SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Aydın Göle

EFRAİM DİKMEN VE RECEP TEMEL COŞGUN

EFRAİM DİKMEN VE RECEP TEMEL COŞGUN
Bu haber 25 Mayıs 2019 - 11:34 'de eklendi ve kez görüntülendi.

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Bu hafta içinde iki dostumu, iki kardeşimi kaybettim. Dün sabah telefon sesiyle uyandım. Arayan kan kardeşimdi. Asıl adı Recep Temel (“Temel” adı annesinden, ilk ve tek çocukları olduğu için evimin temeli olsun diye düşünmüş annesi ve oda evin temeli olmuş. Anaya babaya bağlı hayırlı bir evlat.. sokağının eski insanları onu “Temel” tanıyor, yenilerse Coşkun.) Coşgun’un 13-14 yıldır boğuştuğu kanser hastalığına yenik düştüğünü sabaha karşı hastanede vefat ettiğini söyledi. Her gece konuştuğumuz İstanbul’daki kardeşim Coşkunda gece Efraim Dikmen’in kalp krizi geçirerek vefat ettiğini söylemişti. Geceden şoke olmuştum zaten. İkinci ölüm haberi ile iyice sersemledim. İşte bu yüzden dizi yazımıza ara verip bu yazıyı yazıyorum sevgili okurlarım.

 

Efraim Dikmenle 1973’ten bu yana 46, Recep Temel Coşgunla 1991’den bu yana 28 yıllık dostluğumuz vardı.

 

Efraim Dikmen Ali Dilmen Lisesinin ortaokul bölümünde kardeşim Coşkunla aynı sınıfta okudu. İlk başlarda Göçmen evleri semtinde otururlarken şimdi altı ayrı sokak olan Kamer Sokağa ev yaparak taşındılar. Aynı sokağın başında biz, sonuna doğru onlar vardı. Annelerimiz de iyi anlaştılar. Öyle olunca kardeşim Coşkun ve ben onların balkonundan, Efraim de bizim bahçeden eksik olmadık. Nerde acıkırsak orda annelerimiz “sanayağlı” ekmek verirdi bize.

 

Dokuz taş ve üç taş misayı, damayı, tavlayı birlikte öğrendik. Onlar liseye giderken Resul Ekmek Fırını sokağımızda ekmek büfesi açmıştı, ben orda çalışırken bana gelirdi. Böylece  beraberliğimiz sürdü. Kardeşimle birlikte sanat okulu sınavlarına girdiler. O kazandı kardeşim kazanamadı. İlk ayrılık böyle başladı. İkisi üniversite sınavlarına girdi, kardeşim Şişli Siyasal’ı kazandı. Rahmetli o yıl bir yeri tutturamamıştı. Tank palette çalışırken sınavlara hazırlandı. Ertesi yıl Konya mimarlığı kazandı. O yıllarda dersler ders, eğitimler eğitimdi. Dersaneler yoktu. Okul eğitimi sınav kazanmaya yeterdi.

 

Okullar bitti. Asker oldular. İkisi de aynı dönemde kısa dönem, üç ay askerlik yaptılar. Efraim şehrimizden ayrılmadı. Mesleğini burada icra etti. 1994 yılında DSP’den Adapazarı Belediye Başkanlığına aday oldu. Bizim sokakta otururlarken öğretmen bir kızla evlendi. İlk çocukları burada doğdu. Kardeşim Coşkun İstanbul’da işe girdi ve ordan bir kızla evlendi, orda kaldı. Ama Adapazarı’na her gelişinde buluşurlardı. Arkadaşlıkları hiç eksilmedi, hiç kesilmedi. Bende nerde görsem ilgisiyle mutlu olurdum. Çocukluk, gençlik arkadaşlıkları anlatılır bir şey değildir. Akrabadan bile üstündür o arkadaşlıklar. Bir hafta önce bir gün beni telefonla aradı. Konak hastanesinin yanında oğluna diş polikliniği açtıklarını, engellilere yüzde altmışa varan indirimler uygulamak istediklerini belirterek, derneğimizle protokol imzalamayı teklif etti. Oysa biz derneği kapatmıştık. Selim Özen’in telefonunu verdim. Görüşüp görüşmediklerini bilmiyorum. Allah rahmet etsin.

 

Recep Temel Coşgun’u Tüvasş hekimlikte memur olarak çalışırken can dostum rahmetli Erdinç keşfetmiş ve bana getirmişti. Zengin repertuarı, sahne hâkimiyeti kırk yıllık sanatçılara taş çıkartırdı. Birlikte çalışmaya karar verdik. Çok verimli işler yaptık. O kadar çok anısı var ki.. hepsi birbirinden renkli.

 

İnsan arsızıydı Coşkun. Sevdiklerini coşkuyla severdi. Kaptırdı mı büyük bir coşkuyla hararetli, hararetli ve iri puntolarla konuşurdu. Her sözü manşetti. Bunun için ona sahne adı olarak Cemre Coşkun adını vermiştim. Genç kalma sevdalısıydı. Genç öldü. 58 yaşındaydı henüz.

 

Babamızı kaybettiğimiz sırada Recep Coşgun’un boynunda ve vücudunda sayısız yumru çıktı. Gatada yapılan araştırmalarda lenfoma kanseri olduğu anlaşıldı. 1. Evrede yakalamışlardı ama durduramadılar. Belli zaman aralıklarıyla evreler ilerledikçe ölüm yaklaştı. O evrelerde yaşadıklarını biliyorum. Kolay değildi, ama o bir üstesinden gelmeyi başarmıştı. Umuttepe Hastanesi onun ikinci adresi olmuştu. Doktorlar ve hemşireler ailesinden birer bireydiler onun için. Sıcakkanlılığıyla etkilemeyeceği kimse çok azdır. Diyorum ya insan arsızıydı. Bir kere görenin bile mutlaka aklında kalırdı. Şefkatli, merhametli, cömert, yardımsever biriydi. Saat kaç olursa olsun onu imdada çağırabilirdiniz. Annesine ve çocuklarına olan düşkünlüğünü anlatmaya ben kelime bulamam. Allah rahmet etsin.

 

Bu dünyadan iki insan geçti. Bütün öncekiler gibi iki insan. Vardılar; şimdi yoklar. Hiç tanımsanız bile bu bile hüzünlenmeye yeter. Ya sevenlerine ne demeli.. Allah sabırlar versin.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA