SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Muzaffer Narman

NEFRET MAHPUSU

NEFRET MAHPUSU
Bu haber 14 Aralık 2018 - 12:33 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Elimizde adres yazılı bir kağıt, gözümüze kestirdiğimiz birine yanaşıp tebessümle sorarız. “Afedersiniz”“Size bir şey sorabilir miyim?” “Buyurun”  “şu cadde nerede acaba?” Soracağımız adres için af diledik sorduğumuz kişiden farkında değiliz, lafın gelişi. Neden afedersinizle başladık cümlemize? Vereceğimiz tedirginlikten, sorduğumuz kişinin zamanını çalmaktan veya kişiyi kendi dünyasından kopardığımız için duyabileceğimiz rahatsızlıktan ötürü olmasın bu af dilemekle başlayan cümlemiz? Böyle af dilemekle başlayan sorumuz karşıdan alacağımız tepkinin yumuşatılmasına da etkisi olmaktadır sanırım.

Yaşantımızda birisinin gerçekleştirdiği, bizim kötü olarak etkilendiğimiz bir olaydan dolayı o kişiyi affetmemiz pek kolay olmaz. Takılır kalırız bazen bu kötü olay nedeniyle bunu geçekleştiren kişi veya kişilere. Nedenini, niçinini sorgular dururuz kendimize, bunu hak etmediğimizi düşünür, öfkeleniriz. Bu kişi ya da kişilerle ilişkilerimiz gerginleşir istemeden. Bazen bu olaya karşılık o kişiye dersini verme dürtümüz ele geçirir beynimizi. Günlerce, aylarca bazen yıllarca yer eder beynimizin bir köşesinde, anımsadıkça kan beynimize sıçrar onca geçen zaman rağmen. Bu olgu karşısında nefretimiz artar bu kişiye. Nefretimizi aşamayız. Nefretimizi aşmak ise kolaydır aslında “Affetmek” tek yapmamız gereken iştir.

Kendimizi nefret mahpushanesinden kurtarmanın tek yolu da affetmektir. Bize karşı yapılan olumsuzluğa rağmen o kişiyi ya da kişileri affetmek bize aykırı gelir biliyorum. Lakin bizlerin vereceği af kararı onlara haklılık kazandırmaya dönük değildir ki. Bazen yıllarca içine hapsolduğumuz nefret ve öfke mahpusluğundan kendimizi kurtarmak içindir vereceğimiz af kararı.

Düşünsel özgürlüğümüzü kazanmanın kolay bir yoludur affetmek. Nefretle yaşamak, yaşamdan zevk almamızı engellemektedir çoğunlukla. Çevremizdeki insanların güzel yönlerini görmemize engel olmaktadır nefretimiz. Af kararı kendimize karşı rahatlama, yaşanmış olan olumsuzluğun aklımızdan çıkarılmasına yardım edecek bir unsur olacaktır. Affetme kolay bir karar değildir ama olumlu güzel bir seçimdir. Bu seçimi başkalarının zorlamasıyla değil kendimiz için,kendi kararımızla başarmalıyız.

Affettiğimiz kişinin bize medyun olmasını beklememeliyiz. Affetmede karşımızdakinden bir beklentimiz olmamalıdır. Affederek onu haklı kendimizi haksız çıkardığımız düşüncesine asla kapılmamalıyız, böyle bir düşüncemiz varsa zaten affetmeyi gerçekleştiremeyiz. Bu durumda kendimizi rahatsız duymaya devam edeceğiz demektir. Affetmemizin amacının kendimizi özgür ve rahat hissetmemiz için olduğunu bilmeliyiz. Bize karşı yapılan olumsuz eylemdeki kişinin yaşamının sona ermiş olması bizi rahatlatır mı? Karşılık verememiş olmanın ezikliği ve öfkesi kolay dinmez beynimizde. İşte bu nedenle affetmek kendi huzurumuz için gereklidir. O kişiyi affetmek hem onu hem o olayı düşüncelerimizin en derinine gömmemize katkısı olacaktır, sürgit aklımıza gelmesine engel olarak bizlerin huzurunu bozan bir etmen olmaktan giderek çıkacaktır.

Affetmenin hiç de kolay olmadığını biliyor ve düşünüyorum. Lakin kendimizin özgürleşmesi için gerekli olduğuna da inanmaktayım. Birçok kişi nefret edilen kişinin affedilmesini o kişinin haklı bulunması anlamına geleceğini düşünür. Oysa geçmişte yaşanan olumsuzluğun bizi uzun süre rahatsız ve huzursuz etmesi göz önüne alınmaz. Affetmek affettiğiniz kişiyle barışmak, konuşmak hatta onu tekrar sevmek anlamında değildir. Affettiğimiz kişiyle iletişimde bulunmak zorunda değiliz. Tekrar belirtelim; Affetmek o kişiyi suçsuz bulmak, haklı bulmak, değildir.

Affetmek nefret mahpusluğundan kendimizi kurtarmanın anahtarıdır. Karar bizim yine de, ya olumsuzlukla yaşayacağız ya affedip aklımızdan çıkaracak rahatlayacağız.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA