SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam

OLASI BİR DEPREMİN SONUÇLARI AĞIR OLUR!

OLASI BİR DEPREMİN SONUÇLARI AĞIR OLUR!
Bu haber 16 Ağustos 2019 - 13:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Başkanı Hüsnü Gürpınar’dan kentsel dönüşüm, imar barışı ve güvensiz yapılar uyarısı

İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Hüsnü Gürpınar,  “Eğer yapılması gerekenler yapılmaz ise yenisine yakınlaştığımız deprem felaketinde oluşacak can ve mal kayıplarının şimdiye kadar yaşananları aratacağı bilinmelidir” dedi.

DİKKATE ALINMADI: 17Ağustos 1999 Marmara Depreminin 20. Yıldönümünde ‘Sakarya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Hüsnü Gürpınar bir kez daha uyardı.  Gürpınar, yazılı açıklamasında ülke topraklarının yüzde 93’nün aktif deprem kuşağı üzerinde bulunduğunu ve nüfusun yüzde 66’sının  birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde  deprem riski altında yaşadığını hatırlattı. 17 Ağustos 1999’da olduğu gibi büyük depremlerin bundan sonra da yaşanabileceğine dikkat çeken Gürpınar, en büyük riskin ise şimdiye  kadar hazırlanan raporların ve yapılan uyarların dikkate alınmaması olduğunu belirtti.

UYGULAMA YETERSİZ: Gürpınar, “Ülkemizde deprem konusunda bilinmeyen yoktur, Bilimsel çalışmalar sonrası ortaya çıkan çözüm önerilerinin uygulanmasını İnşaat Mühendisleri Odası olarak ilgililerden talep ediyor ve bekliyoruz. İnşaat Mühendisleri Odası 1999  yılı Gölcük-Sakarya ve Düzce Depremlerinden sonra konu ile ilgili yapılan her girişim içinde yer aldı ve görüşlerini bildirdi. İnşaat Mühendisleri Odasına göre temel sorun, yapı üretim sürecinin ve mesleki uygulamaların niteliksizliği ve denetimsizliğinden kaynaklanıyordu. Maalesef bu konuda ortaya çıkan bu temel noksanlıkların giderilmesi için yeterli yasal düzenlemeler bu güne kadar yapılmamıştır” dedi.

YENİ YIKIMLAR: Ciddi uyarılarda bulunan Başkan Gürpınar, “Merkezi hükümetlerin ve yerel yönetimlerin ilgi ve yetki alanına giren konulardaki duyarsızlığı, önümüzdeki tarihlerde olacak depremlerde, özellikle beklenen ve ilimizi de etkileyecek İstanbul depreminde toplumun önüne yeni yıkımları beklemek dışında başka bir sonuç bırakmamaktadır” ifadelerine yer verdi.

İKİ TEMEL YOL: Ülkemizi, kentlerimizi, yapılarımızı depreme karşı hazırlamanın iki temel yolu bulunduğunu aktaran Hüsnü Gürpınar, “ Birincisi mevcut yapı stokumuzun iyileştirilmesi, güçlendirilmesi, ikincisi ise yapı üretim sürecinin denetlenmesidir. İlki mevcut olumsuzluğu azaltmayı amaçlamakta, ikincisi ise geleceği kazanmakla ilgilidir. Ülkemizde ve ilimizde sağlıklı bir yapı envanteri yoktur. Yapı stokumuzun yüzde 60’nın 20 yaş ve üzeri yapılardan oluştuğu bunların büyük bölümünün ise ruhsatsız olduğu ve mühendislik hizmeti almadan üretildiği bilinmektedir. Bu gerçeklik kentsel dönüşüm gibi kavramları, bunlarla ilgili yasal düzenleme ve uygulamaları gündeme taşımıştır” diye kaydetti.

KEŞMEKEŞE DÖNÜŞTÜ:  2012 tarihinde kabul edilen 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’un yürürlüğe girmesinin olumlu bir adım olduğunu; ancak uygulamada eksik kalındığını vurgulayan Gürpınar, “Yasanın şehirlerin yapı kalitesinin artırılmasına sebep olacak bir fırsata dönüştürülmesini ümit ve arzu ettik. Ancak bu güne kadar yapılan uygulamalarda; Kentsel dönüşüm ile ilgili süreç; tam bir keşmekeş içinde yürütülmektedir… Yapı stokunun onarım ve güçlendirilmesinin yok sayılarak YIK-YAP anlayışı ile hareket edilmesi, sosyal ve kentsel altyapı problemlerini ortaya çıkarmıştır” ifadelerine yer verdi.

İMAR BARIŞI: Başkan Gürpınar, açıklamalarını ve uyarılarını şu sözlerle sürdürdü: “Son dönemlerde yapılan değişikliklerle Meslek odalarının ve mühendislik hizmetlerinin etkisizleştirilmesi, imar barışı gibi uygulamalarla devre dışı bırakılması, deprem tehlikesi ile karşı karşıya olduğumuz gerçeğinin anlaşılmadığının, işin ciddiyetinin kavranmadığının bir göstergesi olarak, sorunları çözmekten uzak uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır.

