banner10
Öne Çıkanlar Kazımpaşa Birlikspor Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını ekmek avm VERİSORUNU

‘KAPLUMBAĞA GİBİ  EVİMİZ SIRTIMIZDA’

ÇALIŞMAYA DEVAM

AFAD Birlik Müdürü Özge Aktaş Panta, “Bizim 4 ekibimiz, 8 de birimimiz var. Bu 4 ekip, 12-36 olacak şekilde nöbet tutuyor. Bir de gündüz saat 08.00’den saat 17.30’a kadar çalışan gündüz personelimiz var. Saat 08.30’da ekibin biri nöbetini bıraktı. Nöbetçi ekip akşam saat 20.30’da tekrar nöbetini tutacak. Bizim 4 ekibimiz böyle dönüyor. Birinci ekip nöbeti alıyor, 2’nci ekip bırakıyor. Bu böyle devam ediyor. Burası hiç boş kalmıyor. Nöbetçi ekiplerimizin her gün kendilerine özel araçları var. O araçlarına bir bakımları var. Her sabah düzenli olarak ekiplerimiz yürüyüş yapıyorlar. Bizim burada 3 farklı eğitim vardı. Normal şartlarda da bizim çoğu Sakarya’dan olmak üzere, fabrikaların arama-kurtarma ekipleriyle ekiplerimiz çalışmaya devam etmekte” ifadelerini kullandı.

TÜM PERSONELİN KATILIMIYLA

Panta, “Yine şehir dışından İstanbul’dan, Kocaeli’nden, Ankara’dan farklı illerden de bizden eğitim almak için müracaat etmektedirler ve bir plan dahilinde ekiplerin eğitimlerini biz yapıyoruz. Gün içerisinde eğitimlerimiz sürekli devam ediyor. Eğer dışarıdan eğitim yoksa bazen her ikisini de yapabiliyoruz. Hizmet içi eğitimlerimiz kapsamında bizim ayda yapmamız gereken tatbikatlarımız var. Çünkü afet müdahale kapsamında yapmamız gereken arama-kurtarma çalışma grubu ve KBRN çalışma grubu dahilinde yer alan tatbikatlarımız var. Tatbikatlarımızda çok iş yoğunluğu yoksa, eğer planlıyoruz 1 hafta öncesinden ve tüm personelin katılımıyla ve de destek çözüm ortaklarımızın katılımıyla da gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.

HER AN GÖREVE HAZIR

“Bizim burada kademede araç bakımları yapılıyor. Lastik değişimlerini yine kademede kendi şartlarımızda yapıyoruz” diyen Panta, “Bunu bu sene ilk kez yapıyoruz. Bu da ciddi bir maliyetten devleti kurtarmış olmak anlamına geliyor. Sabah sporumuz var. 08.30 - 09.30 saatleri arasında. Saat 15.30’dan sonra futbol maçları yapılabiliyor. Öğle arası yemekten sonra yine bir voleybol maçları gerçekleştiriliyor. Bazen biz kendi aramızda da yapıyoruz. Bizim bütün işlerimizin dışında da il afet ve acil durum yönetim merkezimizden gelen ihbarlar neticesinde de her an göreve hazır vaziyette bulunan nöbetçimiz, çıkış emrinin gelmesinin ardından çıkışını gerçekleştirmekte” diye belirtti.

PERSONEL GÖREVLENDİRMESİ

Panta, “Bize gelen ihbar ve çıkış emrinin olayın mahiyetine bağlı olarak diyelim ki bizim buradaki nöbetçi ekibimiz KBRN ekibiyse ve olay su üstü ekibiyse hemen takviye personel görevlendirmesi yapıyoruz. Evlerden gerekirse dahil oluyor arkadaşlar. Lojmanımız var. Hem yakınımızda 40 dairenin olduğu ve 32 personelimizin de oturduğu lojmanımızdan gerekirse personel takviyesi yaparak, o işin asıl uzmanları kimse olayın mahiyetine, durumuna göre ayrıca nöbetçi ekibin dışında da personel görevlendirmesi yapabiliyoruz. Şehir dışına gidilecekse belli bir hazırlık sürecimiz var. Şehir içinde de olacaksa ona göre bir çalışma var” dedi.

KANITLAMIŞ OLDUK

Panta, “Yaklaşık 2 dakika içerisinde bizim çıkışlarımız gerçekleştiriliyor. 2 sene önce Uluslararası İNSARAK kurallarının uygulandığı bir sınava tabi tutulduk başkanımız tarafından. Bu İNSARAK sınavını geçtikten sonra da yine uluslararası çalışmalarda görev alacak kapasitedeki ağır arama-kurtarma ekibi olduğumuzu da kanıtlamış olduk. En son bizim arkadaşlarımız Mozambik’teki sel felaketinde görevlendirildiler. Farklı yurtdışı görevlerinde de görevlendirme olduğu durumunda, biz her an göreve hazır vaziyette çıkışlarımızı gerçekleştirebiliyoruz.  Bizim yine 08.00-17.30 saatleri arası dediğimiz haftanın 5 gün çalışan personellerinin çıkışları oluyor. Yine biz servisimizle buradan saat 17.30’da çıkıp, merkeze hareket ediyoruz. Diğer nöbetçiler dönüşümlü bir şekilde burada devam ediyorlar. İşleyişimiz bu şekilde” ifadelerini kullandı.

