banner10
Öne Çıkanlar Sakarya Büyükşehir Basketbol kazimiye selanik Manavpınarı Mahallesi MESLEK meslek dersleri

ABİDİN AMCANIN HAYAT HİKAYESİ

SİBEL BULUT ÖZEL HABER

SEVE SEVE YAPIYORUM

Uzun, “Ayakkabıcılık mesleğine 1 Haziran 1957’de 12 yaşında çırak olarak başladım. Şu anda 74 yaşındayım. Hala meslekteyim. Bir müddet çıraklık, bir müddet kalfalık, ondan sonra ustalık yaptım. Yaşımız geçti. Şu an tamirat işiyle uğraşıyorum. 1957’den beri sanatımın ekmeğini yiyorum. Bunu Allah herkese nasip etsin. Her şeyden önce severek yapıyorum ben bu işi. Mesleğime hiçbir nefret duymadım bu zamana kadar. Ben çıraklığımdan beri her sabah saat 07.00’de dükkanımı açarım. Yatağımdan kalkıp, işimi yapmaya seve seve geliyorum” dedi.

HAYATIM ÇALIŞMAKLA GEÇTİ

Uzun, “Hayatım devamlı olarak çalışmakla geçti. Bir şey yapıp meydana getirirsen, hangi meslek olursa olsun bir iş meydana geldi mi, önce sen kendi kendine sanatkar olarak gururlanıyorsun. Böyle olunca çok seviniyorum. Bilhassa ben şimdi tamircilik ve ikinci el ayakkabılarım var. Böyle çok gariban biri gelirse, ben ona ikinci el ayakkabılardan giydirip de gönderdiğim zaman büyük mutluluk duyuyorum. O çok güzel bir şey. Ayakkabı mesleğinin her branşını yaptım. İmalatını yaptım, ustalığını yaptım, kalfalığını yaptım, şimdi de tamirciliğini yapıyorum. Hepsinden zevk alıyorum” şeklinde konuştu.

DİKKAT ÇEKİYOR

Uzun, “Bundan 20-30 yıl önce ufak bir sermayeyle yapılan işlerden rahatlıkla ekmek yeniyordu. Bugünkü teknolojiye ayak uyduramadık, tamirciliğe başladık. Bugün her şey makineleşti. Bu mesleğe girip de çalıştın mı senelerce haftada bir kalfa 12 çift ayakkabı yapardı. Bugün 20 çift yapmaya kalksa kalfa zarardadır. Teknolojiye ayak uydurmak şart. Çok büyük bir külfet, masraf istiyor. Ayak uyduramayanlar da piyasadan kayboluyorlar. Bir başkasına işçi oluyorlar. Benim buradaki en büyük şeyim, dükkanım küçük olduğu için talebelerin ve fotoğraf ustalarının dikkatini çok çekiyor” diye belirtti.

‘HAYATI SEVİYORUM’

Uzun, “Burada aşağı-yukarı 15-20 sene önce Teknik Üniversite Televizyonculuk Bölümü öğrencisi bitiriş tezini çekti ve birincilik aldı. Geçtiğimiz yıllarda da Karabük Televizyon ve Radyoculuk Bölümü talebeleri buraya gelip 2 gün belgesel çektiler. Ben onlarla burada ilgilendim. 2 gün neticesinde bitirip, gittiler. Baktım 1 ay sonra bana çektikleri belgeselin CD’sini gönderdiler. Benim burası sempatik göründüğü için dikkat çekiyor. Her şeyden önce hayatı seviyorum. Maddiyat çok önemli bir şey, ama hayatı sevmek daha önemli. Hiçbir vatandaş buradan selamsız geçmez” ifadelerine yer verdi.

KİMSENİN İLGİSİNİ ÇEKMEZ

Uzun, “Benim 2 tane çocuğum var, 2’si de kız. Bu meslek şu anda kimsenin ilgisini çekmez. Çoğu meslekte eleman yetiştirmek isteyen kişi, eskiden bizim zamanımızda sanat öğrenmek için geliyordu ve sanatı öğreniyordu. Önceden babaların ‘Kaç para aylık vereceksin? Yemek parası verecek misin? Yol parası verecek misin?’ diye bir sıkıntısı yoktu. Bugün işçi olarak çocuğunu verecek olan babanın sorduğu soru; ‘Ne kadar aylık vereceksiniz?’ Ama bir çırağın veyahut da bir insanın nasıl yetiştirildiği için para istenmez. Kimse de bir çocuğu alıp yetiştirmeye niyet edemez” şeklinde konuştu.

ÇOK GÜZEL BİR MESLEK

Uzun, “Bugün bir sigorta bedeli çok yüksek. Nasıl karşılayacağız? Ama büyük iş yerleri için bir şey diyemem. Ayakkabıcılık mesleğinde modelini tarif edeceksin her şeyden önce. Şimdi burada bu işi yapacaksan gidişata ayak uydurmak gerekir. Modelini, rengini çok iyi takip etmek gerekir. Bu da külfete dayanıyor. Bunu yapan arkadaşlarımız yok mu? Tabii ki de var.  Burada büyük imalat yapan arkadaşlar var.  Onlar Adapazarı’nı aşmışlar zaten. Benim başka bir gelirim yoktu. 2 çocuğumu da bu meslekle okuttum. Mesleğimiz çok güzel bir meslek. Çalışırsan para kazanırsın” diye belirtti.

ÖZVERİ VE İNCELİK İSTİYOR

Son olarak Uzun, “Bizim zamanımızda 12-13 saat çalışıyorduk. Şimdi çalışan biri 8 saatten fazla çalışmıyor. Yani bir özveri ve incelik istiyor. Bu mesleğin en vazgeçilmez şeyi her gün bu derinin kokusunu, yapıştırıcıların kokusunu almadık mı noksanlık hissederiz. Deri kokusunu duyduğumuz zaman büyük bahtiyarlık duyuyoruz. 63 yıl nasıl geldi, nasıl geçti hiç anlamadım” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6