“Şehir, bir terbiyenin ve zevkin etrafında teşekkül eden müşterek bir hayat” olarak ifade eden Ahmet Hamdi Tampınar’a saygıyla.

Peki, nedir bu şehir kültürü?

Şehrin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal hareketliliklerin temelini kültür oluşturur. Nasıl fertler birbirinden farklı özellikleri ile var oluyorsa şehirlerin de nüanslarla da olsa kendilerini farklı kılan unsurları, kendine has özelliklerini yansıttığı bir kavram olarak ifade edebiliriz.

O şehrin insanlarının ortaya çıkardıkları, geliştirdikleri ve kendilerine has bir özellik kıldıkları her şey o şehrin kültürünü oluşturur.

Bir şehrin kimliğini oluşturan asıl anlardır. Bundan dolayı her şehrin kendine özgü bir şahsiyeti vardır.

Şehrin hikayecileri, şairleri, çizer ve düşünürleri!..

Bu şahsiyetin oturması bilinç ile mümkündür. Ki bu bilinç üreten, besleyen bir ana damardır.

Bu damarın gelişmesinde şehrin kurumlarının önemli bir katkısı vardır. Nitekim bu kültür kurumlar vasıtası ile yaygınlaşır, hafıza oluşturur.

Onun için şehre dair ifadeler hep bu temalara vurgu içerir.

Adapazarı, bu gün işte tamda böylesine kadim bir şehirden, şehrimden ve güzel şeylerden bahsetmek istiyorum.

Cumhuriyet ‘in ilk yıllarından bu güne göç alıp, göçler sonrası bir araya gelen halkları aynı potada eritip kendine benzeten şehir .

Yani hangi ırktan olursanız olun, biraz keşkek, biraz dartı, biraz cevizli ekmek, biraz tarhana, biraz Boşnak böreği, biraz pırasa seven olur birde olmayınca ararsınız!..

Sanat alanımda ki yetiştirdiği onca değerli insan, ürettikleri eser ve yeni dönemle bu değerleri açığa çıkarma gayretinde olan yöneticiler.

Geçtiğimiz Cuma gecesi Şehrimin önemli yazarlarımdan sevgili Cihat Zafer’in son kitabının imza gününe katıldım.

Söyleşi ve imza günü, Adapazarı’nın çiçeği burnunda ki yeni belediye başkanı sayın Mutlu Işıksu’nun riyasetinde ve Adapazarı Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirildi .

Ucundan kıyısından yazan çizen olarak inanın çok duygulandım. Elbette her şehrin bir hikayesi ve hafızası vardır, anladım ki benim şehrim ve yeni başkanları bu hikayelere ve sanatçısına, yazarına sahip çıkmaya azami gayreti sarf edecekler, gururlandım, ümitlendim.

Biliyoruz ki, şehirlerin taşıdıkları kimlikleri ve o kimliklerin birer ruhu vardır. Bu ruhu şehrin kültürü ayakta tutar, geliştirir.

Nasıl ki bir örnek, kötü şehirleşmeden bahsedebiliyorsak aynı şekilde bir örnek şehir kültüründen bahsedebiliriz.

Bunda en büyük pay sahibi olarak birbirini tekrarlayan şehir yöneticilerinin ortaya koydukları kültür politikaları ve politikaların sonucu ortaya çıkan kültür etkinlikleri, kültür merkezlerinin ve bu merkezlerde program icra edenlerdir.

Sayın Cihat Zaferin son kitabını bir solukta okudum.

Özetten bahsetmem gerekirse , “çarşılar, trenler, hatıralar” isimli eser tek kelimeyle ahde vefa olarak tanımlanabilecek bir eser olmuş.

Zaten sayın Zafer’den de bu beklenirdi. Çeşitli hikâyelerin zamanla eşleşmesi, aynılaşmasını ve iz düşümünü okumak hissetmek keyif vermiş, aynı zamanda aidiyet bilincine katkı sağlaması da çabası.

Sözcüklere ruh ekleyip, bizleri uzaklara getiren tarzı, Fahri Tuna’nın dediği gibi,

’’ Cihat Zafer kelamı ve kalemiyle tek kişilik bir ordudur.

Cihat Zafer, tek kişilik bir iktidar, Hatta tek kişilik bir devlet.’’

Çok mesudum, 15 Temmuz hain kalkışma sonrası kent meydanında samimi olmuştuk.

30 gün boyunca geceleri çok anı çoğalttık, istifade ettik.

Ah o geceler, zalime dik duruş geceleri, bin ruhun tek ruh olduğu gizemli geceler.

Haine yek ruh olduğu onurlu geceler!..

Oğlum Muhammed Efdal’im, kah anasının kucağında, kah bebek arabasında, kah aynı yaşıt çocuğu olan Cihat Zaferin ilgisine mazhar olduğu anılar.

Sanırım en belirgin ortak yanımız, aynı yaşta çocuklarımızın oluşuydu sayın Zafer’le .

O gün bu gündür hangi konuda arasam bir çözüm üretir, elinden geleni katmaya çalışır.

Hissiyatım odur ki,

Dostuna dost, düşmanına iyi bir kelam şördür, sayın Zafer.

İyi ki tanıdım seni,

’’Şehrimin uzun boylu delikanlısı’’.

İçimde yeniden umutlar yeşerdi sanata dair, edebiyata dair.

Yıllar sonra ilk kez belediye binasını bu denli evimiz gibi hissettim. Şehrinin yazarına çizerine, edebiyatçısına kucak açan bir mekana dönüşmesi,

biz hep birlikte Adabaazar’lıyız diyen anlayışı tebrik ediyorum.

Teşekkürler Cihat Zafer, teşekkürler belediye evimizi bize açan, Sayın Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu.

Teşekkürler Bşk.Yrd.Fatih Çelikel ve muhteşem organizasyon erleri.

İnanın, böyle devam ettiğiniz sürece sırtınız yere gelmeyecektir!..

Yaşasın edebiyat, yaşasın kültür, yaşasın rahmani bakış.

Selam ve Dua İle

Ne Zaman İnsan Oluruz

’’sanata, sanatçıya, kültüre ve ortak yaşam bilincine değer verdiğimizde’’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6