YAPI GÜVENLİĞİ: Son yapılan mevzuat değişiklikleri Mesleki faaliyette bulunmaya haiz olmayan mühendisler ile sahte mühendislerin çoğalmasına sebep olmuştur. Ayrıca İmar Barışı uygulaması ile yapı güvenliği mal sahiplerinin beyanına bırakılmış olup ileriki tarihlerde meydana gelecek depremlerde felaketlerin, can ve mal kayıplarının önü açılmıştır.  Bu durum denetimsizliğin önünü açmış, depreme dayanıklı, güvenli yapı üretimini engelleyecek sonuçları ortaya çıkarmıştır.”

SONUCU AĞIR OLUR: Açıklamalarının devamında başarılı kentsel dönüşümlerin toplumla uzlaşma ile gerçekleşebileceğini söyleyen Gürpınar, “Kentsel dönüşüm uygulamalarında, birinci önceliğin deprem riski altında bulunan binaların güvenli hale getirilmesi konusunun dikkate alınmasıyla ilgili düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Bu güne kadar her yıl dönümünde aynı benzer çağrıları yaptığımızın farkındayız. Bu durumun bizim eksikliğimiz olmadığını, yapılması gerekenlerin bu güne kadar yapılmadığının bir göstergesi olduğunu belirtmek istiyorum. Eğer yapılması gerekenler yapılmaz ise ; Geçmiş depremden uzaklaştıkça yenisine yakınlaştığımız deprem felaketinde, oluşacak can ve mal kayıplarının şimdiye kadar yaşananları aratacağı bilinmelidir”  şeklinde konuştu.

İHMAL ELEŞTİRİSİ: Gürpınar, “Aradan 20 yıl geçmiş olmasına rağmen; 1999 Depreminden önce yapılan ve yürürlükte bulunan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin  (TBDY) istediği şartları sağlamayan çok katlı binalarımız olası bir depremde can güvenliğimiz için tehlike arz etmektedir. Yöneticilerimiz ve siyasi irade potansiyel tehlike olan binalarımızı depreme hazırlamak adına; Gelecekte yaşanacak depremde sorumluluktan kurtulacaklarına inandıkları için bu güne kadar görevlerini ihmal etmiş ve etmektedir. Oysa hukuk, 1999 Depreminden sonra, hazırlanan İmar planlarının hazırlayıcı ve tasdik edicilerini sorumlu tutarak hesap sormuş olsa idi ceza davaları şahıslara, hukuk davaları da şahıslara ve kurumlara karşı açılabilseydi; Bu günkü ağırdan alma ve ihmal yerini köklü tedbirlere bırakır gelecekte aynı akıbete uğramak istemeyen idareci ve bürokratlar ile siyasi irade herkesten fazla depremi düşünür hale gelirdi” dedi.

ÜÇ İLÇE İÇİN UYARI:  Gürpınar, “Yapı stokumuzun iyileştirilmesi, önümüzdeki yıllarda yaşayacağımız depremlere hazırlıklı olmak adına, bugüne kadar geçen süre içinde, ilimizde ciddi bir çalışma yapılmadığını, yapılan çalışmalarda da deprem riskinin birinci öncelik olarak ele alınmadığını, Erenler – Sapanca ve Hendek ilçelerinde yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarında bu hususu net olarak görmekteyiz. Felaketin önlenmesi tedbirlerle mümkündür. Tedbirlerde sorumlularınca alınır.17 Ağustos 1999 Depreminin yıldönümünde sorumluları tedbir almak ve alınan tedbirleri bir an önce uygulamak adına İnşaat Mühendisleri Odası olarak tekrar göreve çağırıyoruz. İnsanları deprem öldürmez, binalar öldürür, gerçeğinden hareketle; İlimizdeki mevcut yapı stokunun depreme dayanıklı hale getirilmesini istiyoruz. Zira depremlerde insanların uğrayacağı maddi ve manevi zararları azaltmanın tek yolu güvenli yapılar yapmaktır” dedi.

MESLEK YASASI: İnşaat Mühendisliği Meslek Yasasının bir an  evvel çıkarılmasını isteyen Gürpınar, “Türkiye’de üniversiteler İnşaat Mühendisliği öğretimini yeterinden çok daha fazla öğrenciye sunmaya çalışmaktadır. Türkiye’de İnşaat Mühendisliği eğitimi veren üniversitelerin bölümlerinin sadece yüzde 9’u yeterli öğretim üyesine sahiptir. Bu inanılmaz eksiklikler Türkiye’de yetersiz ve yetkin olmayan İnşaat Mühendislerini ortaya çıkartmaktadır…Ayrıca dünyada eşi benzeri olmayan bir müteahhitlik sistemimiz var. Ülkemizde herkes müteahhitlik yapabilmektedir. Müteahhitlik disiplin altına alınmalı, bu anlamda Müteahhitlik Yüklenici Yasası çıkarılmalı, bu yasada İnşaat Müteahhitleri iş gruplarına göre ihtisaslaşmalı ve yapacakları işlerin büyüklüğüne göre sınıflandırılmalı, sahip olmaları gereken asgari eğitim, iş tecrübesi, teknik donanım ve kapasite, Mali Durum-İdari yapı ve Personel Şartları tanımlanmalı, Mühendislik teknik gücüne dayanmadan müteahhitlik yapılması engellenmeli ve müteahhitlik geçici bir organizasyon olmaktan çıkarılmalıdır. Burada bir hususu belirtmekte fayda var” diye ekledi. /Serhat Saruhanoğlu

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA