SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Muzaffer Narman

NE OLDU BİZE?

NE OLDU BİZE?
Bu haber 21 Mayıs 2019 - 15:30 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sabah kalkmışsınız, kahvaltı masasının başındasınız bir yandan açmışsınız televizyonu haberleri izleyeceksiniz. Haber spikeri “4,5 yaşında çocuğa tecavüz eden sapık”la ilgili bir haberi dile getirmekte. Hemen arkasında ekranda, sokakta mikrofonu elinde bu suçu işleyenle ilgili şöyle mi böyle mi cezalandırılsın, kamuoyu yoklaması yapan genç haberci. Sallandıracaksın bir kaçını, klasik ortak ceza kavramımız çoğunlukta.

Günümüz teknolojisine uygun daha teknik uygulama kimyasal olarak hadım etmek gündemde. Sosyalmedya da böyle bir olay nedeniyle olabildiğince hareketli. Ekranlarda küfürün belanın bini bir para. Ulusal gazetelerde “işte bu evde, işte sözü edilen cani” haberleri, buzlanmış fotoğraflar yer almakta. Kamuoyu ayakta. Olay gözden kaçırılmayacak boyutta. Vicdanın ve insanlığın kabulü zor olay karşısında siyasiler, bürokrasi ayağa kaldırılmış çözümönerileri havada uçuşmakta.

Gün geçmiyor ki televizyonlarda sosyal medyada veya ulusal ya da yerel gazetelerde buna benzer insan olmanın hasletleriyle bağdaşmayan bir olayla karşılaşmayalım. Karşılık görmediği sevdiğini beyan ettiği genç kızın evini basıp elindeki silahla kızın ailesini katleden delikanlıları görüyoruz. Otuz kırk yıllık evli çiftlerden birinin gece eşini mutfaktan aldığı bıçakla boğazladığı, sokakta yürüyen bir bayana yok yere saldıran, yürürken önünde yerde yatmakta olan köpeğe tekme atan insanlara, dershanede öğrencisine şiddet uygulayan eğitimcilere ve buna benzer yüzlerce insana yakışmayan olayın faili insanlara şahit oluyoruz. Kızıyoruz öfkeleniyoruz, hiddetleniyoruz küfrediyoruz. Sonra diyoruz ki “ NE OLUYOR BİZE”  “BİZ NE ARA BU KADAR GADDAR OLDUK VE İNSANLIĞIMIZDAN ÇIKTIK” diye düşünüp hayıflanıyoruz.

Son yılların getirdiği karamsarlıkların, eğitimsizliğin, ekonomik veya sosyal rahatsızlıkların kabahatli olduğu kanaatine varıyoruz çoğunlukla. Bu gibi nedenlerin mutlaka insan yapısı üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Kabahati kendimiz dışında arama kolaylığını kabul ediveriyoruz hemen. Hiçbirimiz sütten çıkmış ak kaşık değiliz belki. Fakat şunu hiç dile getiremiyoruz: “ BİZ ASLINDA HEP BÖYLEYDİK” Belki gerçekten hep böyleydik. İnsani davranışlarımızda gaddar, acımasız, merhametsizdik hep hala da öyleyiz kim bilir.

Geçmiş yıllarda da böyleydik ancak yapılan bu eylemlerimiz bu kadar hızlı kamuoyuna yansımıyordu. İletişim bu denli yoğun ve hızlı değildi geçmiş yıllarda. Kadınlarımız, çocuklarımız en ağır dayağa, işkenceye tecavüzlere maruz kalmaktaydı belki geçmişte de. Habercilerin, olayın duyulmasını sağlayacak iletişim olanaklarının olmayışı nedeniyle ulusal haberlerde yer almazdı alamazdı. Haberdar olmak hiç kolay değildi. İletişimin bu denli hızlı ve gelişkin olmadığı dönemlerde şehirlerde yer alan mahalli karakolların veya köylerdeki jandarma karakollarının arşivlerine girip bir araştırma yapılırsa görülecektir ki bugünlerde yaşadığımız kabul etmekte zorlandığımız nice olay geçmişte de yaşanmıştır. O zor zamanlarda sosyal medya yoktu. 7 den 70 e herkeste kayıt yapıp başkalarına iletilebilecek teknolojik cep telefonları yoktu. Oysa günümüzde sadece ülkemiz değil dünya artık küçük bir yerleşim yeri görüntüsünde.

Ülkemizin veya dünyamızın herhangi bir ülkesindeki en ücra köyünde veya bir büyük şehrimizin varoşlarının çıkmaz sokaklarında meydana gelen bir olay anında sosyal medyada ve televizyonlarda canlı olarak görüntülenmekte bizleri bu olaydan haberdar kılmaktadır. Artık neredeyse her sokakta her mağaza veya dükkanın içinde ve dışında görüntülü kayıt kameraları var. Her olay anında kayıt altına alınmakta ve kısa bir zaman sonra ise bizlere sosyal medyadan veya televizyonlardan servis edilmekte. İletişimin hızı ve teknolojik gelişim neticesi aklımızın mantığımızın ve vicdanımızın kabul etmesi imkansız olayları anında görünce bizleri değiştiren bir suçlu arama telaşına düşüyoruz. Zaten içimizde var olan vandal yanımızı ortaya çıkaran bizim dışımızda olgular arayarak onların suçlu olması gerektiğini düşünmeye başlıyoruz. Günlerin getirdiği olumsuzlukların etkisi mutlaka yadsınamaz böylesi acımasız davranışlarımızda. Fakat bu olumsuzluklar karşısında içimizde var olan bu öfkeli, vicdan eksiği kendimizi sorgulamamız gerektiğini göz ardı etmemeliyiz. Burada Baruch Spinoza’nın şu sözü çarpıcıdır.”İnsanlar,bize zarar verdikleri için değil; yaptıkları haksızlıklarla ruhumuzun ışığını söndürüp içimizdeki saldırganlığın ortaya çıkmasına sebep oldukları için tehlikeliler.!!!”

Şimdi soru “NE OLDU BİZE ?” veya  “BİZ NE ARA BÖYLE GADDAR OLDUK ?” değil “KENDİMİZİ NASIL DÜZELTİRİZ” olmalıdır artık.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA