Kimi zaman unutkanlığımızdan, kimi zaman dikkatsizliğimizden, kimi zaman bilgisizliğimizden hatalar yaparız. Kimi hatalar küçüktür, gülümsetir. Kimi hatalarsa ister kendimizin, ister başkasının olsun bir hayatın kaybedilmesine sebep olabilir. Ayrıca hatalar elle de yapılabilir, sözle de yapılabilir. Sözle yapılan hatalar yapan tarafından farkında olmadan yapılır. Farkında olarak, bilerek, isteyerek yapılan hataya sadece hata denmez zaten; o bir suçtur, suçlar tanımı içinde yer alır. Sözle yapılan hataları dilimizin zenginliğini gösteren deyimlerle anlatırız.

Bu konuda ilk akla gelebilecek deyimlerimiz.

a) Çam devirmek.

b) Pot kırmak.

c) Çuvallamak.

d) Saçmalamak.

Bunların hepsinin ortak özelliği farkına varmayarak birini kıracak söz söylemeyi veya davranışı anlatmasıdır. Bu deyimlerle özetleriz yaptığımız hataları. Gün gelir çam devirmek deriz, gün gelir pot kırmak deriz. Argo deyime başvururuz canımız isterse. O zamanda çuvallamak deriz. Davranışları denetleyemeyip söz söylemeyi beceremeyerek hata yapmaya da saçmalamak deriz. Her ne hal üstüne olursa olsun bunların hepsi insana özgü şeylerdir. Her ne kadar gülsek te, her ne kadar kızsak ta hatalar hep vardı, hep vardır ve hep var olacaktır. İyisi mi biz bu hatalara sadece gülüp geçelim. Hayatın süsü, neşesi olarak hatırlansın.

Yaşandığı zaman insanı üzen, üstünden zaman geçince hatırlandığında neşelendiren hatalar hikâyelere, fıkralara konu olmuştur. Bugünde küçük bir hatadan söz eden bir hikâyemiz var sevgili okurlarım. 26 Haziran tarihli köşe yazımdaki hikâye bana aitti. Altına adımı yazmayı unutmuşum. Bu hikâye Dr. Faruk Öndağ’a aittir. Çuvallama Sanatı isimli kitabından alınmıştır.

Beğeneceğinizi umarak virgülüne dokunmadan sizlere sunuyorum.

*

ALT KATTAKİ PUŞT

Devlet memurluğu işte, bir bayramı daha gurbette geçirmek zorunda kalmıştık. Bayramın ilk günü öğleden sonra kapımız çalındı. Kapıyı açtığımda karşımda daha önce hiç görmediğim çoluklu çocuklu iki aile tebessüm ederek duruyorlardı. Bizim hanım sağolsun:

- “Aa hoş geldiniz, ne iyi yaptınız.” diyerek hanımlara sarıldı. Ben de kibarca beylerin elini sıktım ve eve buyur ettik.

Ben adamları hiç tanımıyordum ama hanım kadınlara o kadar sıcak davranıyordu ki içimden hanımın arkadaşları herhalde, diye geçirdim. Sonradan öğrenecektim ki hanım da karşısındaki bayanları hiç tanımıyormuş. O da herhalde bizim beyin arkadaşları diye düşünerek misafirleri el üstünde tutmaya çalışıyormuş.

Karşımdakileri tanımadığım için mevzu havadan sudan devam ederken futboldan sağlam bir damar tutturduk. Ah futbol, sen nelere kadirsin! Fenerbahçe, Beşiktaş derken muhabbet koyu-laştı.

Bu arada hanım gerekli ikramları yapıyor, çayımızı kahvemizi eksik etmiyordu. O sırada bu tuhaf misafirlerimizin çocukları ve bizim çocuklar bir araya gelmiş bir o odaya bir bu odaya koşturuyorlar, ortalığın tozunu attırıyorlardı.

Bir ara çocukların gürültüsü ayyuka çıkınca misafir beyefendi kendi çocuklarını daha az gü-rültü yapmaları ve komşuları rahatsız etmemeleri konusunda biraz da sertçe uyardı. Ben iyi ev sahipliğine öylesine soyunmuştum ki koltuğa iyice yaslanıp boşver anlamında elimi sallarken:

-“Boşver be hocam. Bugün bayram. Karışmayın çocuklara, dilediklerince eğlensinler. Hem zaten alt kattaki puşt üç aydır gürültü yapıyor biz sesimizi çıkarmıyoruz. Biraz da onlar bizim gürültümüzü çeksinler.” dedim şirince.

Fakat adam kızardı bozardı:

-“Abi alt katta biz oturuyoruz.” dedi.

Başımdan aşağı kaynar suların nasıl döküldüğünü anlatamam. Bu sefer ben kızarıp bozarınca Allah’tan misafir beyefendi -alt kat komşum- mizah anlayışı olan bir adam çıktı da bastı kah-kahayı. Ortamda esen soğuk rüzgârlar da bu kahkahayla dağılıp gitti.

*

Yazarın notu:

Dostlar; olay hayatı başarılarla dolu emekli bir Tabip Albay dostumuzun başından geçmiş gerçek bir hikâyedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6