Esas itibarıyla Ayasofya, bir Hristiyan mabedidir.
İstanbul'un fethinden sonra cami haline getirilmiştir.
Orta çağ için normal ve olağan sayılan işlerdendir.
Gücüne bağlı...
Vurursun, yakarsın, yıkarsın, asarsın, kesersin; dilediğini yaparsın.
*
Ayasofya, 1934 yılına kadar cami olarak Müslümanların ibadetine açık olmuştur.
O yıl, müze olması kararı çıkarılmıştır.
Cami olarak tapuya kaydı işlenmiştir.
Doğru ve isabetli bir tasarruftur.
*
Şimdi hukuk sahtekarlığı, siyasi madrabazlık ve dalavere ile cami olarak hizmete sokulmuştur.
Bu konuda iki yazı yazdım.
Yapılan işin, insani ve dini bir ciheti olmadığını, faturasının yıkıcı olacağını ifade ettim.
Yapılan iş...
Zaten İslam fıkhına göre de haramdır.
*
Türkiye'de yaşayan Hristiyan Ortodoks vatandaşlarımız var mı?
Var.
Dünyada Hristiyanlığın bu mezhebine inanan yaklaşık dört yüz milyon insan var mı?
Var.
*
Bakın olacağı size şimdiden yazayım.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) seri davalar açılacaktır.
Türkiye, kaçınılmaz olarak mahkum edilecektir.
İnsan hakları ihlalinden, din ve inanç özgürlüğünü kısıtlamaktan, nefret suçu işlemekten suçlu bulunacaktır.
Dahası...
AİHM kararı, emsal gösterilerek, ülkedeki camiye çevrilmiş tüm kiliselerin, tekrar eski hüviyetine kavuşturulması talep edilecektir.
Bununla yetinilmeyecek, tüm Hristiyan vakıflarının iadesi istenecektir.
Olacakları biliyorum, dehşetini yaşıyorum.
*
Türkiye, AİHM'i tanıyan bir ülkedir.
Bir hakimle orada temsil edilir.
AİHM kararlarını, hukuken bağlayıcı olarak kabul etmiştir.
Öyle diğer davalarda olduğu gibi, tazminatla falan bu işin altından kalkma ihtimali yoktur.
Çağı anlayamadan, fetih kafasıyla ve sırf dinci bir azınlığı mutlu etmek amacıyla alınan bu kararın ceremesi ağır olacaktır.
Düşündüğünüzden çok daha ağır olacaktır.
*
Yazıyı fazladan uzatmak istemiyorum.
Canım sıkılıyor.
Ayasofya tartışması gündeme sokulduğunda, kırk sahifelik bir metin hazırlayarak yetkili mercileri uyardım.
Ama dinleyen kim?
Kimin umurunda?
Bu paylaşımla sizleri olacaklar konusunda bilgilendirmek istedim.
*
Atatürk'ün ileri görüşlülükle, geleceği okuyarak verdiği kararın değerini ancak aklı olanlar kavrar.
Siyaseti seçim kazanmaktan ibaret sanan zibidilerin anlaması mümkün müdür?
Elbette mümkün değildir...
*
Şimdilik hava sakin.
Ama sakın aldanmayın.
Hazırlıklar yapılıyor ve zamanlaması planlanıyor.
İçimizdeki beyinsizler ülkeyi felakete sürüklüyorlar.
Türkiye'ye, önce ağır ekonomik, sonra da askeri müdahalenin altyapısı ve gerekçeleri oluşturuluyor.
Devleti ele geçirenler, bilerek ya da eblehlikle buna zemin hazırlıyorlar...
Kibir, kin ve cehalet gözlerini kör etmiş.
*
AKP ülke için bir güvenlik sorunudur.
Ülke muhalefeti de öyledir, gerçeklik duygusunu tamamen kaybetmiş durumdadır.
Kararsız, korkak, yeteneksiz ve devlet aklından yoksundur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6