Covid-19, koronavirüs, izolasyon, sosyal mesafe, maske kelimeleriyle haşır neşir olduk…

Maske, sosyal mesafe, izolasyon gibi kelimelerle bir süre daha birlikte olacağız.

Adına yeni normalleşme dediğimiz süreçte hizmet vermeye başlayan işletmelerle ilgili alınan kararların bazılarına gülmemek elde değil.

Kafe ve restoranlara maskesiz girilmeyecek!

Çay içmek için pipetli maske mi kullanılacak?

Kapanış saatinin 22;00 olması da bir başka garip mevzu. Virüs 22’den sonra mı kendini aktif ediyor?

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Bakanlık aldığı her kararın devamına ‘Lüzumu halinde İl Hıfzıssıhha Kurulları karar alabilir” ibaresini ekliyor.

Çok merak ediyorum. Ankara’nın aldığı kararların aksini hangi şehirde ki kurul yeni bir kararla delecek? Elbette hiçbirisi…

İşletmeler halk sağlığı için belirlenen kurallara riayet ediyor mu? Denetlenmesi gerekiyor. Ancak denetim olacağı herkesçe biliniyor. Bir hafta önce ki genelgeyle bir hafta sonra ki arasında yüzde 50 fark var. İşletme sahibi genelgeleri takip etmeye kalksa kendi işini yapamaz.

Yapılan denetim, alınan karar nasılsa sorgulanmıyor. Siyaset kurumunun gözüne girmek için yapılan işlerden vazgeçip, işin hakkını vererek normalleşeceğimiz günleri görecekmiyim diye merak ediyorum.

Zorlu bir süreçten geçiyoruz. Hepimizin her zamankinden daha dikkatli olması gerekiyor. Buna hiçbirimizin itirazı yok. İtiraz etmemizde söz konusu olamaz.

Sosyal mesafeye dikkat edeceğiz, maskesiz markete, çarşı-pazara çıkmayacağız. Olabildiğince hijyen kurallarına riayet eden mekanlara gideceğiz. Kısaca kendimizi koruyacağız.

Biz birey olarak bunları yaparken kural koyucular, bizlerin sağlığı için tedbir alanlarında daha akılcı olması gerekir.

Normalleşmeyi biraz daha mantıklı yapsak olmaz mı?

****

Alkıştan indirime geçtik

Koronalı günlerin kahramanları sağlık çalışanları için alkış yapıldı. Övgü dolu sözler söylendi. Sürecin sonunda ‘sağlık çalışanına şiddet’ haberleriyle karşı karşıya kalmamak en büyük temennimiz.

Sağlık çalışanları şimdilerde reklam argümanı olmaya başladı. İşini yapan, işinin hakkını veren sağlık çalışanları kullanılarak ‘indirim’ kampanyaları yapılıyor, sözüm ona…

Önce fiyatları yükseltip sonra indirip yapacağınızı vaat etmekle bir yere varamazsınız.

Eğitimleriyle öne çıkamayan eğitim kurumu, yüzde 50 indirim vaadiyle tavlamaya çalışıyor sağlıkçıları. Tabi sağlıkçılar üzerinden özel okulun, adını gündemde tutma kurnazlığını yersek.

Her sektör içerisinde süreci fırsata çevirme, kurnazca ticaretine artı yazdırmak isteyenler var. İyi niyetle, gönülden indirim yapan, verilen mücadeleye teşekkür etmeyenlerin olduğu gibi….

Sosyal medyada gözüme çarptı, bir özel okul, aklınca erken kayıtta dolduramadığı kontenjanı için sağlık çalışanlarına indirim yaptığını ilan etmiş. Okul indirim kampanyasını doğrudan yapsa adı ucuzcuya çıkacak. Sağlıkçı çocuğuna indirim uydurmasıyla, başarısızlığını örtüp öğrenci tavlamayı, gündeme gelmeyi deniyor.

Gerçek dışı manevra yapanlara söylenecek şey belli; Yapmayın Allah aşkına yapmayın. Her mevzunun suyunu çıkarmak zorunda değilsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6