banner10

   Hiç kimse tozpembe tablo çizmesin, hayal tacirliği de yapmasın.

   Ülkemizdeki dar ve sabit gelirliler ciddi manada ekonomik sıkıntı yaşıyor.

   Hele hele asgari ücretle çalışanların durumu hiç de iç acıcı değil.

   Keza emekliler de öyle.

   Çarşı pazar ateş pahası, temel gıda fiyatları aldı başını gidiyor. Doğalgaz ve elektrik parası neredeyse ele geçen maaşın yarısına denk geliyor.

   Çoluk çocuğun ihtiyaçları falan derken maaşlar bir çırpıda eriyip gidiyor.

   Birçok dar ve sabit gelirli dişinden tırnağından artırmaya çalışsa da ayın sonunu bırakın, ayın ortasını bile getiremiyor.

***

   Geçen gün bir gazetede okudum.

   Asgari ücretli ve emeklilerin hislerine tercüman olur diye de sizlerle paylaşmak istedim.

   İşçi Haklarını Koruma Derneği Başkanı İsmail Doru bir hesap yapmış.

   Şöyle diyor.

   “Diyanet fitre miktarını 23 lira belirledi. 4 kişilik bir aile için günlük 92 lira, aylık da 2 bin 760 liraya gelir. Buna karşın asgari ücret 2 bin 324 lira. Yani, asgari ücret, Diyanet’in fitre hesabının altında kaldı.”

   Doğru açıklamasının devamında; “Hayat şartları ve geçim ortada. İyileştirme gerekiyor ama yeniden yükseltilemeyeceğine göre asgari ücret vergi dışı olmalı. Başka yolu yok.” diyor…

   Doru emeklilerin durumuna da dikkat çekmiş ve emekliler içinde bir öneride bulunmuş…

   “13 milyon emekliden 8 milyonunun aldığı emekli maaşının asgari ücretin altında, 1 milyon 100 bin kişi de bin liranın altında emekli maaşı alıyor. Emeklilik maaşı bağlanma oranında asgari ücret taban olsun, bu haksızlık düzelsin.”

***

   Sormak isterim.

   Doru’nun asgari ücret ve emekli maaşların düzenlenmesine ilişkin önerilerinde anormal bir durum var mı?...

   Öneri son derece makul…

   Gereği yapılır mı orasını bilemem.

   Öneriyi destekliyorum.

   Maliyeti ne olursa olsun, insanca bir yaşam sürme hakkı olan asgari ücretlilerin maaşı vergiden muaf tutulmalı, aynı şekilde emeklilerin maaşı da asgari ücret baz alınarak yeniden düzenlenmeli…

   Yani, asgari ücret ve en düşük emekli maaşı 2 bin 760 TL olmalı ki; bu kesim ekonomik anlamda biraz daha rahat nefes alabilsinler…  

***

   Malum, havalar soğuk.

   Sözünü ettiğimiz asgari ücretli ve emekli ısınabilmek için ne yapıyor?..

   Biliyoruz ki, boş odanın kalorifer peteğini kapatıyor tek odada ısınmaya çalışıyor.

   Durumu izah etmek için daha fazlasını yazmaya gerek var mı?..

   Bence yok.

   Sözün bittiği yerdeyiz…

Sorumlusunuz!...

   Birçok kez yazdım.

   Çözüm olmaz ise belli aralıklarla yazmaya devam edeceğim.

   Bakın, bu şehir deprem faylarının üzerinde duruyor.

   Ve 20 ila 30 yıl aralığında büyük bir deprem felaketi yaşıyoruz.

   Kaldı ki, deprem son aylarda adeta etrafımızda dolaşıyor.

   17 Ağustos 1999’da depremin ne kadar yıkıcı olduğunu ve ne kadar acı verdiğini bizler canlı canlı yaşadık.

   “Allah bir daha göstermesin” diyoruruz ama deprem bu şehrin üstü örtülemez, gizlenemez bir gerçeği olduğunu da biliyoruz… 

   O halde;

   Olası bir depremde Sakarya’da 17 Ağustos depremini görmüş fakat ayakta kalmış çok katlı binalarda yaşayanların sorumluluğunu kimler taşıyacak?..

   Söyleyeyim…

   Tabi ki ülkeyi ve şehri yöneten siyasetin ve bürokrasinin içinde yer alan aktörler ödeyecek…

   Bu vebal taşınmaz…

   Bakın İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Murat Bayrak ile İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Hüsnü Gürsel bu binalara dikkat çekiyor, kentsel dönüşümden söz ediyor…

   Siz siz olun, kulaklarınızı açın bir ve uyarıları dinleyin…

   Allah göstermesin ama olası bir depremde çok katlı binalarda yaşanacakların sorumlusu sizler olacaksınız…

  

   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6