Bu aralar ülke genelinde meslek liselerinin iş gücü, niteliği, gerekliliği ve kalitesi konuşuluyor olmuş.

Ziya Hocanın da “ herkes üniversite okumak zorunda değil “ ısrarcı ve bir o kadar da anlamlı ve bence haklı cümlesi ile anladığım kadarı ile meslek liselerini hedef göstermiş, toplumdaki görev ve statüsü farklı olan her bir kişi ya da gruplar kendi düşünce ve felsefelerine göre değerlendirip yorumlamış.

Politik, ekonomik, sosyolojik, kültürel vs...

Öncelikle şu soruları cevaplayalım.

Meslek lisesi nedir?

Meslek liselerinde ne yapılıyor?

Meslek liselerinin toplumdaki yeri ve değeri nedir?

Günümüzde meslek liselerinin toplumdaki genel karşılığı başarısız ya da başaramayan öğrencilerin gittiği, türlü yaramazlıkların yapıldığı ve derslerin zor işlendiği okullar olarak tanımlanır.

Kısmen doğru! Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler. Peki neden böyle? Sabırla okuyalım.

Adı övgüler ile anılan fen ve anadolu liseleri ne alemde? Fen liselerinde de artık derslerin zor işlendiği, öğrencilere gördükleri derslerin önemli olduğunu, fen lisesi öğrencilerinin ayrıcalıklı olmasıyla ilgili motivasyon cümlelerinin karşılığında tepkisiz ve reaksiyon göstermeyen bir grup olduğunu görüyor, duyuyor ve biliyoruz. Çünkü abileri ve ablalarının çoğu işsiz...

Kızanlar olacaktır belki, tüm fen ve anadolu lisesi öğrencileri böyle değil diye. Evet doğru, çünkü tüm meslek lisesi öğrencileri de tanımladığımız ve gördüğümüz gibi değil.

Etrafımızda gördüğümüz bir çok okul, hastane, avm, iş yeri vs. inşasında geçmişi meslek lisesine dayanan girişimciler görürüz.

Yanisi şu ulan benimde acaba böyle bir kafem olacak mı?

Burada her şey çok pahalı ama tıklım tıklım dediğiniz bir çok iş yerinin sahibi çoğunlukla meslek lisesi çıkışlı kimselerdir.

Genç yaşlarda zengin olan ya da iş sahibi olan kişilerin genelde meslek lisesi olmasının sebebi meslek liselerinin kişinin iş hayatına girişteki süreyi kısaltan önemli bir faktör olmasıdır.

Neden bu kadar zenginlik ve meslek lisesini aynı cümlede kurdum sebebini açıklıyorum.

Çünkü ;

Meslek liselerine yıllarca öcü gibi bakmamızın sebebi meslek liselerinin yoksulluk ve zenginlik parametreleri ile ilişkilendirilmesidir.

Genelde akademik düzeyin düşük fakat iş gücünün yoğun olduğu ve yoksul ailelerin çocuklarını gönderdikleri okullar olarak bakılması bu liselerin toplumdaki sosyolojik rol ve statüsünü de belirlemiştir.

Meslek lisesi mezunu öğrencilerin yüksek öğretime az sayıda yerleşmesinin sebebi ise mesleki becerilerin kazanılmasında kullanılan zamanın akademik düzeyi artırmaya yetmemesindendir.

Meslek lisesi ve dengi okullardan mezun olan öğrencilerin/kişilerin/bireylerin toplumdaki statüsünü belirleyen de ne yazık ki toplum algısının zenginlik ve yoksulluğu parası olma ve olmama ile bağdaştırmasıdır. (bknz: yoksulluk)

Yani cehalet tanım yapmış ve öyle kalmış.

2019 verilerine göre meslek lisesinde satış ve pazarlama bölümünden mezun olan ve ilgili fakülteyi okuyan kişinin, fen lisesi ve ya anadolu lisesi mezunu ve ilgili fakülteyi okuyan kişiden daha fazla para kazandığı görülmektedir.

İşin özü ;

Anlaşılan ilk okuldan liseye oradan üniversiteye giden dikey bir eğitim anlayışından, ilk okuldan mezun olduktan sonra yatay olarak meslek liselerine yönlendirmelerin yapılacağı bir anlayışa doğru gidiyoruz.

Ve iyi bir okul, mezun olduktan sonra öğrenciye iyi bir iş fırsatı sunan okuldur...

Hoş ; herkes meslek lisesine gitmek zorunda değil...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Belirsiz 6 ay önce

Süpersiniz hocam

banner5

banner6