özellikle de karbondioksiti emen tropik ormanların yok olmasının önüne geçmek de iklim değişikliğiyle mücadelede büyük önem taşımaktadır. Ormanlar karbondioksiti emer, kesildiklerinde ise karbondioksit verirler.

Bireysel olarak nasıl mücadele edebiliri, neler yapılabilir;

İklim değişikliğiyle mücadele etmek yaşam tarzlarımızda büyük değişiklikler yapmamızı gerektirse de aslında bu yaşam standardımızdan ödün vermemiz gerektiği anlamına gelmiyor. Çok küçük ve maliyetsiz yöntemlerle küresel ısınmanın ve iklim derişikliklerini yavaşlatabiliriz.

-Daha az kırmızı et, süt, peynir ve tereyağı satın alıp daha çok yerli üretim gıdalar tüketin, gıda atıklarını azaltın

-Seyahat yöntemlerinizi değiştirin. Elektrikle çalışan otomobiller kullanın ama kısa mesafeyse yürüyün veya bisiklete binin. Uçaklar yerine trenleri, otobüsleri kullanın

-İş için seyahat etmek yerine, video konferansla iletişim sağlayın

-Yıkanan çamaşırları kurutma makinesine atmayın, çamaşır ipinde kurutun

-Evlerinize yalıtım sistemi kurun

-Her tüketim ürününde düşük karbon talebinde bulunun

Eğer küresel ısınmaya dikkat etmezsek gelecek nesil kayak, rafting, gibi aktivitelerin ne olduğunu bilmeyecekler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6