SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Hamdi Yuluğ

Sakarya’nın 5 yılını heba etmeyelim!

Sakarya’nın 5 yılını heba etmeyelim!
Bu haber 11 Şubat 2019 - 11:21 'de eklendi ve kez görüntülendi.

24 HAZİRAN’DAN sonra adapte olmaya çalıştığımız yeni sisteme uygun bir yerel seçime doğru gidiyoruz. Partilerin adaylar vitrinde kendisini göstermeye gayret ediyor.
Her biri toplumun hoşuna gidecek birer klasik cümlelerle meydanda dolanmaya başlasa da henüz şöyle elle tutulur projelerle ortaya çıkaranı görmedim.
Bir belediye başkan adayı hali duruşu tavrı ve sosyal yaklaşımı ile kendisini belli edebilmeli. Söylemleri ile değil, eylemleri ile de iddialı olduğunu ortaya koymalı.
Sakarya’yı yönetmeye talip olan bir aday bana göre emekliliğini beklememeli. Belediyeyi emeklilik sonrası vakit geçirecek bir yer olarak görmemeli.
Böyle düşünenlere benim diyeceğim tek söz; kusura bakmayın ama bencilsiniz. Bir milyon insanın umudu ve beklentileri üzerinden aday olacaksınız ama bunu emeklilik sonrasına atıyorsunuz.

“Şu şunu yapamadı”nın yerine siz ne yapabilirsiniz?

Sakarya’yı daha iyi bir geleceğe nasıl taşıyabilirsiniz?

Gerek eğitime olan destekleriniz, gerek sosyal ve kültürel projeleriniz, gerekse Sakarya’nın Türkiye ve dünyada olan varlığını nasıl gür bir sesle duyurabilirsiniz.
Ekibiniz sadece sizi alkışlayan şakçılardan mı olacak, yoksa gerçekten bilgi birikim ve tecrübelerini kentin geleceği için harcayacak kararlı ve tecrübeli ehliyetli kişilerden mi kuracaksınız?
Adaylık dönemi çok önemli…
Çünkü bu dönemin belli bir geçmişi var.

Adayın tespitleri olmalı ve bu tespitler hiç kimse tarafından reddedilememeli.

Çözüm getiren projeleri olmalı.

İşsizliğin en aza indirilmesi için projeleri olmalı.

Gençlerin eğitim düzeyini ve sayısını bilmeli.

Yaşlısını bilmeli.

Çalışan kişi sayısını ve bu sayının üzerindeki yükü bilmeli.
‘Hadi ben de adayıyım´ demekle olmaz bu işler. Adayın bir vizyonu olmalı.

İkna edebilmeli.

Lafla değil.

Yerinde tespitler ile sorunlara yaklaşımları ile. Nefsinin öfkesi ile değil, aklı ve mantığı ile tecrübesinin gösterdiği yolda üretken fikirlerle aday olmalı.
Sorunlar karşısında eli belinde bekleyen, sorular karşısında küsüp kaçan olmamalı.

Karlı ve teveccühlerini beklediği toplum karşısında saygıyı hak etmeli. Verdiği umutları iyi takti eden kendisi için ‘Evet bu adayımız bu işi yapar´ dedirtebilmeli.
Yoksa aday olmak önemli değil ki.

Herkes aday olabilir.

Herkesin kendine özgü düşünceleri vardır. Önemli olan bu düşüncelerin, adayı olduğunuz, teveccühünü beklediğiniz nüfusun beklentilerine ne kadar cevap verebileceksiniz. Buna bakmalısınız.
Bu bakımdan adayların vizyonu önemli.

Vizyon derken sadece dış görünüş değil, her yönü ile donanımlı dolu dolu olmalı.
Aday olmuşsun ama, basından gelen bir soru karşısında bile çaresizsin.

Bilgi ve donanımın yok. Böyle bir aday olacağına, adını hiç ortaya atma daha iyi. Zaten bu kadar isen, basit bir soru karşısında bile öyle baka kalıyorsan, senin bu kente olan en iyi hizmetin hiç ortalıkta gözükmemektir.

Hele hele, 5 yaşındaki bir çocuğun bile teknoloji ile iç içe olduğu günümüzde bomboş bir belediye başkan adayı olamazsın.

Buna hakkınız yok!..
Bu şu demektir, es kaza kazandığın zaman kentin 5 yılını heba edeceksin demektir.

Hadi hayırlısı.

Sakarya en iyisine layık olduğu bilinci ile önümüzdeki günlerde yapacağımız aday performans değerlendirmemizde, tüm aday adaylarına başarılar dilerim.

ACI GERÇEK-GÖÇTÜK!

MARMARA depreminde aslında göçen Veli Göçer değil; rantçılar ve ranttan rüşvet alarak köşe dönen, parayı alıp görmezden gelen başta imar daireleri ve belediye başkanları olmak üzere tüm devlet kurumlarıydı.

Ama suçu sadece Veli Göçer’e ve kadere yükledik gitti.
Ders almadık!

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bugün, yani büyük depremden 20 yıl sonra gene aynı şeylerden yakınıyor; “Deniz kumu, kaçak katlar, demir, çimento vs malzemeden çalmalar, rant, rüşvet, sorumsuzluk….” vs.

Merak ediyorum;
İmar barışı ile böylesine çürük kaç kaçak konuta iskan verildi?
Kartal’da çöken bu binada da imar barışı uygulanmışmıydı?

TBMM neden bir araştırma komisyonu kurup; “il bazında 82 vilayette kaç kaçak konut var? İmar barışıyla böylesine çürük binalara iskan verilmişmidir? Kaçak yapılanma konusunda alınması gereken önlemler vb.” konuları niçin araştırmaz?

Türkiye Cumhuriyeti kabile devleti mi?
Denetleyici memur yok mu?

Nasıl oluyor da bir şehir, kasaba veya köy de 3-5-15 binaya verilen imardan 15-20 kat dahi büyük inşaatlar yapılabiliyor?
“Nasıl olur?” diye bana sormayın!
İstanbul’da Esenyurt’a gidin nasıl olmuş görün.
Devlet, Vali, Kaymakam, Belediye başkanları, imar ve iskan müdürleri, meslek odaları, müteahhitler, mimar ve mühendisler, kanaat önderleri, STK’lar, encümenler vs.
Kimse görevini yapmıyor veya rüşvetini alıp susuyor.
Sonra bina göçünce, onlarca can feda olunca ki ölü sayısı 21’e çıktı, suçlu müteahhit oluyor.

Öyle değil beyler;
İnşaatı yapan yüklenici firma, kalfa, usta, işçi, ilgili belediye başkanı, imar ve iskan müdürlüğü, emniyet, meslek odası vs. silsileten hepsini sorumlu tutmak ve cezalandırmak lazım.
Yoksa gerisi maalesef sadece ve sadece günü kurtarmak için yapılan şovlar!
Göçen bina değil!
Uyanın!
Kokuşmuş sistemimiz çöküyor!
Çöken rüşvet çarkının altında kalıp ölüyoruz!

Ülkede acayip işler oluyor!
Arsan varsa müteahhit geliyor “burada imar 6 kat 30 daire çıkar sana 10 daire bana ver” diyor. Veriyorsun!
Müteahhit gidiyor belediye başkanına; “falan arsaya ev yapacağım 30 daire den bana 42 daire izni ver 3 tanede senin olsun” diyor.
Oluyor!
Reisi severiz.
Toz kondurmayız ama icra merci şikayet merci değil.
Şikayeti biz yapacağız.
Cumhurbaşkanımız dahi göçükten şikayetçiyse zaten çökmüşüz de haberimiz yok.

KENDİNİ GÖSTERME DÖNEMİ!

KİMİLERİ, seçim mevsimini ‘’kendini gösterme’’ dönemi olarak algılar.

Evet, seçim bir yönüyle ‘’kendini gösterme’’ dir. Ancak, sadece rütbeli siyasetçilere değil, halka kendini göstermek gerekmektedir..

Seçim mevsiminden önce, kendini parti tabanına kabul ettirememiş kimselerin, seçim döneminden istifade ederek tabir-i amiyane ile ‘’partinin yüksek kademelerine oynaması ‘’ olsa olsa kırsal kurnazlığıdır ki; pratik faydası ‘’sıfır’’ olan bu kurnazlığın seçim sonuçlarına olumlu bir etkisi olması mümkün değildir…

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA