Sosyal medya günümüzün vazgeçilmez bir tutkusu haline geldi. Hayatımızı tamamen etkileyen, hayatımızı kolaylaştırsa da bizleri tamamen yalnızlığa mahkûm eden sosyal bir ağ. Sosyal medya psikolojimizi tamamen etkiliyor. Yaşayacağımız o günü nasıl geçirmemiz gerektiğini tamamen sosyal medya karar veriyor.

Sosyal medyadaki profillere baktığımız zaman genel olarak çok mutlular. Peki, bu mutluluk gerçek mi? Ben bu mutluluğun gerçek olduğuna inanmıyorum. Paylaşılan karelerde ‘mış, miş’ gibi yapıyoruz. Yoksa bu kadar ekonomik sıkıntının, haksızlığın, kadın cinayetlerinin, hayvan tecavüzlerinin, adaletsizliğin, bunalımın olduğu zaman da bu kadar mutlu olmak normal değil. İnsanlar kendi mutsuzluklarını, geçim sıkıntılarını, faturaları nasıl öderim derdinden uzaklaşmak adına kendilerine sanal, gerçek olmayan bir dünya yaratıyorlar.

Gerçek olmayan bu hayal dünyasında yaşamak onları gerçeklikten uzaklaştırıp biraz da olsa mutlu ediyor. O yüzden insanlar bu sanal gerçek dünyayı çok seviyorlar ve bu dünyadan gerçekliğe dönmekte zorlanıyorlar. İnsanlar bu sanal dünyadan çıktıkları an anlıyorlar sanal dünyanın onlara yalancı mutluluk verdiğini. İnsanlar sanal dünyada yaşadıkları yalancı mutluktan çıkıp gerçek hayatı yaşamaya başlayınca, sanal dünyadaki gerçek mutluluğu bulamayınca ya intihar ediyorlar ya da boşluğa girip savrulup gidiyorlar.

İnsanlar sosyal medyada kendilerine gerçek olmayan profiller yaratarak kendi benliklerinden, yaşamlarından çıkarak gerçekliği yansıtmayan farklı bir profil oluşturuyorlar.  Peki, insanlar neden kendilerine sanal bir gerçeklik yaratmak zorunda kalıyorlar? Çünkü gerçek hayatta yaşayamadıkları hayatı sanal gerçeklikte yaşıyorlar, inanıyorlar, inandırıyorlar. Maalesef ki bu şekilde kaç kadın ve erkek yanlış yollara giriyor.

Peki, bu sanal gerçeklik neden kaynaklanıyor? İnsanlar neden kendilerine sanal bir dünya yaratmak zorunda kalıyor? Bunların birkaç nedeni var tabi ki. İlgi eksikliği(ilgi ihtiyacı), öz güven eksikliği, gerçek hayatta kendini ifade edemem gibi uzayıp gider bu liste.  Peki, bunlar neden kaynaklanıyor çocukluk yaşlarda ailelerin çocuklara ifade özgürlüğü vermemesinden kaynaklı öz güven eksikliği, insanlar baskı altında oldukları için fikirlerini özgürce söyleyemedikleri için kendilerine sanal gerçeklik yaratarak orada yaşamayı daha çok seviyorlar.

Bu yazıyı yazarken rahmetli babaannemin anlattığı bir hikâye aklıma geldi.  Çok eski zamanlarda bir padişah ve bu padişahın veziri varmış. Bu vezir padişahın her dediğini onaylar kendi fikrini hiçbir zaman açığa çıkarmazmış padişah bu duruma çok sinirlenerek ‘ vezir senin hiç kendi fikrin yok mu? Neden her dediğimi onaylıyorsun’ demiş. Vezir de ‘Padişahım tabi ki kendi fikirlerim var ama ya o fikirlerimi beğenmeyip beni dışlarsınız diye korkuyorum’ demiş.

Şimdi bu hikâye ne alaka diye soracaksınız ama işin aslı şu insanların kendilerine sosyal medyada yarattıkları hayatta insanlar onları dışlayacak korkusuyla her söylenene evet diyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6