“Charles Spenser’i tanır mısınız? Daha çok bilinen adını yazsam kesin tanırsınız: Charlie Chaplin!

Kendisinden 85 yıl sonra aynı gün doğduğum için Chaplin’e ayrı bir sempati duyarım. Chaplin’in Albert Einstein’e söylediği ‘Beni anladıkları için, seni anlamadıkları için alkışlıyorlar’ sözü beni çok düşündürür.

Anlaşılır olmak iletişimin en önemli kısmıdır. Chaplin, neden sessiz filmler yaptığına ilişkin sorulara da ‘Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak; ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya İngiltere’den ibaret değil’ şeklinde cevap vermiştir.

İletişim kurarken sözlerimiz ve ses tonumuzdan daha etkili olan beden dilimizdir. Prof. Dr. Albert Mahrebian tarafından 1967’de Amerika’da yapılan bir araştırma, iletişimde beden dilinin önemini ortaya koyar. Araştırmaya göre, karşımızdaki insanlarla ilgili yargılarımızın yüzde 7’si sözcükler, yüzde 38’i söyleyiş tarzı, yüzde 55’i de beden dili ile oluşur.

İnsan ilişkileri başta olmak üzere özellikle de iş dünyasında, satıştan insan kaynaklarına, iş görüşmelerinden, halkla ilişkilere beden dilinin önemi giderek artıyor. Çünkü beden dilimiz heyecanımızı ve samimi duygularımızı yansıtan en önemli göstergedir.

Söz ve davranışlarımız başkalarının bize karşı olan tutumunu belirlerken, bizim davranışlarımızı etkileyen faktörler arasında yetişme tarzımız ve anılarımızın da büyük yeri vardır.

İngiliz sinema efsanesi Chaplin’in anne ve babası da kendisi gibi oyuncuydu. Çok erken yaşta sahne tozu yutan Chaplin’in çocukluğu yetimhanelerde ve yatılı okullarda geçmiş, sonunda oyuncu olarak yaşamayı seçmiştir.

Chaplin’in meşhur karakteri Charlot’nun (Şarlo) 53 numara palyaço ayakkabılarını, küçükken annesinin kendisine büyük gelen ayakkabılarını giymesini hatırlayarak ürettiği rivayet edilir. Charlie Chaplin 1925 yılında yönetip rol aldığı ‘Altına Hücum’ filminde Alaska’da kar fırtınasında bir kulübede mahsur kalınca, arkadaşıyla ayakkabılardan birini pişirip yerler. Bağcıklarından spagetti yapar hatta çivisiyle lades bile tutarlar. Bu sahne için meyan kökünden yenebilir bir ayakkabı yapıp 60’tan fazla çekim yapılır. Sahne sonunda Chaplin şeker komasından hastaneye kaldırılır.

İletişim ve kişisel başarı doğru orantılı

Diğer taraftan iletişim tarzımız kişisel başarımız üzerinde de doğrudan etkilidir. Hayatta aldığımız sonuçların büyük bölümünde sergilediğimiz iletişimin rolü vardır. İletişim tarzımız eşimize dostumuza, astımıza üstümüze, çocuğumuzun gelişimine bile etki eder. Yakın çevremiz ‘aynalama’ dediğimiz doğal yöntemle bizi taklit eder.

Sinema tarihin en önemli dehalarından biri kabul edilen Chaplin de her zaman modellenen ve taklit edilen bir sanatçı olmuştur. Hatta Chaplin bir gün ‘Charlie Chaplin Benzerleri’ adlı bir yarışmaya gizlice katılmış ancak üçüncü olabilmiştir.

Çoğu zaman çok basit olarak algıladığımız iletişim ve beden dili konusunu, beden dilinin ustası Chaplin’in hayatından kesitler vererek anlatmak istedim. Son olarak merak edenler için Şarlo’nun trajik akıbetini de yazayım.

Chaplin’in sağlığı 1960’lardan sonra yavaş yavaş bozuldu. 1977’de tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. 1977’de noel gününde İsviçre’de uykusunda hayatını kaybetti. 1 Mart 1978’de naaşı fidye istenmek üzere kaçırıldı. Hırsızlar yakalandı ve Chaplin’in naaşı 11 hafta sonra Cenevre Gölü’ünde 1,8 metre suyun altından çıkartılıp tekrar mezarına defnedildi.

Keyifli bir Chaplin filminde iletişimin gücünü yeniden keşfetmeniz dileğiyle.

Sağlıkla kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6