Bu katliam sözün bittiği yerdir!

Konya'da 12 kurşunla öldürülen doktorun ardından Sakarya'da bulunan sağlıkla ilgili olan STK’lar toplu basın açıklaması gerçekleştirdi.

Demokrasi Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına Türk Sağlık-Sen, Sağlık Sen ve Hekim Sen üyeleri katıldı. Sağlık sendikalarının açıklamasından sonra  Sakarya Tabip Odası başkanı Rıfat Karadeniz de basın açıklaması yaptı.

KANLI VAHŞET

Türk Sağlık Sen Sakarya şube başkanı İrfan Korkmaz; “Konya’da canice bir saldırı yapılmış Konya Şehir hastanesinde görevli uzman doktor Ekrem Karakaya görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Şehit doktorumuzun acısı yüreğimizi yakmış tüm sağlık camiasına derinden yaralamıştır. Böylesine korkunç olayların yaşanması yaptırımların ne kadar ağır olması gerektiğini tedbirlerin en üst seviyede alınması gerektiğini göstermektedir. Sağlıkta şiddete cezayı arttıran ve suçu kategorik bir suç olarak tanımlayan düzenleme hayata geçmiştir. Sağlıkta şiddetin kanlı bir vahşet olarak kendini gösterdi bu olay. Tüm sağlık kurum ve kuruluşları bir an önce sıfır toleranslı alan ilan edilmesi gerektiğini hiçbir silah veya suç aletinin bu kurumların bahçelerine bile alınmaması gerektiğini bizlere bir kez daha göstermektedir. Bu nedenle bir kez daha vurguluyoruz sağlıkta şiddet basit bir mesele değildir, mutlaka çözüm üretilmesi gereken temel bir sorundur. Şiddet kanlı cinayetleri dönüşmektedir. Bu mesele sadece sağlık camiasının değil tüm Türkiye’nin meselesidir bu cinayet bu katliam sözün bittiği yerdir herkes şapkasını önüne koymalı ve geri için üstüne düşeni yapmalıdır” dedi.

MESLEKTEN SOĞUYORUZ

Sağlık Sen Sakarya şube Başkanı Abdullah Sönmez; “Değerli basın mensupları; Sürekli uyarılarımıza, tedbir çağrılarımıza rağmen maalesef dün Konya'da bir defa daha korktuğumuz başımıza geldi. Hepinizin bildiği gibi bir doktor arkadaşımız, canice katledildi. Hayatının baharında caninin kurşunlarına hedef olan Uzm. Dr. Ekrem Karakaya, görevi başında, yeni çalışmaya başladığı hastanede katledildi. Katliam aleti ise bir silah...Tablonun vehametini düşünebiliyor musunuz? Bir doktor, şifa dağıtılan bir merkezde, yani hastanede, hasta yakınının kurşunlarına hedef oluyor ve can veriyor. Hastalara şifa dağıtmak, can kurtarmak için alın teri döküyor. Ve karşılığını canıyla ödeyerek şehit oluyor... Biz sağlık çalışanları olarak bu duruma isyan ediyoruz. Saldırıyı lanetliyoruz... Ve can güvenliğimiz sağlansın istiyoruz. Açıkça buradan bir defa daha deklare ediyoruz; Sağlık emekçilerinin can güvenliği artık sağlansın. Aksi halde sağlık kuruluşlarında hizmet sunmak mümkün olmayacaktır. Hekiminden hemşiresine, teknisyeninden memuruna sağlık çalışanlarının onlarca sorunu bulunuyor. Ancak hiçbiri can güvenliği kadar sağlık kuruluşlarında kol gezen şiddet kadar can yakıcı değil... Can güvenliği sağlanmadığı için, yeterli tedbir alınmadığı için, Ekrem Hocamızın örneğinde olduğu gibi canımız yanıyor, isyan ediyoruz... Bazen yaralanıyoruz, bazen hakaret, küfür ve tehditlere maruz kalıyoruz... Bazen sinip içe kapanıyoruz, meslekten soğuyoruz. Ve hatta çekip gidiyoruz... Tüm bunların yanı sıra ise her daim korku halinde yaşıyoruz...Buradan soruyoruz:Böyle bir ortamda kutsal sağlık mesleğini nasıl aşk ve şevkle icra edelim?Buradan soruyoruz:Daha ne zamana kadar sağlık kuruluşlarına elini kolunu sallayarak suç aletleriyle girmek serbest olacak?Öldürücü, yaralayıcı silah ve aletlerin içeri sokulmasına, ne zamana kadar göz yumulacak? Kaç canımız yitecek? Daha nice canlarımız acıyacak soruyoruz? Sözlerimizi burada sonlandırırken, şehit doktorumuza Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sağlık camiamıza sabır diliyoruz” dedi.

