SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Osman Karatas

TOPLUMDAKİ CİNNET HALİ…

TOPLUMDAKİ CİNNET HALİ…
Bu haber 02 Eylül 2019 - 15:46 'de eklendi ve kez görüntülendi.

’Uzlaşıdan uzak toplumlar, kaynayan kazan gibi fokurdamaya mahkumdur’’

Maalesef her gün, kadına şiddet, çocuğa taciz, koca koca adamların bir birini katlettiği haberleri duymayalım.

Trafikte ki sürücülerin ciddi bir kısmı, her an karşıdaki sürücülere saldırma modunda,

Somurtan yüzler, tahammülün hiç olmadığı, karşılıklı saygının, maalesef yerini kabalığa bıraktığı günler yaşamaktayız.

Gün geçmiyor ki, öznesi öfke olan bir kriminal haber düşmesin haber bültenlerine, gazete sayfalarına…

Son bir yıl içinde sadece belediye otobüslerinde yaşananları alt alta dizseniz, topluca delirdiğimize hükmedersiniz. İnsanlar incir çekirdeğini bile doldurmayan nedenler yüzünden birbirlerinin boğazına sarılıyor.

Maalesef bir birini öldürüyor!..

***

İnsan toplumsal bir varlıktır. İnsan toplumsal ilişkiler ağı içinde doğar, yaşar ve ölür. İnsanların başkalarıyla kurdukları iletişim onların ruh sağlığı üzerinde çok etkili olduğunu biliyoruz.

Günlük yaşamda çeşitli durumlarla karşılaşılır. Bu durumlar karşısında çeşitli tepkiler verirler.

Öfke, kişinin haz alma duygusunu engelleyen her türlü durum, olay ya da kişiye karşı geliştirdiği bir duygudur.

Öfkeyi kontrol etmenin amacı, insanın bu duygusunun saldırgan davranışlara dönüştürmeden, kendisine ve çevresine zarar vermeden doğru olarak ifade etme becerisini kazanabilmesidir.

 

İstediğine ulaşamama, engellenme, beklentilerinin karşılanmaması, hayal kırıklıkları, yetersizlik duygusu, acizlik, korku, endişe, yalnızlık, itilmişlik, bir takım haksızlıklara veya saygısızlıklara maruz kalma, doğru anlaşılamadığını hissetme vs durumlar öfkeyi ortaya çıkaran duygulardır.

Öfke Kontrol Bozukluğunun Sebepleri?

Öfke kontrol ön beyin bölgesinin bir işlevidir. Öfke kontrol bozukluğu yaşayan bireylerde ’’serotonin’’ hormonunun çalışmasında sıkıntı olduğu bilinmektedir.

Öfke ve saldırganlığın nedenleri ile ilgili yapılan araştırmalar incelendiğinde bazı psikolojik sorunların, kişilik bozukluklarının ve genetik faktörlerin önemli derecede etkin olduğu saptanmıştır.

İnsanlarda öfke kontrolü çocukluk çağında başlar.

Kötü yaşanmış çocukluk dönemleri, yanlış tutumlar, sosyal destek yokluğu, çocuklukta istismara uğramış olma, özellikle cinsel istismarın olduğu kişilerde, babanın güç ve kararlarda baskın olması, anne ya da babanın şiddete baş vurmaları ve dövülen çocuklar, saldırganlığı bir sorun çözme yöntemi olarak benimser.

İyi güzelde, bu belirlemelerden sonra asıl soru şu mu olmalıdır?

Ülke insanları olarak biz ne ara bu denli psikolojisi bozuk bir toplum haline geldik?

Biliyoruz ki, yaşadığımız coğrafya, asırlardır kanla yoğrulmuş bir coğrafyadır.

Tüm gelişmiş ülkelerin gözü üzerimizde, yurt edindiğimiz bu topraklar çok önem arz etmektedir.

Hal böyle olunca;

Bugün ortaya çıkan davranış bozukluklarımızın önemli bir kısmının, 1999 depreminin yarattığı artçı travmalarla ilgili olduğuna inananlardanım.

Son derece ‘travmatik’ bir coğrafya üzerinde yaşıyoruz. 35 yıldır devam eden asimetrik bir savaşın içindeyiz.

Bu ülke neredeyse 10 yılda bir darbeyle, muhtırayla karşı karşıya kalıyor.

Jeopolitik açıdan emperyalist güçlerin sürekli hedefinde olmak, psikolojimizi olumsuz yönde etkiliyor.

Siyaset, tamamen ‘gerginlik’ ve ‘karalama’ üzerine inşa edilmiş durumda.

Siyasetin zirvesindekiler, gerilimden oy sağmayı önemli bir meziyet haline getirdiler. Ancak bunun topluma olumsuz yansımalarından habersiz görünüyorlar.

Hepimiz yarış atı gibi yetişiyoruz. Okul sıralarından başlayan ’’sınavların’’ sonu gelmiyor.

Orta direğin ortadan kalkması, zenginler ile fakirler arasındaki makasın giderek açılması da önemli bir gerginlik kaynağı.

Şiddet, kavga ve karalama, yıllardır en önemli reyting oltası olarak ekrana sallandırılıyor.

Dizi filimler, işlenen konular, insanların çok rahat bir şekilde bir birini öldürebilir olmaları.

Aile yapımızı altüst eden diziler, aile kavramının içinin boşaltılıp fütursuz yaşamanın normalleştirilmesi ve özenti!..

Sosyal medya ilk başlarda insanların sosyalleşmesini sağlayan bir mecraydı.

Kontrolsüz ve denetimsiz olan sosyal medyanın zamanla fosseptik çukuruna dönüşmesi ve oradan çıkan olumsuzlukların bedenimizi esir alması.

Maalesef, öfkeli, hoşgörüsüz, tahammülsüz, şiddet eğilimli insanlar olmamıza yol açtığına inandığım, tespitlerim.

Peki ya çözüm önerileri;

İlkokuldan başlamak üzere okullarda, öfke kontrolü ve tartışma adabı dersi müfredata dahil edilsin.

Ahlak ve Kültür dersleri tekrar bu isimle verilmeye başlansın.

Ülkenin önde gelen ruh bilimcileri, sosyologları, akil insanları ve kanaat önderlerinin katılacağı bir şura toplansın.

Nasıl bu hale geldiğimizin nedenlerine inilsin. Toplumu rehabilite edecek, içine düştüğü bu bunalımlı halden kurtaracak önlemler alınsın ve hayata geçirilsin.

Bu gün toplum olarak, şiddet hissine kapıldığımızda sadece 6 saniye sabırlı olmayı kendimize öğretebilirsek inanın tasvip etmediğimiz olumsuzlukların ortadan kalktığını, gerek bile kalmadığını hep beraber müşade edeceğiz.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımıza, Milli Eğitim Bakanımıza, Spordan Sorumlu Bakanımıza buradan özel ricamızdır, lütfen bir araya gelip ’’ acil aileyi kurtarma eylem planı’’ oluşturup işlevsel hale getirmelisiniz.

Aksi taktirde yakın gelecekte ortada ne aile nede ahlak dersi verecek olduğunuz insanlar olmayacaktır.

Selam ve Dua İle

Ne Zaman İnsan Oluruz

’’Müslümanca yaşamanın zorunluluk olduğunu anladığımızda’’

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA