banner10

KÜLTÜR MİRASLARIMIZI TANIMAK 2

“İstanbul’u anlatacak kelimeler yok!” demiş bu dünya şaheseri şehrimizin güzelliğine dem vurarak Uneco Dünya Kültür Miras Listesinde yer alan İstanbul’a ait yerleri sıralamıştık. Bu yazıda onlara ufak dokunuşlarla yer vereceğiz.

Hipodrom

Antik yunan ve Roma uygarlıklarında ilk kez ortaya çıkan, atlı sporlara yer verilen stadyum gibi, koşu yoluna Hipodrom denmiştir.

Aslına bakarsanız Antik Roma Hipodromu MS 2.yy’da İstanbul’da inşa edilse de, eski adıyla “At Meydanı” olan ve kalıntılarına rastladığımız, Büyük Konstantin tarafından 4.yy’da imar edilen Hipodrom, Sultanahmet Meydanı’ndadır. Byzantion (Bizans), Nea (Yeni) Roma’ya evirilmenin bedeli olarak Hipodrom’u yapmak zorundaydı! Başkentin Konstantinopolis olabilmesi sembol esere gerek vardı. Şehrin o eserlerinden biride Hipodromdu.

Ayasofya

Modern Yunancada, Azize Sofya Kilisesi; Latincede, Sancta Sophia veya Sancta Sapientia, adıyla anılan bizim bildiğimiz adıyla Ayasofya bugün İstanbul’un tarihi bir müzesidir. 532 ile 537 yılları içinde 5 yılda İstanbul’un tarihî yarımadasındaki eski şehir merkezinde Bizans İmparatoru I. Justinianus’un yaptırdığı, bazilika plânlı katedral 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettikten sonra camiye döndürdü. Günümüzde 1935 yılında müze yapılarak ziyarete açılmıştır. Ayasofya, mimarî açıdan şöyle tarif ediliyor. “Bazilika plânı ile merkezî plânı birleştiren kubbeli bazilika tipinde bir yapı olup kubbe geçişi ve taşıyıcı sistem özellikleriyle mimarlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak ele alınır.”

“Aya” sözcüğü “kutsal, azize”, “sofya” sözcüğü sanılacağı gibi hanım adı değil, Eski Yunancada “bilgelik” demek olan sophos’tan sözcüktür. Sözün kısası “aya sofya”Hıristiyanlığın doğu kolu Ortodoksluk mezhebinde Tanrı'nın üç niteliğinden biri olan kutsal bilgelik” ya da "ilahî bilgelik” anlamını taşır. 

Ünlü tarihçi Reşat Ekrem Koçu, Ayasofya’nın açılışını İstanbul Ansiklopedisi’nde şöyle yazar: “… Söylendiğine göre imparator kiliseden içeriye girince mabedin haşmeti karşısında heyecana düşmekten kendisini alamamış. Patriğin elini bırakarak mabedin mihrabına kadar yürümüş ve ellerini kaldırarak Cenabı Hakka böyle bir binayı yaptırmak fırsatı verdiğinden dolayı teşekkür etmiştir ve Yahudiliğin en önemli, ve Ayasofya yapılana kadar en büyük tapınak olan Kudüs’teki Süleyman tapınağını kastederek ‘Ey Süleyman, seni geçtim!’ diye bağırmıştır.”

Ayairini

Ayairini, 324-337 yıları arasında tahtta bulunan I. Konstantin  zamanında yapılıpta İstanbul'da camiye döndürülmemiş en büyük Bizans kilisesidir. Ayasofya'nın arsası içinde bulunan Roma mabetlerinden Artemis, Afrodit ve Apollon mabetlerinin kalıntıları kullanılarak yapılmıştır. 532’deki Nika Ayaklanmasında yanan kiliseyi I. Justinianus, Ayasofyayla birlikte yeniden inşa ettirmiştir. Aya İrini, İstanbul fethedildikten sonra Topkapı Sarayı'nı çevreleyen Surların içinde kaldığın için,  camiye çevrilemeyince mimari değişikliğe uğramamıştır. Önce iç cephane, sonra da Harbiye Nezareti'nin silah ambarı olarak kullanılmıştır..

Küçük Ayasofya Camisi

İstanbul’da Cankurtaranla Kadırga semtlerinin kesiştiği yerde, Sultanahmet Meydanı’ndan güneybatı yönünde denize doğru yokuşla inilirken tren yoluyla yan yana, içinde olduğu semte adı verilmiş bir cami vardır. Sade ve küçük görünmesine rağmen mimarisi ile yeni bir çağın habercisi, olağan üstü hikâyelere sahip bir mabettir Küçük Ayasofya.

Sergios ve Bakhos adıyla inşa edilen bu Kilise, Doğu Roma İmparatoru I. Jüstinyen’le karısı Theodora’nın isteğiyle yapımı 527 yılında başlanmış, inşaatı 532 yılında çıkan Nika Ayaklanması sonucu gördüğü zarar nedeniyle 536 yılında bitmiştir. Sergios ve Bakhos adlı iki askerin, Hristiyanlığı seçtikleri için işkenceyle öldürülmeleri, bu yüzden aziz sayılmaları, kiliseye isim olmalarını sağlamıştır.

DEVAM EDECEK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6