banner10

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Korona virüsünün yurdumuzda da görülmesinin üstünden 11 gün daha geçirdik. Bugün itibariyle 21 can kaybımız var. Yeni yasaklar geldi. Bu gidişle hala bunu tatil olarak algılayanlar, “Ben çıkmadan duramam” diyenler yüzünden hastalık daha çok kişiye bulaşmasın diye yeni uygulama ve hatta yaptırımları gelebilir. Korona virüs tablomuz kimilerince belki korkutucu değildir. Ama hafife alınacak gibide değildir. Yayılma hızı artarsa hastaneler ve sağlık ekipleri bununla nasıl başa çıkarlar diye düşünmüyor bazı keçiler. Kimse kusura bakmasın bu neme lâzımcılıktan bıktım usandım, üslubum bu yüzden biraz sert!

Neyse biz konumuza dönelim.

Mevlevi Sema Törenleri, Kayıt Yılı 2008

Sema, dini konuda içerdiği unsurlarla birlikte ana anlam yüklenen, ayrıntılı kurallara ve nite-liklere sahip, Allah’a erişme çabalarının simgesel anlamını taşıyan, Mevlevîliğe özgü bir tö-rendir. Bu tören, 17 Aralık 1273 yılında ölen Mevlâna Celaleddin-i Rumî’nin sağlığında belli kuralları olmadan yapılırdı. Sultan Veled ile Ulu Arif Çelebi’den itibaren düzenli biçimde, belli disiplinler altında icra edilir olmuştur. Son şeklini Pir Adil Çelebi döneminde kazanmış ve günümüze kadar ulaşmıştır. 

17. yüzyıl biterken Itri’nin rast makamındaki bestesi peygamber efendimiz veya din ulularını öven şiirler demek olan naat-ı şerif ile tören başlardı. Günümüzde de ses ve saz topluluğuna verilen adla mutrib heyeti Ney, kudüm ve ud gibi sazlarla, müzik eğitimli koro tarafından Itri ve Pir Adil Çelebi gibi bestekârların bestelediği ilahiler okunur. Mevlâna’nın Farsça yazdığı şiirler, bestelerin temel kaynağıdır.

Sema Töreni birbirinden ayrı fakat bir bütünü oluşturan manevi yönden yükseltici anlamlar taşıyan naat, peşrev (giriş), Devri Veledî ve dört selamdan oluşur.

Peygamber efendimizi öven naat-ı şerifle başlayan törende ney taksimine gerilir. Ney taksimi biter bitmez semazen başının işaretiyle, işaret edilen yerlerine geçen semazenler semaya baş-larlar. ardından ölümden sonra dirilmeyi tasvir eden Devr-i Veledî’ye geçilir. Otururken ölmüş sayılan semazenin kabri hırkası, mezar taşı başındaki sikkesidir. Devr-i Veledî bittikten sonra dünyevi işlerinden soyunmayı simgeleyen hırkalarını yöntemine uygun biçimde çıkaran  semâzenler ayine başlarlar.

Sema töreninin amacını ortaya koyan içeriği 4 bölümden oluşmaktadır.

1: İnsanın kulluk bilincine varmasını sağlayan Selâm;

2: Allah’ın kudretine hayranlık beslenmesini sağlayan Selâm,

3: Allah’a hayranlığın aşka dönüşmesini sağlayan Selâm,

4. İnsanın kulluğa tekrar dönüşünü sağlayan Selâm,

Bütün bunlardan sonra “Sema Tören”i kuranı kerim okunup ve dualar edildikten sonra biter.

Semânın yuvarlak bir yerde yapılması dünyayı, Post-nişîn güneşi, semâzenbaşı ayı, semâzenler de gezegenleri simgeler. Bu yönüyle semâ, güneş sistemini anlatmış olur.

Semâda kendi etrafında dönmek; Allah’ı her yerden ve yönden seyretmeyi, yere ayak vurmak; nefse hâkimiyet kurup ezmeyi ve onu mağlup etmeyi, kollarını yana açmak; kudrete sahip Allah’ın karşısındaki acizliği, sağ elin yukarı, sol elin aşağı, kollar açık bakması; O’ndan baş-kasına yüz çevirip feyz almayı, sol elle bu feyzi dağıtmayı anlatmaktadır. 

Her 17 aralık gecesi Mevlâna’nın ölüm yıldönümü olarak anılırken, kulun Rabbine kavuşma gecesinin simgesi olarak Şeb-i Arus’da sema törenleri düzenlenir.

Somut Olmayan Kültürel Mirasılar içinde başyapıt olarak kabul edilip 2005 yılında “başyapıt” ilan edilen “Mevlevî Semâ Töreni”, 2008 yılında insanlığın somut olmayan kültürel miras listesine alınarak ülkemizi temsil etmeyi hak etmiştir:

DEVAM EDECEK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6