banner28

Çağımızın hastalığı sosyal medya tutkunluğu olarak bilinirken şu süreçte öğrendik Covid19’un dönemimizin hastalığı olduğunu ve bununla başa çıkabilmenin manevi yolunun ise sosyal medya olduğunu ..

Yaklaşık 8 aydır içinde bulunduğumuz durum nedeniyle, çoğumuzun evlere kapandığı ve en sevdikleri ile görüşemediği maalesef ki hiç alışık olmadığımız hadiseleri yaşamaya mahkûm edildik. Bu virüsten korunabilmemiz için alınacak önlemlerin çok basit olmasına rağmen bu zamana kadar hiç yaşamadığımız bir hayata yönlendirilmeye çalışılmak belki de bu kadar zorladı bizi.. Hep bahsedilen mesafe, maske ve temizlik kuralları ne kadar da uzakmış aslında bize ..

Millet olarak samimiyete, içtenliğe o kadar alışmışız ki birbirimize mesafe koyarak yaşamak ne kadar da zorladı bizi. Sevdiğimizi görüp sarılamamak, bir arada oturup sohbet edememek ne kadar üzdü bizi.. Çözüm basitti aslında sosyal mesafe adı altında biraz ayrı kalmak yetecekti hepimize. Yapılan düğünlere, cemiyetlere, toplantılara hatta dışarıda vakit geçirmeye biraz ara versek her şey ne kadar da kolay olacaktı belki de .. 

Ve yine biz toplum olarak o kadar alışmışız ki özgürlüğe, bize taktırılan maske nasıl da zor geldi bize. Hayatımız Covid19’dan öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrıldı desek yeridir. Covid19’dan önce bir vatandaşımızın maske taktığını görsek hemen üzülür ve hasta olduğunu düşünürdük. Covid19’dan sonra ise maske takmayana kızar hale geldik. Ancak olayın iç yüzüne bakıldığında aslında kurallara pek de riayet etmediğimiz açıkça gözler önüne serildi. Covid19’un ülkemizde ilk görüldüğü zamanları anımsayalım mesela. Ne kadar da korkuyorduk ev dışına çıkmaktan. Hepimiz adeta ev kuşu olmuş hatta tüm hünerlerimizi sergileyip gerek ev temizliği gerekse yemek adı altında yaptığımız ev ekmeklerini, hamur işlerini düşününce aslında ne kadar maharetli olduğumuzu da sergiledik bu vesileyle .. Belki de ihtiyacımız vardı evde kalıp sevdiklerimizle vakit geçirmeye. Öyle ki ilk zamanlarda adından sıkça söz ettiren bir konu vardı sosyal medyada “sen karantinayı kiminle geçirmek istersin”. İlk zamanlarda idrak edemedik belki de tam olarak ve ne kadar süreceği bilinmeyen bu zorlu virüsle baş ederken aileyle mi arkadaşla mı kiminle kalmak bizi daha mutlu eder diye düşündük bir süre. Ancak sonradan fark ettik ki kiminle kalırsak kalalım aslında en büyük yardımcımız sosyal medyaydı .. Öyle ki ilk önce virüs ile ilgili araştırmalarımız başladı, sonrasında evde kaldığımız sürece ne yapabiliriz onu araştırmaya başladık ve evde hünerlerimizi sergilemeye başladık. Böylelikle görmüş olduk Türk milletinin ne kadar marifetli olduğunu kadınından erkeğine..

Bahsetmemiz gereken bir diğer önemli ve gerekli mesele ise temizlik .. Bildiğimiz üzere bize hiç de uzak olmayan bir konu. Zira bizim millet olarak evimizden hiç eksik etmediğimiz ve adeta virüs savar olarak adlandırabileceğimiz iki şey vardır: Kolonya ve Sirke. Evet evet yanlış duymadınız.. Hatta o kadar ki Covid19’un ilk zamanlarında satışlarında patlama yaşanan ve fiyatlarının bir anda değişiklik gösterdiği bu iki ürünün virüs üzerinde ne kadar etkili olduğu defalarca açıklanmıştır. Zaten biz millet olarak aldığımız tüm sebzeleri kullanmadan sirkeli suda bekletmez miydik ya da gelen misafirlerimize hemen kolonya ikram etmez miydik? Tabi ki bunlar bizim doğamızda olan ve aslında hiç de yadırgamadığımız durumlardır. Yine sosyal medya aracılığıyla “virüsten nasıl korunabiliriz ”in yollarını ararken bu alan ile ilgili uzmanların görüşlerini dinleyip ne yiyin için diye söylediler ise yedik, içtik. Öyle ki “sarımsak tam bir antibiyotik deposu” şeklinde bir açıklama duyunca manav tezgâhlarında sarımsak bırakmadığımız gibi market raflarında da temizlik malzemesi ve dezenfektan bırakmadık. Tabi bu durumun olumsuz yönleri de oldu elbette. Mesela sarımsağın kilosu iki katına çıktı, dezenfektan ile kolonya satışı yılın satış rekorunu kırdı, internet kanalıyla yapılan maskelerin stokları bitti gibi bir sürü olumsuz gelişmeler de yaşandı ne yazık ki. Belki de bu durumun en iyi sonucu yeni iş ve istihdam alanlarının ortaya çıkması oldu. Velhasıl kelam virüs sayesinde tüm düzenimiz ve alışveriş serüvenimiz de değişti ama bakıldığında gerek sosyal medyada gerekse evde düzen virüse göre şekillendiğinden biz buna da alıştık haliyle..

Alışmak zorunda kaldık belki de..

Bir de avukat olarak, maske takmama ve bu durum ile ilgili ortaya çıkan ceza boyutu var ki bunu da sonraki yazılarımızda dile getirelim ..

Şimdilik hoş olun hoşça kalın ..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6