SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Aydın Göle

DİLİMİZ TÜRKÇE 2

DİLİMİZ TÜRKÇE 2
Bu haber 21 Mayıs 2019 - 11:10 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Dil kültür ürünüdür. Kültürü yaşam biçimi, yaşam biçimini üretim, düşünce ve inanç ilişkileri doğurmuştur. Geçmiş çağların izleriyle zenginleşerek, bugünle yaşamı yüklenerek kavramlar, terimlerle yeni kültürlere, yeni buluşlara doğru yol alır.  Bu durum dili unutulmaktan korur, yaşayan dili oluşturur. Bir toplumun dili bize o toplumun karakterini ortaya koyar. Denizci bir toplumun dilinde denizci kavram ve terimlere rastlarsınız. Aynı şekilde tarım toplumunun, sanayi toplumunun, savaşçı toplumun, barışçı toplumun kavram ve terimleri de kendilerine özgüdür. Bütün bunlar ses bayrakları olarak karşımıza çıkar. Her dilin sesi farklıdır. Kelimeden söz etmiyorum, ortaya çıkan müzikal sesten söz ediyorum. Kim bilir ne olayların eseridir bu sesler? Bütün yaşananlar dile yansımıştır. Bizler yaşanmış deneylerin mirasını yerken tıpkı arılar gibi yaşadığımız çağa uygun yeni bir ürünün doğmasını sağlıyoruz. Örnek olarak elli altmış yıl önce kimsenin bilmediği bugün kullandığımız bilgisayar kelimesini gösterebiliriz. Bu kelimenin ardından uluslararası ağ olan internetin gelmesiyle veri, bilgi bankası gibi kelimelerde akla gelmelidir.

Dil yaşam gibidir, yerinde durmaz, daima yenilenir, gelişir.

Dilin müzikle ilgisi vardır. Tabii Türkçe’nin de. Konuşma bile bir müziktir aslında. Güzel konuşanlar bu müziği kulağımıza iletirler. Orda da bir ritim, bir melodi vardır. Konuşma hızı, doğru söyleyiş (telaffuz), güzel ve Türkçeye terbiye edilmiş sesle konuşmak kendiliğinden bir müziği oluşturur. Çağların içinden gelen dile ait sesler, milletin gırtlağı (hançeresi) diğer milletlerden farklılığının müzikal göstergesidir. A. Yağmur Tunalı’nın sözüyle; “Dillerin ve tabii Türkçe’nin binlerce yıllık mâcerâsını bu müzikal geçmişte aramak gerektiğini bilmek lazımdır.”

Bundan sonrasını A. Yağmur Tunalı’ya bırakalım.

“Dilin şekillenmesi ve konuşulması müzikle yakından ve derinden ilgilidir. Dolayısıyle müzik geçmişimiz bu açıdan da araştırılmalı, bilinmeli ve anlaşılmalıdır. Lehçe ve ağızlardaki söyleyiş farklılıklarını da müzikten hareketle anlamak mümkündür. Halk müziğimiz, ondan yarattığımız akademik müzikler ve doğuya doğru Türk illerinde icra edilen Türk müzikleri söyleyişi doğrudan etkiler. Bu, nesiller boyu esası değişmeyecek kadar kuvvetli bir ses geleneğine dayanır. Genetik şaşmaz kanunlarıyla devrededir.”

Genetik kanunlar, kurallar uzun zaman içinde çok yavaş biçimde gelişerek değişebilir. Bunu eskiyle yeniyi kıyasladığınızda görebilirsiniz. Özel dönemler dışında büyük sıçramalara rastlanmaz. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi böyle bir sıçrama dönemidir. Saray müziği diyeceğimiz Klasik Türk Musikisi ve bugün Türk Sanat Müziği dediğimiz müzik böyle zamanın ürünüdür. Tarihi müziğimizi incelediğimizde o dönemin şiirlerine de rastlarız. İstanbul Türkçesi dediğimiz lehçe o şiirle, o müzikle bezenerek konuşulmuştur. Daha kibar, daha nazik bir üst yapı dilidir o lehçe. Nede olsa payitahtın, (taht merkezi, yani başkent) bir başka deyişle der saadetin (mutluluk kapısının) dilidir o. Konuşanı da üstündür, konuşulan lehçede. Bugün hala dilimizde Anadolu’dan aldığı büyük göçlere rağmen İstanbul ağzı denen lehçe varsa o zamanlardan mirastır. Kelimeler kurallar değişmiş bile olsa ses rengini korumuştur. Bundan sonrasını hayal edemiyorum. Çünkü o lehçeyi oluşturan müzik tarihe gömülmüştür. Çünkü Türk Sanat Müziği sadece icra boyutunda vardır. Yeni besteciler, dolayısıyla yeni eserler artık çıkmıyor. Bu kanadın Araplaştığını okunan ezandan, okunan dini müzik “ilahi”lerden bile anlarsınız.

Bu işin bir boyutudur ve burada kalmaz. Pop müziğin, rap müziğin dilimize verdiği zararlarda vardır. Bunlardan söz etmesek olmaz.

DEVAM EDECEK

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA