SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam

İnternet bağımlısı gençleri psikoterapi kurtaracak

İnternet bağımlısı gençleri psikoterapi kurtaracak
Bu haber 11 Ekim 2018 - 11:53 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gençlerin internet bağımlılığına dikkat çekerek; “Bu nesli karşımıza alarak düzeltemeyiz. Başarılarını takdir ederek, yanlışlarını düzeltmek için de onunla birlikte ilerlemek gerekiyor” dedi.

ÇAĞIN SORUNU

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu yılki teması “Değişen Dünyada Gençler ve Ruh Sağlığı” olarak belirlenen Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında Türkiye’deki gençlerin yaşadığı sorunları değerlendirdi. Dokuz Eylül Üniversitesi’nce yapılan çalışmaya göre, gençlerin yüzde 12,5’inin internet bağımlısı olduğunun tespit edildiğini belirten Tarhan, dünyadaki istatistiklere paralel olan bu sonucun, internetin gençlerin hayatında önemli bir konu olduğunu ve zamanlarının büyük bölümünü bu mecrada geçirdiklerini gösterdiğini söyledi.

İNTERNETİN ESİRİ

Sanal ortamda gittikçe artarak zaman geçiren gençlerin aşırı zihinsel bir uğraş yaşadığını ifade eden Tarhan, “Araba sürerken cep telefonu kullanarak, telefonla birlikte ders çalışarak tehlikeli ve zararlı davranıyor. Bunlar olmadığında da yoksunluk belirtileri, kriz yaşıyor. O artık internetin esiri, tutsağı oldu, demektir. Aslında bu da zihinleri kontrol edilmiş bir genç demektir. Dijital bağımlısı olan bir genç var artık.” diye konuştu.

EGO SÖRFÜ

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gençler arasındaki dijital bağımlılığın dünyada da yaygınlaştığını ve ciddi bir sorun olduğunu dile getirerek, dünyadaki sosyal medya kanalları ve sanal destek sağlayıcıların gençlere adeta internet ortamında ego sörfü yaptırdığını anlattı.Gençlerde, sosyal medyada narsist paylaşımların arttığını belirten Tarhan, şöyle devam etti: “Bir günde kendini üç defadan fazla sosyal medyada paylaşmayı patolojik olarak kabul ediyoruz. Narsizm olarak görüyoruz. Bunu sergileme ihtiyacı kabul edilebilir sınırların dışına çıkmış. Ego çağında yaşıyoruz. İnsanlık tarihinde bu kadar narsizmin yükseldiği bir çağ yok. Herkes kendini özel, önemli ve üstün görüyor. Çıkarına odaklı, dünyanın kendi etrafında dönmesini istiyor. Popüler kültür böyle bir nesil ortaya çıkardı. Bu nesli karşımıza alarak düzeltemeyiz. Başarılarını takdir ederek, yanlışlarını düzeltmek için de onunla birlikte ilerlemek gerekiyor. Ebeveyn kılavuzluğu daha önemli.”

AİLE BAĞLARI

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, internet bağımlısı olan gençlerde aile bağlarının zayıf olması ve kötü arkadaşlar, ilişkiler gibi özelliklerin ortaya çıktığını vurgulayarak, aile bağları iyi olduğunda internette vakit geçiren bir çocuğun bir süre sonra o ortamdaki yapaylıkları görerek sıkılıp vazgeçeceğini anlattı. Tarhan, “Ailenin, evin sıcak, güven ve sevgi verici bir ortam olması çocuğu internet bağımlılığından uzaklaştıran en büyük etkendir.” dedi. Ergenlik çağında ebeveyn kılavuzunun önemini vurgulayan Tarhan, aile, öğretmenler, sosyal medyada çok tanınanlar ve sanatçılar gibi rol model kişilerin gençler için referans olduğunu kaydetti.

ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital neslin özgürlükçü ve adalet beklentisinin yüksek olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Gençlerdeki adalet ve özgürlük talebi daha yüksek. Adalet olmadığı anda kendilerini güvende hissetmiyorlar. Bunlar karşılanmadığında gençlik kendi içinde protest oluyor ve ülkesine küsebiliyor. Değerlerine karşı fikirler gerçekleştiriyor ve propagandaya açık hale geliyor. Yani zihin kontrolünü açık hale getiriyor. Anne ve babanın gençlerle nasıl barışık olabiliriz konusunda yatırım yapması gerekiyor. Buyurgan ebeveynlik, buyurgan yöneticilik modeli gençlerin kabul edemeyeceği bir model. Gençler ülkede hem özgür hem de ait olmak istiyor. İtaati yücelten bir kültürde gençleri kaybederiz. Özgürlüğü yücelten ama özgürlük sorumluluk dengesini öğreten bir aile, eğitim yapılanmasına ihtiyaç var. Bunlar yapılabilirse gençler bu krizlerden kurtarılabilir.”

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Tarhan, klinik tanının ardından internet bağımlısı olduğu belirlenen gençlerde beyin kimyası bozulduğu için antidepresan tarzında ilaçlarla tedavi yönteminin de uygulandığını dile getirerek, “Vücudun ihtiyacı varsa ilaçtan korkmamak gerekiyor. Sadece ilaç yetmez terapi de gerekiyor. Üçüncü nesil psikoterapiler var. Farkındalık odaklı, ben kimim, nereye aitim, hayatın anlamı nedir, niçin gibi, var oluşu sorgulayan, düşünce hakkında düşünen terapiler bu tarzdaki gençlerde daha çok işe yarıyor. Farklı bir dil kullanan, kendilerini merkeze alan, sorgulayan ama sevimli olan gençleri dışlamak, buyurgan şekilde yaklaşmak, karşımıza almak yerine yanımıza alıp birlikte ilerlememiz gerekiyor.” diye konuştu. /AA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA