banner10

Geçtiğimiz günlerde ulusal bir gazetede bir habere denk geldim. Vanlı Hira Bebek kalıtsal metabolik bir rahatsızlık olan ‘hipofosfatazya’ hastalığından muzdarip. Ailenin durumu 58 bin Euro değerinde ilacı almaya yetmiyor. İlacı da SGK maalesef karşılamıyor.

Hikâye tanıdık geldi değil mi?

Geçtiğimiz süreçte bütün Sakarya şehri Yusuf bebek için bir olup ilaç alması için gereken 400 bin TL parayı toplamıştı. Ardından başlatılan imza kampanyasında ise Yusuf’un ilaç masraflarını Sağlık Bakanlığı’nın karşılaması için 74 bin 438 imza toplandı.

Dile kolay 400 bin TL ve 74 bin 438 kişi. Bazılarımızın hayatında hiç yan yana göremeyeceği bir para ve birçok ilçemizin nüfusundan yüksek kişi sayısı…

Bu süreçte birçok isim elinden geleni yaptı. Hatta bunu yazıyorum diye kızacaklardır da. 

İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın ilaç için kalan meblayı tamamladığını gören ailenin sevincini hiçbir kelime anlatamaz.  Kimseden habersiz reklamsız sağ elin verdiğini sol el görmeyecek felsefesi ile çok güzel bir hayır gerçekleştirdi. Belki de aile sevinçten bunu sosyal medyada paylaşmasa kimsenin haberi olmayacaktı.

Yine İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan, MHP İl Başkanı Ahmet Ziya Akar, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu. Bu isimler, reklam gözetmeksizin ailenin dertleri ile ilgilendiler. Gerek Ankara teması olsun gerek anlık konular olsun uğraş verdiler. Bunlar sadece benim bildiklerim tabi ki…

Gel gelelim minik Hira’ya…

Hikâyesi Yusuf ile aynı. Fakat problemin çözüme ulaşma şekli bambaşka.

Hira’nın ailesine ulaşan bir avukat SGK’ya dava açmaları gerektiğini ve kendilerinden hiçbir ücret talep etmediğini söyledi. Aile bu işe ilk başta biraz soğuk baksa da avukatın teklifini kabul etti.

Sonrasında ne mi oldu?

Haberde aynen böyle yazıyor;

“Anayasa Mahkemesi, başvuruya ilişkin verdiği ara kararda, hastalığı tedavi yöntemlerine ilişkin ilgili kurum ve hastaneden belge, rapor ile yazışmaları talep etti. Gönderilen bilgi ve belgeleri inceleyen Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bebeğinin "yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik" ciddi tehlikenin ortadan kaldırılması konusunda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gerekli tedbirlerin alınmasına hükmetti”

Ve karar açıklamasında da kesin hüküm verilerek, “Bahse konu ilacın bebeğin ölümcül hastalığının tedavisindeki önemi ve aciliyeti gözetildiğinde tedaviye derhal başlanması gerektiği değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verilmiş.

Minik Yusuf yoğun bakımdan çıktığı zaman bu ilacı kullanacak, fakat yüksek ihtimalle ilacı tekrar kullanması gerekiyor.

Bu emsal kararla birlikte 400 bin TL’lik başka bir yardım kampanyasını başlatmak gerekiyor mu?

Sanmam.

Artık buradan sonra görev şehrimizin avukatları ve hukuk insanlarında. Sakarya Barosu’nda bu işe gönüllü avukat olacak birçok avukatın olacağını tahmin etmekteyim. Sakarya Barosu üzerine düşeni yapacaktır.

Belki…

Belki bir ihtimal de iş baroya kalmaz.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekilimiz Ali İhsan Yavuz’un kendisi de bir hukukçu. Bu süreçte Ankara’da birkaç temasta bulunduğunu da biliyorum. Kim bilir? Belki bu emsal kararla birlikte mahkemeye gerek kalmadan Sağlık Bakanlığı bu işe el atar. Sayın Yavuz’un bu emsal kararla birlikte elinin güçlendiğine ve bu işi çözecek hakimiyetinin Ankara’da olduğuna canı gönülden inanıyorum.

Bekleyip görelim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6