Hayat bir yolculuktur, bizde zamanlar arası gezginiz. Tek yönlü bilet verilmiş elimize manzaranın keyfini süre süre, ağır ağır yol alıyoruz. Kimi zaman pek keyifli olmayan manzaralar görsek bile yolculuğumuz sürüyor. Bir an bile durmuyoruz. İstesek bile duramayız ki. Korona günleri böyle keyifsiz manzaralardan biridir. Eşimizden, işimizden, dostumuzdan, kardeşimizden olduk. Benim kocamış anam “bu yaşadığımız bir kâbus” diyor. Bütün dünyanın bir anda aynı hastalıkla uğraşmasına akıl sır erdiremiyor. Bu işte bir bit yeniği olduğunu düşünüyor. 2. Dünya savaşını bizzat ateşin içinde, Makedonya’nın işgalleriyle yaşamış, her türlü yoksulluğu, zorluğu görmüş ama böyle bir şey ne görmüş nede duymuş. Bunun üstüne yakınındaki tek arkadaşı da oğlunun yeni ev almasıyla mahalleden taşındı. Annem arkadaşsız kaldı. Gözlerindeki mutsuzluğu görüyorum.

Hoş, korona virüsü kimin hayatını etkilemedi ki? Her halde herkesi insanlarla kucaklaşmak özlemi sarmıştır. Bir araya gelip tatlı tatlı sohbet etmeyi kim istemez? Belkide en mahrum kaldığımız şey bu! Neyse ki şu akıllı telefonlar ve internet var! Yüz yüze görüşemediklerimizle görüntülü arama yaparak görüşebiliyoruz. Hiçbir şey sarılıp kucaklaşmanın yerini tutmuyor tabii. Yan yana olsak bile mesafeli oturuyoruz. Anneler gününde ilk defa annemizin elini öpmedik. O bize arkasını dönerek sırtını sıvazlattı, bizimde sırtımızı okşayarak sevgisini gösterdi. Yetti mi? Eh işte...

Dedik ya hayat bir yolculuktur. Ömrümüz kadar bir zamanın içinde yol alıyoruz. Yolculuğumuz sırasında kurduğumuz ilişkilerle bir çok insanla tanışıyor, arkadaş yada dost oluyoruz. Zaman içinde içlerinden çok azıyla dostluğu sürdürüyoruz. Eski dost olmak erdemli kişi işidir. Dost; kardeş kadar, eş kadar önemlidir. Eskiler “Dostlukta kıdem esastır” diye öğütlerlerdi. Her kıdem kadim dostluğun eseridir. Yani dostluğumuz ne kadar eskiye dayanırsa yakınlığımız o kadar artar.

Eskiler “önce arkadaş, sonra yol” demişler. Hayatta bir yol olduğuna göre eşe verilen “hayat arkadaşı” adı çok yerinde bir addır. Hayat arkadaşımızdan dostumuza kadar birlikte olacağımız insanları ince duygularla, duygulu ve sevecen insanlardan seçmeliyiz. Yanlış bir seçimle hayat kadar insanda yorar insanı. Kimse eşini dostunu yüzde yüz isabetle seçemez. Böyle bir seçimde yanlış olsa gerek. Gönle yatmış olması, sevmeye yatkın olması, sadakat ve bağlılık yeterli. Bunları yol ve yapılan yolculuk ortaya koyacaktır. “İnsanı, yol değil, yol arkadaşları yorar” sözü bunun için söylenmiş olsa gerek.     

Yolculuk içinde siyasette vardır ticarette. Kimi duraklarda beklenmedik biçimde dostlarımız arkadaşlarımız yolculuktan vaz geçerler, bizden ayrılırlar. Yada biz ayrılmak isteriz, çünkü umulmadık davranışla karşılaşmışızdır. O zamana kadar tanıdığımızı sandığımız dostumuzu yeterince tanımıyormuşuz demek ki. Ne çok üzülürüz böylesi bir durumda değil mi?

İş işten geçtikten sonra gerçeği anlarız. İyi bir dostluğun zorluklara, yokluklara ve engellere ihtiyacı vardır. Bunlar dost seçme sınavıdırlar. Sınavın soruları çok basittir. Sorular sır saklamak, ayıp örtmek, sözüne müdahale etmemek, iyiliğini istemek, üzüntüsüyle üzülmek, sevinciyle sevinmek başlıklarını taşır. Bu sınavda terlemeden hiçbir dost dost olamaz. Sınavlar atlatmış bir dostlukta,  dostlardan biri ölse bile sürer.

Bugünlerde kadim dostluğu ve kadim dostlarımızı özledik. Bu korona virüsü bana bir yalnızlaştırma denemesi, yalnızlaştırma oyununun ilk girişimi gibi geliyor. Teknolojiyle insanlar yavaşta olsa zaten yalnızlaşıyordu. Bulaş (pandemi) günleri, yalnızlığı görmeyenlere bile gösterdi. İnsanın insana ihtiyacını herkes fark etti.

Latince sözdeki gibi “insan insanın kurdu” değildir.

Bence insan insanın yurdudur.

Bir insan başka bir insanı sevmedikçe insanlaşamaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6