BİZİM İŞİMİZ BÖYLE

Sivil Savunma Uzmanı Yasin Savaş, “Bizim kurum diğer devlet kurumlarına benzemiyor. Her an ne olacağı belli değil. Bir bakmışsınız buradasınız, bir bakmışsınız Türkiye’nin öbür ucundasınız, ya da yurtdışındasınız. Artık ailemiz, çoluğumuz-çocuğumuz da alıştı bu duruma. Bir nevi kaplumbağa gibiyiz, evimiz sırtımızda. Çantamız odada her zaman hazır durur. Genellikle işim olduğunda eve telefon ediyorum ‘İşim var’ diye. Bizim işimiz böyle. Hem ben, hem arkadaşlarımız birlikteki arkadaşlarımı hiç kimseye değişmem. Beraber gideriz, beraber çalışırız. Bizim buradaki arkadaşların ailelerinin de birbirine destek olması gerekiyor. Personel gidiyor 1 ay yok mesela. Aile burada kalıyor. Her zaman birbirimize destek oluyoruz. Çocuğu hastalansa hemen göndeririz araç, çocuğunu hastaneye götürürüz” dedi.

ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ

Sivil Savunma Uzmanı Mustafa Avcı, “ Zor bir iş yaptığımızın farkındayız. Oradaki arkadaşların aklı ailesinde kalmasın istiyoruz. Onun için elimizden geleni yapıyoruz. Gittiğiniz zaman ailenize sahip çıkacak insanlar var. Biz göreve giderken ailesini birine emanet etmesine gerek yok. Biliyor ki arkamda olan biri var. Çünkü gittiğimiz yerdeki işleri çok ciddi. Gidip oradan enkazdan birilerini kurtarmaya uğraşacak, ama ‘Acaba ailem burada ne yapıyor?’ diye düşünmeyecek. Birbirimizle her zaman iletişim halindeyiz. Enkazda çalışırken düşünmüyorsunuz bir sıkıntı yaşarım diye.  Çünkü arkamdaki arkadaşıma güveniyorum. Sonuca ulaştığınız zaman ki hazzı hiçbir şey karşılayamaz. Ne bir para, ne bir mal varlığı önemli değil. Hayat kurtarmak çok güzel. Gazetelerin 3ncü sayfalarında yazdığı haberlerin biz içerisindeyiz. İşimiz bu çünkü. Çalışanın psikolojisi var, afetzedenin psikolojisi var, personel ailelerinin psikolojisi de var” sözlerine yer verdi.

NASIL GEÇTİĞİNİ ANLAMIYORUM

Çay ocağında çalışan Hanife Yalnızoğlu, “Günlerimiz çok güzel geçiyor. Sabah saat 08.30’da geliyoruz, saat 17.30’da çıkıyoruz. Yemek dağıtıyorum, çay isterlerse çay servisi yapıyorum, temizlik yapıyoruz. O kadar güzel geçiyor ki günümüz, nasıl geçtiğini anlamıyorum. Hele de yaz ayalarında çok iyi oluyor. Buraya dış kapıdan içeriye girince içimize huzur geliyor. Çay ocağının buradan dışarıya bakınca o dağdan duman iniyor, kalkıyor. Bana Karadeniz’i hatırlatıyor. Ben çalışmayı çok seviyorum. İş beni yormaz. 3 çocuğum var. 16 yaşında ikiz erkek çocuklarımla, bir kızım var. O da anasınıfında öğretmenlik yapıyor. Çocukları artık büyüttük, kendi kariyerimizi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

BURADA YAŞLANDIM

Çay ocağında çalışan Hanife Coşan, “Benim burada işe başladığım 15 yıl oluyor. Burada yaşlandım. Burada biz akraba, kardeş gibi olduk. Öyle kötü bir zamanımız olmuyor. Böyle bir işyeri bu zamanda bulunmaz. Şansımız böyle bir yerde çalışmak. Bugün üniversite mezunlarımız bile iş bulamıyor. Benim 3 çocuğum var. Küçük çocuğum buraya girdiğimde 6 yaşındaydı. Ötekiler de küçüktü. Zaten küçüğüm burada büyüdü. Eğitimlerin verilmesi çok güzel oluyor. Farklı farklı insanların gelmesi kurumumuzu şenlendiriyor. Kaynaşıyoruz hemen gençlerle. İş yerimizde çok mutluyuz” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6