SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Münir Ali KARA

O yemekten siz de yiyin

O yemekten siz de yiyin
Bu haber 30 Ocak 2018 - 16:21 'de eklendi ve kez görüntülendi.

 

Sakarya yaklaşık iki haftadır sağlık sorunları ile çalkalanıyor. Kimsenin umrunda değil.

Bir firma yemek yapıyor. Yapılan yemekten yüzlerce kişi zehirleniyor ama aynı firma “ya tamam bundan sonra yemeklere et koymayız” diyip hayatına devam ediyor.

Buna da kimse şaşırmıyor.

Yok efendim devlette sistem öyle yürümezmiş. Firmanın ihalesi feshedilirse tazminat ödenirmiş bilmem neymiş!

“Arkadaşım kaç liralık tazminat bir insan hayatı eder” hiç düşündünüz mü?

Ya da hayatınızda hiç zehirlenme geçirdiniz mi?

Siz hiç iki kez ilaç içip intihar girişiminde bulunan kimseyi duydunuz mu? Duymazsınız. Çünkü zehirlenme o kadar kötü bir şeydir ki ölmek için bile olsa tercih edemezsiniz.

Bir pastaneden sütlü tatlı yemiş ve zehirlenmiş biri olarak söylüyorum. Durumu sadece serum yiyerek atlatmış olmama rağmen çektiğimi ben bilirim.

Siz yüzlerce kişinin zehirlenmesinin ne demek olduğunu düşünün.

Firmanın verdiği yemekten zehirlenme meydana geliyor. Henüz zehirlenmenin hangi yemekten olduğu bile belli değil. Firma kendiliğinden “bundan sonra et vermeyiz olur biter” teşhisi koyuyor.

O da muhtemelen kendi tercihi.

Yargı belki de ona “et koy” ya da “koyma” dememiş. Yargı belki de firmaya “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” demiş.

Adamlar kendi kafalarına göre et koymama kararı almışlar.

Daha başka bir ihtimal de var elbette. Firma aslında neyin zehirlediğini biliyor ve bir deney yapmak istemiş. “Belki de zehirlemez” diye düşünüp böyle bir yola gidilmiş…

Sıradan bir esnaf ufacık bir hijyen kuralına uymasa dükkanı kapatılıyor da 300 kişinin zehirlenmesine neden olan firmanın ihalesi bile feshedilmiyor…

Feshetmediniz bari geçici olarak yemek alımını başka firmaya yönlendirin.

Hadi onu da yapmadınız o zaman gidin aynı firmanın yemeklerinden siz de yiyin.

Yiyin ki oradaki masum insanların yaşadıkları heyecanı siz de hissedin.

Elbette bir firmanın ticari sicili ile oynamak bu kadar kolay olmamalı. Ama küçük esnafın dükkanı kolayca kapatılırken büyük firmalara da bu kadar ayrıcalık sağlanmalı…

Ha bir de…

Sizin için çok önemli olmayabilir ama sayıyı bir kez daha okumanızı öneririm.

Yemekten 309 kişi zehirlendi…

 

Tarafı belli etmek önemli

Türkiye Cumhuriyeti Afrin konusunda bir adım attı. Tüm dünyanın gözü önünde kalkışılan harekat elbette ciddi bir adım.

Türkiye içinden bir kanat Afrin operasyonu yapmadı. Operasyonu Türkiye yaptı.

Dünyanın da ülke içindekilerin de bilmesi ve idrak etmesi gereken konu bu.

Bu operasyon hükümetin ya da iki siyasi partinin operasyonu değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin düzenlediği bir operasyon.

Aslında bu bir operasyon bile değil. Bize düzenlenen operasyonu önceden sezip, bize operasyon düzenlenmesini engelleyen bir anti-operasyon.

Hal böyle olunca kalkıp “Biz sokağa çıkalım. Savaşa karşı duralım” demek, bozgunculuk denemesinden öteye gitmez.

Ordu savaşa giderken bozgunculuk yapmaya çalışanların tarih boyunca aldıkları cezalar da bellidir.

Daha önce de defalarca yazdığım gibi operasyon öncesinde her türlü söylemde bulunabilirsiniz. Ama iş eyleme döküldüğünde ya hayır konuşursunuz ya da susarsınız. Konu bu kadar basit…

Hayvanları unutmayalım

Havaların soğuk gittiği günlerde sokak hayvanlarının daha fazla yardıma ihtiyacı var.

Hem yiyecek bulamıyorlar hem de daha fazla enerji harcıyorlar.

Sokaklarda, dükkan önlerine yem koyarsanız sokak hayvanları oraları mesken tutuyor. Yani yiyecek beklentisi oluyor. O hayvanlar her durumda dükkanların önünde dolanıyor ve insanları rahatsız ediyor.

Onun için hayvanların beslenmesi için daha tenha yerler tercih ediliyor. Hem bu sayede sadece sokak hayvanları değil yiyecek bulmakta güçlük çeken yabani hayvanlar da durumdan istifade etmiş oluyor.

“Bana ne yaban hayvanlarından” derseniz aslında doğal hayatın dengesine müdahale etmiş olursunuz.

“Sokak hayvanları beni ilgilendirmez” derseniz aç kalan hayvanların size saldırmasına alışırsınız ya da bu hayvanlar ölür ve mikrop saçar…

Bu dünyada yalnız yaşamıyorsunuz.

Tüm dünya nimetleri de sizin emrinizde değil. Kurallar çerçevesinde yaşadığınız sürece dünya hepimize yeter.

Hem insanlara hem hayvanlara…

 

İğne-çuvaldır meselesi

Geçtiğimiz gün haber bültenlerinde bir haber: Kuzey Kore’de sadece 20 internet sitesi mevcut…

Haberi sunan spiker gülüyor. Aşağılayıcı bir yüz ifadesi takınıyor.

Haber sonrasında aşağılayıcı ifadesini sürdürüyor.

Kuzey Koreli değilim. Yaptıkları pek çok şeyi de doğru bulmuyorum.

Ama eleştirmeden önce kendimiz de bakmak lazım. Dönün bakın bakalım bu haberi okuyanlar, yayınlayanlar günde kaç internet sitesi geziyor!

Google’ye giriyorsun, aradığın kelimeyi yazıyorsun. En üste gelen siteye tıklıyorsun. Hepsi bu…

Adamlarda 20 site var. Sen aslında sosyal medyaya bile Google bulduğu için giriyorsun…

Birilerini eleştirmek aşağılamak kolay da… Kendimize de bakmak lazım değil mi?

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA