banner10

Henüz 21 yaşında bir genç kadın olan, bendeniz Nisa. İdeallerim ve hedeflerim doğrultusunda emin adımlarla ilerliyorum. Önüme engeller çıkacak elbet ancak bu engelleri aşmak için elimden ne gelirse onu yapacağım. Bu benim kendime sözümdür. Bu her kadının, özellikle her GENÇ KADININ kendisine sözü olmalıdır.

Şimdi yazacağım düşündüğüm ve hissettiğim şeylerin kelimelere vuran öfkesini mazur görerek okuyunuz. Çevremi baza alarak söyleyebilirim ki çoğu genç kadın kendisini ya sevmiyor ya da bilinçsiz. Daha başka kuramlarım var fakat onları burada söylemeyeceğim. Kendilerini içlerindeki ışıkları doğrultusunda geliştirmek yerine her zaman kolay bir yolu(!) tercih ediyorlar. EVLİLİK. “Nasıl olsa bulurum bir zengin koca, aman ne zengini işi gücü olsun beni geçindirsin o bile yeter değil mi?” Ciğerlerime büyük bir nefes çekerek devam ediyorum söyleyeceklerime.

SİZ BUNDAN FAZLASINIZ

Her insan içinde bir pırıltı barındırır. Bu pırıltıyı gün yüzüne çıkarmak ise tamamen senin, benim, bizlerin elinde. Oturduğun yerden gökten zembille her ne bekliyorsan o şeyler gelmez. Geliyorsa da fazla şanslısındır ya da baban, dayın veyahut amcan zengindir herhalde. Ah, kadınlar içlerinizdeki o pırıltılar öyle güçlü ki aslında. Tarih boyunca kadınların toplum tarafından ezildiğini, geri planda tutulduğunu hepimiz biliyoruz ve mevcut durumlara da şahidiz.  İşte bu noktada kendinizi, o içinizdeki pırıltıyı devreye sokmanız gerekiyor. Siz farkında değilsiniz ama fazla güçlüsünüz. Belki de daha acı tarafı farkında olmak istemiyorsunuz.

ÜÇ KURAL

Ailesel faktörler, cart curt bahaneleri bir kenara bırakalım da eğri oturalım düz konuşalım. Siz aslında o kolay yolu(!) kolay olduğu için değil kendinize değersizliğinizden seçiyorsunuz. Şimdi bana şunu diyeceksiniz; EVLİLİK DÜŞMANI. Gülümseyerek devam ediyorum sözlerime. Ben evliliğe karşı değil, aptallığa karşıyım. Erken yaşta evliliğe karşıyım. Çocuk evliliklerine karşıyız değil mi sözde? Ya da genç kadınların yaşça büyük biriyle evlendirilmesine? Bunları derinlemesine düşününce her şey bir ironiden ibaret.

Öte yandan başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlar için yaptığı devrimlerini bir gözden geçirin derim. Kendinize değer edindiğiniz şey ne bilmiyorum ama asıl değerleriniz işte bu devrimlerde saklı. Okuyun, öğrenin, geliştirin. Bu üç kural sizin kaçış yolunuz, evlilik değil.

Tabi ki sevdiğiniz insanlarla hayatınızı birleştirin, ona kimsenin bir şey dediği yok. Benim demeye çalıştığım şey kendinizi geliştirmeye üşendiğinizden ya da sebebi her neyse bu yüzden evlenmeyin. Şunu unutmayın; EVLİLİK BİR KURTULUŞ YOLU DEĞİL, KENDİNİZ BİR KURTULUŞ YOLUSUNUZ.

Kendinize bir söz verin; okuyacağım, öğreneceğim, gelişeceğim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6