banner28

21 Eylül’de okullar kademeli olarak yüz yüze eğitim verecek. Yani öğrenciler yaklaşık yedi aydan bu yana okula olan özlemlerini giderecekler.  

Milli eğitim Bakanlığı yüz yüze eğitime başlangıcı için bir yazı yayınladı. Benim dikkatimi ilk olarak şu çekti; isteyen veli öğrenciyi göndermeyecek ve devamsızlık sayılmayacak. Ayrıca  velilerden bir kâğıt imzalanması isteniyor. Bu yazıda ‘Çocuğuma bir şey olursa bütün sorumluluk bana ait’ şeklinde bir ifade yer alıyor.  Bundan şunu anlaya biliriz; ‘Benim okullarım eğitime hazır değil çocuklarınızın başına bir şey gelirse sorumlusu sizsiniz’.

Evet, öğrencilerin yüz yüze eğitimi geçmesi çok güzel bir şey. Çünkü online eğitim için Türkiye’nin gerekli alt yapısı yok. Birçok öğrencinin evinde bırakın interneti bilgisayarı bir televizyon bile bulunmaktadır. Öğrenciler kameralarını açmadıkları için öğretmenler ders anlatırken öğrencinin orda olup olamadığını bile bilmiyorlar. Öğrenciler derste online gözüküyor ama bırakıp gidiyorlar, öğretmenler de derse katıldı diye işaretliyor.

Bir öğretmen arkadaşım ile sohbet ederken online eğitimin nasıl gittiğini öğrenciler verim alabiliyorlar mı, derse katılım nasıl diye sordum. Aldığım cevaptan çok üzüldüm ve eğitimin nereye gittiğini, gelecek nesli neler beklediğini düşündüm. Cevabı şöyleydi;  öğrenciler derse online olarak katılmış gibi gözüküyor bizde mecburen öğrenci katıldı diye not alıyoruz ama 20 öğrenciden 5 tanesi aktif olarak dersi dinliyor geri kalanı online olarak açık olarak gözüküyor ama dersin başında değiller.

Okullar açılmalı evet ama nasıl açılmalı gerekli tedbirler alındı mı? Yeterli öğretmen var mı? Öğretmenlere koronavirüs ile ilgili yeterli bilgi verildi mi? bu gibi bir sürü soru var. En Önemlisi ise okulların temizlik görevlisi yeterlimi, temizlik malzemeleri yeterli mi? Temizlik personeli için milli eğitim gerekli bütçeyi ayırmadığı için İş Kur üzerinden eleman ayrılıyordu. Okullar kapalı olduğu için birçok kişi işsiz kaldı o da ayrı bir konu onu başka bir yazı da ele alabiliriz tabi. Gerekli bütçe ayrılmadığı için okullar okul aile birliği, ek kitap almayın dendiği için almak zorunda bırakılan kitaplarla hijyen malzemeleri alınıyor. Peki; neden bütçe yeterli değil diye soracak olursanız herhâlde Diyanet işleri Başkanlığına ayrılan bütçe izin vermediği için eğitim ve diğer bakanlıklara bütçe ayrılamıyor.

Evet okullar açılmalı ama virüsün yayılımını engelleyecek önlemleri katı bir şekilde alarak açılmalı. Yapılması gereken, kaygı nedeniyle okulların kapalı kalması değil, virüsün yayılımını engelleyici önlemlerin katı bir şekilde alınmasıdır. Bunun için öncelikli olarak okulların ihtiyaç duyduğu hijyen malzemeleri ve ek temizlik personeli okullara sağlanmalıdır.

Buna ek olarak, okulların fiziki mesafe kurallarını dikkate alarak sınıf mevcutları kalabalık okulların sosyal mesafeye uygun olarak okul ve sınıf ortamlarını azaltmak için gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Dahası, alınan tüm önlemler konusunda veliler ve öğretmenler ayrıntılı olarak bilgilendirilmeli, velilerin ve öğretmenlerin kaygıları giderilmelidir. Veliler ve öğretmenler uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin önemli bir öğrenme kaybı yaşayacağını ve duygusal olarak olumsuz etkileneceğini belirtmişlerdir. Bundan dolayı gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri alınarak yüz yüze eğitime başlanmalıdır. Eğer okulların kapasitesi yetersiz kalıyorsa kapatılan köy okulları aktif hale getirilerek öğrencileri taşımalı sistemle okullara götürmektir. Ve bu taşımalı sistemden öğrenciden hiç bir ücret alınmamalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6