HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Kadere inanmaz değilim. Hayat yaşanırken olacakları beklemek biçiminde açıklanabilecek kaderciliğe itibar etmem. Bana göre başı sonu belli olan şeydir kader. Doğmak ve ölmek gibi. Arasını doldurmak, bir hikâye oluşturmak bize bırakılmıştır. Eğer öyle olmasaydı günahla sevabın bir değeri olmazdı. Bu konuya dair, dediklerimin dışında olumlu veya olumsuz önermelerde bulunan olabilir. Önemli olan özdür. Özse, hayat yaşanırken bizim yönlendirmelerimizdir.

Bu değerlendirmenin ışığında dört altın kurala bakalım. Bu kuralların kadercilik olup olmadığına siz karar verirsiniz.

⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

Birinci Kural : ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

“Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır. Ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.”

Hayatımız boyunca önümüze birçok kişi çıkar. Başta çocukluk, ardından öğrenim hayatı içinde ilk, orta okul, lise ve üniversite arkadaşları, iş arkadaşları, oyun arkadaşları, futbol takımı arkadaşları, hayat arkadaşı.. say say bitmez. Kimi uzun sürer kimi kısa, bu arkadaşlıkların. Hepsi doğru arkadaşlıklardır denebilir mi? Kaç arkadaş hayatımızı etkiler bizim. Etkileyenlerde dur ben seni etkilemeye geldim diyerek mi hayatımıza girerler? Karşılıklı bir yakınlık kurularak bu etkileşim sağlanıyor olamaz mı? Soruların cevabı “hayır” olursa hayat “armut piş, ağzıma düş” mantığında gelişir demektir. 

⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

İkinci Kural : ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

“Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiçbir şey, hem de hiçbir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. Şöyle yapsaydım böyle olacaktı gibi bir cümle yoktur. Hayır! Ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır. Dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”

Yaşanıp bittikten sonra elbette hiçbir şey değiştirilemez. Çünkü hayatta ne yaşanıyorsa bir kereliktir; bir ikincisi yoktur. Dedik ya, yaşanıp bittikten sonra.. yaşanırken görülen fayda veya zarar üzerine ne çok karar değiştiririz. Aynı yerde kalıp sonu beklemek aptallıktır. Akıl ve duygular buna izin vermez zaten. İyi ve kötü bazı rastlantılar bizi etkilese de hastalıklar hariç (kimi hastalıklar bizim eksiklik yada bilgisizliğimizle gelişir) ki onlara da müdahale ederek denetimi elimizde tutmak isteğimizle hayatımızı yönlendiririz.

⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

Üçüncü Kural : ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

“İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.”

Burda gözlem gücünden söz edilmiyor. Herkes bir şeylere başlar ama kimler başarılı olur? İşte burda devreye bence gözlem gücü girer. Bunu reddedecek kişinin başarılı olma şansı yoktur.

⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

Dördüncü Kural : ⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

“Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğumuz bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.”

Eksik ama doğru bir tespit. Bazı şeyler kendiliğinden bittiği gibi, bazı şeyleri de biz bitiririz. İyi veya kötü her biten şeyin bize bir tecrübe kazandırdığını kabul etmezsek olmaz. Tecrübelerimiz kadar gözlem gücüne sahibiz zaten.

⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

Hayatı sevmek, hayatın tadını çıkarmakla mümkündür. Hayatsa başkasının elleriyle kazanılmıyor. O çaba gerektiren bir şeydir. Beklemekle hayat sürülmez. Sadece tembeller ordusu yaratır. Oysa insanın kendine verebileceği hediyeyi kimse vermez. O hediyede hayattır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6