SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
İsmail Müftüoğlu

Milletin Hakkına El Uzatmayı Kazanç Zannedenler

Milletin Hakkına El Uzatmayı Kazanç Zannedenler
Bu haber 30 Nisan 2019 - 12:55 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Ömür, kısa denebilecek bir zamandan ibarettir. Bu zaman dilimi içinde insanlar tarafından yapılan her eylem (amel) Defter-i Kebir’e silinmesi mümkün olmayan bir kalemle yazılmaktadır. Nitekim Allah; “Her kim zerre miktarı hayır işlemişse onu görecektir” (99/7) ve keza “Kim de zerre miktarı kötülük işlemişse onu görecektir” (99/8) buyurmakta ve insanları uyarmaktadır. Biz de ‘kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit’ diyoruz.
​Ayrıca açık-gizli yapılan her iş Allah tarafından bilinmektedir. Zira Allah görendir, işitendir ve bilendir. O’nun haberi yokmuş vehmi içinde iş yapanlar, sadece kendilerini aldatmış olurlar.
​Bunun için insanların ömrünü yanlış yollarda heba etmesi aklın alacağı iş değildir. Zira Allah hangi işlerin meşru, hangi işlerin gayrı meşru olduğunu kullarına ayrı ayrı bildirmiştir. Bunlara dikkat etmeden para kazananların, başkalarının malına kapaklananların, hile ve desise ile kendilerine ait olmayan mallara el koyanların ve bu gibilerle birlikte hareket edenlerin gazaba müstahak olacaklarını Allah buyurmaktadır.
​Kısa bir ömür için milletin hakkına el uzatmayı kazanç zannedenler, aslında çok büyük kayıptadır. Zira kul hakkı affedilemeyecek haklardandır. Yani kul hakkı yiyenlerin, hakkı yenenlerin tümünden helallik almadıkça, işlemiş oldukları amellerle beraat etmeleri mümkün değildir.
​İşte bu esaslar dairesinde bakıldığında, halis niyetlerle emaneten para verenlerin paralarıyla mal, mülk satın alanlar, inşaat yapanlar, bilahare bunu inkara yönelenler kim olursa olsun, sonu hüsrandır. Bu gibi insanlara iltifat edilemez. Onların arkasına takılıp, gidilemez. Zira bunların yaptığı zulümdür ve bir nevi eşkıyalıktır.
​Allah buyurur ki; “Zulmedenlere meyletmeyin, sonra size ateş dokunur” (Hud/113) Ayrıca denir ki, şakinin (soyguncunun) şekavetine rıza gösterenlere de şaki denir. Yani bir maksadın gerçekleştirilmesi için verilen paralarla elde edilen malı, onların rızası hilafına şahsi mülkü haline getirenlerin Allah’ın lanetine muhatap olacağından şüphe edilmesin. Zira bu hal, emanete ihanettir.
​Fırsat bu fırsat diyerek, gayrı meşru elde edilen mallara güvenerek ve resmi makamları da yanıltarak mal sahibi olan insanların sonu perişanlıktır. Dünyada bunlar namert olarak anılacaklardır. Diğer taraftan gösterilen itimadı suiistimal edenler de günahkardır. Onlara yardım edenler de bu günahlardan dolayı mutlaka sorumlu tutulacaklardır. Bunlar hak sahiplerince de asla affedilmeyeceklerdir.
​Onun için;
1- Haram yiyen ve haramdan mal sahibi olanlar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklardır.
2- Hile ve desiselerle milletin malını, kendi malı haline getirenler bu fiillerinden dolayı hesap günü mutlaka sorgulanacaklardır.
3- Haram yiyenler de, haram para ile mal iktisap edenlere iltifat edenler de aynı ceza ile cezalandırılacaklardır. Zerre miskal olsa dahi, bu günahın ağırlığından asla kurtulamayacaklardır.
4- Adam diye ortalıklara çıkan ama harama tevessül edenlerden hayır beklemek aklın alacağı iş değildir. Cahiliye döneminde bu gibilerin arkasına takılanların akıbeti cümlenin malumudur.
Selam doğru yola uyanlara olsun.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA