TARIM YOKSA  HAYAT YOK!

Sibel Bulut'un Özel Haberi

“Atatürk, ‘Milli ekonominin temeli ziraat’ demiştir. Biz de milli ekonomi için tarıma, üretime dönelim”

FIRSATA ÇEVİRELİM

Başkan Sarı, “Dünya genelinde bir pandemi olarak karşımıza çıkan Covid-19 hastalığı sadece bizim için değil, bütün dünya için ciddi ekonomik kayıplara sebep olmuştur. Öyle görünüyor ki bu kayıplar bir süre daha devam edecektir. Küreselleşen Dünya’da içerisinde kaybolduğumuz sanayileşmenin aslında doğayı ne kadar kirlettiği ve doğal kaynaklar olmadığında da hiçbir işe yaramadığı belli olmuştur. Tarımsal üretim konusunda kent meydanlarında sıkışmak yerine, kırsal yerleşim yerlerinde gençlerimizin önünü açmalı ve 60 yaş ve üzeri olan kırsal nüfus ortalamamızı 20’li yaşlara indirmeliyiz. Çin ve bazı gelişmiş Avrupa ülkeleri, kominist rejimleri sonrası öncelik olarak tarım ve bilime öncelik vermişlerdir. Gelin bu küresel krizi üretime, bilime ve Ar-Ge’ye yönelerek fırsata çevirelim” ifadelerini kullandı.

HAZIRLIĞI YAPALIM

Sarı, “Dünya genelinde bir pandemi olarak karşımıza çıkan Covit-19 hastalığı ile birlikte 65 yaş üstü vatandaşlarımız korumak için sokağa çıkamıyor. Bizim için değerli olan yaşlılarımız, bizleri besleyen çiftçilerimiz sokağa çıkamazsa aç kalırız. Bu da bize çiftçiliğin bir meslek olduğunu ve çiftçilik yaşını aşağı çekmemiz gerektiğini hatırlattı. Bu pandemi sonrası için hazırlığımızı yapalım. Köylerimizde yaşam alanları oluşturalım. Mini yaşam alanları oluşturalım ve çiftçiliği meslek haline getirelim. Çiftçilik ek gelir değil, meslek olmalıdır” şeklinde konuştu.

BİRÇOK SORUN

Başkan Sarı, “Ülkemizde, toplumumuzun temel ihtiyaçlarını karşılayan, geniş istihdam yaratan, sanayiye hammadde sağlayan, önemli ihracat ürünü yetiştiren ve ülkeye döviz getiren milli ekonomimizin temel sektörlerinin en başında tarım gelmektedir. Bu yönüyle ele alındığında, özellikle gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kalkınmanın hala ana sektörünün tarım olduğu görülmektedir. Türkiye’de kırsaldan kente göç, 1950’li yıllarda sanayi devrimi ile başlamış olup hala devam etmektedir. Son 10 yılda kırsal nüfus yüzde 30.98’den yüzde 25.64’e düşmüştür. Yaşanan göç, tarımsal üretimde çalışacak genç işgücünün azalması, tarımda üretim ve verimin düşmesi, kırsal yoksulluğun artması gibi birçok sorunu da beraberinde getirmektedir” diye belirtti.

GENÇ NÜFUS

“Tarımsal üretim konusunda kent meydanlarında sıkışmak yerine, kırsal yerleşim yerlerinde gençlerimizin önünü açmalı ve 60 yaş ve üzeri olan kırsal nüfus ortalamamızı 20’li yaşlara indirmeliyiz” diye belirten Sarı, “Kırsal nüfusu kaybetmenin önemli bir sorun olduğunu, kent ve kır arasındaki ekonomik ve sosyal farkların bir an önce giderilmesi için özellikle tarımsal projeler geliştirmek ve tarımsal üretim bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye 31.7 yaş ortalamasıyla Avrupa’nın en genç ülkelerinden olmasına karşın, özellikle genç nüfusun kırsaldan kente yönelmesiyle tarımda istihdam edilen genç nüfus azalmış, tarımda istihdam yaş ortalaması 52 yaşına yükselmiştir. Yani genç ülkeyi yaşlılar doyurmaktadır” dedi.

GENÇLERLE YÜKSELECEK

Sarı, “Gençleşmeye olan ihtiyaç; hem tarımsal üretimin, hem de ülkenin ekonomik/sosyal anlamda geleceği için kilit noktada. Gençlerin tarıma olan ilgisinin azalması kırsal nüfusu azaltıyor, üretimi düşürüyor. Nüfusun kentlere yığılması ile işsizlik de büyüyor. Tarımda gençleşme ile bu süreci tersine döndürmek mümkün. Üstelik yeni neslin teknolojik gelişmelere olan hakimiyeti tarımın profilini yükseltip verimi arttıracak bir faktör. Ayrıca deneyimli üreticilerin tecrübelerinin genç üreticilere, dolayısıyla nesilden nesle aktarılması da mümkün olacak.  1935 yılında yüzde 76 düzeyinde olan kırsal nüfus, 1980’de yüzde 56’lara, 2012 yılında ise yüzde 22’ye kadar geriledi. Bugün artık kırsaldaki nüfusun çoğunluğu 55-64 yaş arası kişilerden oluşuyor. Kırsalda istihdam edilenlerin ise yüzde 60’ı tarımla uğraşıyor” şeklinde konuştu.

ADIMLAR GEREKLİ

Başkan Sarı, “Türkiye ülke nüfusu genç, tarım nüfusu yaşlı bir ülke. Tarımda gençleşme için ise yalnızca hibe değil, tarımı bütünüyle cazibe merkezi kılacak adımlar gerekli. Kırsaldaki nüfusun çoğunluğu 55-64 yaş arası kişilerden oluşuyor. Tarımda gençleşme için ise yalnızca hibe değil, cazibe merkezi kılacak adımlar gerekli. Bu nasıl olur 8 – 10 köy bir bu sayı azalıp artabilir bunların ortak merkezine temel ihtiyaç olan Hastanesi, postanesi, sineması, tiyatro salonu, restoranı, küçük alışveriş merkezlerini içinde barındıran ama AVM tarzı değil, oranın yapısına uygun yapılar olmalı ki o insanları şehre inmesine ihtiyacı kalmasın. Bu yaşam köylerindeki cazibe artması için üniversitelerin araştırma merkezleri kurulmalı” diye belirtti.

ŞİRİNLER KÖYÜ ÖRNEĞİ

“Bu sayede bölgeye özgü araştırmalar hayata geçer” diyen Sarı, “Böylelikle şehirlerin yükünü de azaltmış olacağız. Köylerimizde gençlerimiz için yaşam alanları oluşturulmalı. Bu yaşam alanı Şirinler Köyü örneğini verebiliriz. Nedir Şirinler Köyü, eğer genç çiftçimizin sosyal ihtiyaçlarını ve ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek yaşam alanı sağlanır ise gençlerimiz babadan kalma topraklarını işleyerek, bedenen zihnen ve ekonomik olarak daha güçlü olurlar ve daha güçlü nesiller yetiştirirler.  Bu durumda kentten köye göçü sağlar Güvenli gıda zinciri oluşturulmuş olur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘Milli ekonominin temeli ziraat’ demiştir. Biz de milli ekonomi için köyümüze, tarıma üretime dönelim” şeklinde konuştu.

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6