1934 yılında Ayasofya, Atatürk'ün direktifi üzerine Bakanlar Kurulu'nda alınan kararla ibadete kapatılıp müzeye çevrildi. Sonunda istediklerini elde edip Ayasofya’yı ibadete resmen açtılar. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ise Ayasofya’nın ibadete açıldığı gün Cuma hutbesi okudu. Hutbede Erbaş; “Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar. Vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” ifadelerinde bulundu. O gün ‘kutsal’ gün olarak sayılan gün; Atatürk’e lanet okundu. İsim vermeden, inceden ama bir o kadar da açık bir şekilde işittik laneti. Evet, Türkiye Cumhuriyeti’nin, bu toprakların kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okundu. Mehmetçiklerle bu topraklar için kan döken Atatürk’e nedir bu düşmanlık?

Bu düşmanlığın sebebi inkılapları mıdır? Yoksa ilkeleri mi? Şuan da dünyanın kabul ettiği en gelişmiş ülkelerden bile önce hak tanındı Türkiye’ye. Nasıl mı? Atatürk’ün inkılapları sayesinde. Yok arkadaş, topraklarımıza nefes katan Mustafa Kemal Atatürk’ün anılarını, icraatlarını gömmeye ant içmişler. Bunun başka bir açıklaması varsa, buyurun. Ben artık bu durumların ‘olumlu’ tarafından bakamayacağım. Bakabilen varsa da helal olsun, büyük başarı. Hoş, olumlu tarafının da olduğunu düşünmüyorum. At gözlüklerine bürümüş gözleri bu insanların. Bilerek mi yoksa kasten midir orası hala bilinmez. Bana bazen ‘çok sert konuşuyorsun’ diyorlar. Onca lafları sindiremediğimden bu öfkem, sinirim. Ama ben yine de saygı çerçevesinde konuşmaya özen gösteriyorum. Bazılarının aksine.

‘Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil’ diyen bir Diyanet İşleri Başkanımız var bu ülkede. Her konuda fetva yayınlayan Erbaş, keşke çocuk tecavüzlerine de bir ‘fetva’ yayınlasaydı. Kurum ve kuruluşlarla hepimizin iğrendiği olaylar yaşandı. Eminim, hangi olaylardan bahsettiğimi de anlamışsınızdır. Tabi bunlar sadece buzdağının görünen kısmı. Daha niceleri oluyordur da biz bilmiyoruzdur. Halktan Erbaş’a bir tavsiye var; Türkiye’nin kurucusu, şuanda özgür bir birey olmanı sağlayan Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okuyacağına, kendisini pek dinleyen şahıslara karşı toplum yararına olan bir fetva verse de belki gerçekten bir faydası olur.

Tabi tepkiler büyüdü de büyüdü. Kendisini savunmak için açıklamada da bulundu ama bu burada bitmez. Bitmez diyorum çünkü yaptıkları, söyledikleri şeyler maalesef bunların sonunu bir türlü getirmiyor. Biz değil, onlar bitirmiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6