Nicedir insan göremiyorum sokaklarda. Çocuk sesleri yok ve kuşlar çok nadir uğruyorlar pencereme. Ne oluyor anlamıyorum bu ara fazlasıyla melankoliğim. Rüyalarıma giren ve Delice özlediğim biri var. Günler geçerken zaman hızlı akmıyor sanki. Akrep yelkovanı kovalamıyor. Ağır ağır ilerliyoruz. Her akşam sıradan geçiyor. Ben masamın başına oturdum sohbet ediyorum kendimle. Kalemimi bırakamıyorum. Kağıda dökülüyor sözcükler, ben sakinleşiyorum.

Nasılsınız?

Ben nasıl olduğumu bilmiyorum. Bir yanım fazla suskun bir yanım ise delirmek üzere. Hava almak için camdan dışarıya uzattım başımı ve derin bir oh! Çektim. Kilitli bir sandıkta hapsolmuş gibi hızlı hızlı nefes almaya başladım.

Nereye gidiyoruz böyle? Biz ne için yaşıyoruz?

Mutlu olmak için... Mutlu edebilmek için...

Peki ya bu onca insanın kahrını neden çekiyor insanlar? Küçücük şeylerle neden üzüyorlar, neden kırıyorlar olur olmaz şeylere kalplerimizi?

Sanırım.. Yenileşmek yaramadı bize. Biz eski zamanların hasretini çeker olduk.

Samimi dostlukların, evlerde ki hoş, sıcak sohbetlerin ve küçük şeylere dahi değer vermenin özlemini yaşar olduk.

Birbirinin arkasından konuşan, ölüme kadar sürükleyen dert sahibi yapan insanlar olmayalım.

Naçizane, SIRADAN bir akşam da içimi döktüm sizlere,

Yaşam bu kadar kısayken sizden ricam; tadını çıkaralım.

Mutlu olalım...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6