GECE GÜNDÜZ

Hekim Sen Sakarya şube başkanı Mehmet Yıldırım; “Saygıdeğer meslektaşlarım, değerli basın mensupları ve kıymetli Türk halkı;  Öncelikle bilmenizi isterim ki; 7-8 temmuz tarihlerinde iş bırakma ve bugün burada bir araya gelme sebebimiz bir sendikal eylem değildir.  Gece gündüz demeden hayat kurtaran, sistemdeki tüm olumsuzluklara rağmen canla başla çalışan, “gidiyorlarsa gitsinler” resti çekilmesine rağmen gitmeyen bir meslektaşımız; Dr. Ekrem Karakaya; görevi başında, poliklinikte hasta baktığı esnada, mesai saatleri içerisinde bir cani tarafından 12 el ateş edilerek katledilmiştir. Bugün bizim cenazemiz var ve Türkiye’deki tüm sağlık kurumları da birer cenaze evidir. Lütfen bırakın da acımızı yaşayalım.Dün Dr. Ekrem Karakaya ile birlikte hekimlik bir kez daha öldürülmüştür. 2012 yılında Dr. Ersin Arslan hastane içerisinde bıçaklanarak öldürüldüğünde sessiz kalanlar, “ama bazı doktorlar da hakediyor” diyenler, yanlış politikaları nedeniyle doktorunu halkla karşı karşıya getirip halka yem edenler, meslektaşı canice katledildiğinde bile bugün poliklinikte çalışmaya devam eden meslektaşlarım, aylardır/yıllardır anlatmaya çalıştığımız sorunlara çözüm bulamayanlar veyahut bulmayanlar; dün Dr. Ekrem Karakaya’dan akan kan, bugün hepinizin eline bulaşmış durumdadır” dedi.

X RAY CİHAZI

Yıldırım; “21 Haziran’da sağlık bakanlığında katıldığım toplantıda sayın bakanımıza sorduğum sorulardan birini aynen aktarıyorum; Sn. bakanım; şiddet sonrası cezanın arttırılmasıyla alakalı atılan adımı olumlu buluyorum. Bunun için sizlere teşekkür ederim. Fakat sorulması gereken soru şu ki; şiddet uygulandıktan sonra katalog suç kapsamında değerlendirilecek olması suç oranını ne ölçüde azaltır? Adam öldürmenin cezası hapisken insanlar adam öldürmekten geri kalıyorlar mı? Önemli olan hastaların şiddete başvurmasına sebep olan etkenleri ortadan kaldırmak değil midir? Örneğin hastalarımızla iletişime daha çok zaman ayırabileceğimiz, daha detaylı muayene yapabileceğimiz mhrs ayarlaması, daha az yorulan haliyle daha enerjik doktorlar, maddiyatı düşünmeden işini severek yapan hekimler... O gün süre kısıtlaması nedeniyle soramadığım bazı soruları bugün buradan sorayım;Avm'ye bile bıçakla, silahla girilemezken hastanelere bu suç aletleriyle girilebilmesini, doktorların silahla bıçakla öldürülmesini nasıl oluyor da önleyemiyorsunuz? Avm'lerde olduğu gibi hastanelere de x-ray cihazı konması için daha kaç hekimin katledilmesi gerekiyor? Hastanelerde güvenliğimiz neden kolluk kuvvetleri tarafından sağlanmıyor? Polikliniklerde randevusu olmayan kişiler nasıl oluyor da yaptığımız muayeneyi bölüp kapıdan kafalarını uzatıp işimize engel oluyorlar? Biz bunca yoğunluğumuza, 5 dakikada bir hasta bakmamıza rağmen, sonrasında darba uğrar mıyız çekincesiyle, o kişileri geri çevirmeye korkar hale geldik. Güvenlikler neden var? Neden polikliniklerin girişine ana bir kapı yapılıp bu kişilerle orada güvenlik muhatap olmuyor? Daha sorabileceğimiz  birçok soru var. Fakat görüyoruz ki, aslında sadece suya yazı yazıyoruz. Ve sn. bakanım; aylar öncesinde Sakarya’ya geldiğinizde düzenlenen söyleşide açmıştınız x-ray cihazı konusunu. Getireceğinizi ifade etmiştiniz. Son olaraksa 21 Hazirandaki toplantıda; x-ray cihazlarının bir işe yaramayacağını ama yine de getireceğinizi ifade etmiştiniz. Dün Konya’da x-ray cihazı olmuş olsaydı, o katil o hastaneye silahla giremeyecek ve meslektaşımız da şehit edilmeyecekti. Siz yine her zamanki gibi “yapacağız” diyerek bizlere ümit verdiniz. Fakat önceki bir çok sözünüz gibi bu sözünüzü de icraate geçirmemeniz sebebiyle dün bir meslektaşımız şehit edildi. Meslektaşımızın kanı; sağlık sistemini bu hale getiren, hekimlik mesleğini değersizleştiren tüm yetkililerin elindedir. Artık yeter ! Sizin suyu çıkmış sağlık polikalarınız nedeniyle hekimler her gün sözel/fiziksel şiddete maruz kalıyorlar ve sonuç olarak çalışma ortamlarında öldürüyorlar. Bizler; güvenli bir çalışma ortamı içerisinde çalışmak istiyoruz. Hakkımızı arıyoruz, hakkımızı aramaya kalkınca da “ocu bucu” ilan ediliyoruz! Sağlıkta şiddeti, hekimlerin hastane içerisinde canice katledilmesini önlemek yerine, RTÜK aracılığıyla bunun haber yapılmasını önlemeyi tercih ediyorsunuz. Artık sözün bittiği yerdeyiz !Meslektaşımız Dr. Ekrem Karakaya hocamıza Allah’tan rahmet; camiamıza, meslektaşlarımıza, sağlık çalışanlarına ve gerçekten yüreği sızlayan tüm vatandaşlarımıza başsağlığı diliyoruz. Seni o küçücük, dünyalar tatlısı çocuklarından, eşinden, dostundan, ailenden, bizlerden çekip alan o caniye ve zemini hazırlanan bu şiddet ortamına engel olamadık, umarız bizleri affedersin, hakkını bize helal et Ekrem hocam” dedi.

BİZ TANRI DEĞİLİZ

Sakarya Tabip Odası başkanı Rıfat Karadeniz; "Her geçen gün dün olduğu gibi bir meslektaşımız bizlerden çocuklarından annesinden babasından fedakarca hizmet ettiği milletimizden katilleri koparılmış ben beyaz önlüğü kana bulanarak kara toprağa emanet edilmiştir biz bu ülkenin yetiştirdi fedakar vicdanlı korkusuz hekimleri ve sağlık çalışanları canımızı da hekimlerimizi de bu ülkeye milletimize adamışız ancak unutulmasın ki biz tanrı değiliz sadece bilim geliştirerek öğrenerek milletimizin hizmetini sunmaya çalışıyoruz hayat bahsetmek yine Allah'ın takdirinde de Vefa çok önemli bir kavram her alanda ve meslek grubunda verilen bunu hizmete üzülmeye karşın vefa toplumda unutuluyorsa toplumsal çöküş başlamış demektir" dedi.

07 Tem 2022 - 15:38 - Güncel



Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.