90'ların sonlarında teknolojinin gelişmesi ile birlikte bilgisayardan animasyon yapma imkanı doğdu.

Çizgi filmleri elleri ile çizen karikatüristler, sanal ortamın gerçeğinin yerini tutamayacağını savundular ve teknolojiyi reddettiler.

Teknolojiye ayak uydurup, bilgisayar öğrenen karikatüristler daha güzel paralar kazanarak daha kalıcı işler yaptı.

Teknolojiye yüz çeviren karikatüristler ise zamanla işsiz kaldı.

Bu politikada yol alan yapımcı firmalar battı.

Tarih tekerrürden ibaret.

Salgın ortamında dijital değil de 'kâğıt' üzerinde yayın yapmakta direnen medya organlarını anlamak çok zor.

Sokakta gazete alacak insan yokken bile basım hayatına devam eden kuruluşlar bundan 10 sene sonra İletişim Fakültesi derslerine konu olacak.

İletişim tarihi dersinde zamanında matbaayı reddedip böyle büyük bir imkan varken hala el yazısında ısrar eden hattatları dalgaya alıyoruz.

Bundan bir süre sonra da bizim Sakarya basını dalga konusu olacak.

Bildiğiniz gibi patronlar geçen gün Basın İlan Kurumunun verdiği imkanları değerlendirmek için bir araya geldi.

Basın İlan Kurumunun dediği açık, “Tüm kurumlar anlaşırsa, gazeteler günde 2 tane olmak üzere dönüşümlü çıkacak”

Patronlar anlaşamadı…

Ve ileriki dönemlerde ders kitaplarına girmeye hak kazandılar.

Ya da basın emekçilerinden birinin kendisine ya da ailesine korona yüzünden bir şey olursa vebal almaya hak kazandılar.

Gazeteciler Birliği ve Cemiyetinden konu ile ilgili itiraz ya da bir açıklama bekledim. Olmadı.

İşte Sakarya’nın özeti de tam da buydu;

“Bir türlü olamayanların avuntusu”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6