SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
DEVRİM ERSÖZ

Siyah kuğu

Siyah kuğu
Bu haber 10 Ağustos 2019 - 10:26 'de eklendi ve kez görüntülendi.

1697 yılında Avustralya’da ilk siyah kuğu keşfedilene kadar insanlar dünyada sadece beyaz renkli kuğuların yaşadığına inanmışlardır. Bu olay çoğu zaman gerçek olduğunu düşündüğümüz kavramların bezen yeniden sorgulanması konusunda düşünsel bir esnekliğine ulaşma gerekliliğini hatırlatır.

6 Mayıs 1954 Roger Bannister için önemli bir tarihti. Belki de ismini ilk defa duyduğunuz bu kişi 1 millik mesafeyi (1,609 metre) dört dakikadan daha kısa bir sürede koşmayı başaran ilk insandır. Roger Bannister’in İsveçli Gunder Hägg’in elinde tuttuğu dünya rekorunu (4 dakika 1,3 saniye) kırması, bir milin 4 dakikanın altında koşulamayacağı yolundaki genel inancın yarattığı psikolojik engele meydan okumasının sonucudur. Bannister’in bu hıza, bilimsel çalışma yöntemleri yardımının yanı sıra koşu mekaniği üzerinde araştırma yaparak ulaştığı söylenir. İşin ilginç yanı Bannister’in bu rekorundan sadece altı hafta sonra Avustralyalı atlet John Lundy bu rekoru egale etmiş ve bunu izleyen dokuz yıl içinde yaklaşık 200 kişi aynı başarıyı gösterebilmiştir.

Bir insanın 1 mili dört dakikanın altında bir sürede koşamayacağına yönelik düşünce sınırlayıcı bir inançtır. Hayatta pek çok konuda sınırlayıcı inançlara sahibizdir. Sınırlayıcı inançlar gözlemlerimiz ve deneyimlerimiz sonu oluşur. Diğer taraftan deneyimlerin tek başına bir anlam ifade etmediğini söyleyebiliriz. Hayatta edindiğimiz deneyimlere, değerlerimiz, varsayımlarımız, hoşlandığımız ve hoşlanmadığımız şeyler doğrultusunda anlam yükleriz. Anlamı değiştirmemiz durumunda buna bağlı olan tepki ve davranışımız da değişecektir.

Anlamı değiştirmenin en kolay yolu konulara farklı bir şekilde bakmaktır. Bu kavrama “yeniden çerçeveleme” denir.

Düşüncede ve düşüncemizin çıktısı olan dil ile yazıda yeniden çerçeveleme yapmak algılarımızı değiştirerek onayları yeniden anlamlandırmamıza yardım edebilir. Böylece yaşayacağımız deneyim de farklılaşacaktır.

Örneğin çok detaycı olan bir arkadaşınızı eleştirmek yerine onun mükemmeliyetçi olduğunu düşünmeniz, bu durumu yeniden çerçeveye alarak algıladığınız bağlamı daha değerli hale getirebilir.

Günlük olarak karşılaştığımız olaylar ve durumları da olumlu bir yeniden çerçevelemeyle kendimiz için daha pozitif bir hale getirebiliriz. Geçici bir elektrik kesintisinde sinirlenip elektrik kurumuna kızmak yerine bu karanlık anı ailenizle sıcak bir sohbet etmek için bir fırsat olarak değerlendirmek yeni ve olumlu bir çerçevelemedir.

Bu kapsamda her olayı Polyanna gibi olumlamak da yanlış olabilir. İyi bir yeniden çerçeveleme, çerçevelemeyi yapan kişiye bir yarar sağlayacak sonucu içinde taşımalıdır.

Yeniden çerçevelemeyi kolayca yapabilmek için kelimelerinizi olumlu ifadeler içerecek şekilde değiştirin.

Bugün hava güzel ama yarın yağmur yağacak/Yarın yağmur yağacak olsa da bugün hava güzel

Çocuklar çok dağınık/Çocukların dağınık olması yaratıcılıklarını gösteriyor olabilir.

Düşünsel anlamda çerçeveleme yapmak için ise zihnimize sorduğumuz soru kalıplarını değiştirmemiz yararlı olabilir.

Örneğin hayatımızı zorlaştıran bazı sıkıntılarımızı ele alalım.

İngilizce öğrenemiyorum, Kilo veremiyorum, Satış yapamıyorum, İnsan ilişkilerinde başarılı olamıyorum

Bu tür problemlerle karşılaştığımızda kendi kendimize sorduğumuz “Neden?” sorusu zihnimizde olumlu bir cevap yaratmaz. Diğer bir deyişle yüklemi değiştirmez. Örneklere bakalım

Neden İngilizce öğrenemiyorum? Neden kilo veremiyorum? Neden satış yapamıyorum?

Dikkat ederseniz soruların uyandırdığı hisler olumsuz olmaya devam ediyor. Bunun yerine soru modelimiz değiştirdiğimizde zihnimiz olumlu bir çözüm önerecektir.

Şimdi “neden?” sorusu yerine “nasıl?” sorusunu koyup cümleleri tekrarlayın.

Nasıl İngilizce öğrenebelirim? Nasıl kilo verebilirim? Nasıl satış yapabilirim?

Peki şimdi zihniniz hangi olumlu cevapları veriyor?

Güzel bir çerçevede pozitif bir yaşam sürmeniz dileğimle.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA