SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
İsmail Erken

Bizim stat müze olsa…

Bizim stat müze olsa…
Bu haber 08 Kasım 2018 - 11:47 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sosyal Medya’da geçtiğimiz günlerde #bizimstatmüze olsa tag’ine denk geldim.  Uzun süre atılan bütün tweetleri tek tek okudum. Sakarya Atatürk Stadyumu’nu ikinci evi olarak belleyen benim için okudukça duygulanmamak elde değildi.

Bir tweette “Yeni doğan kızıma orda yaşadıklarımızı ve kazandığımız güzel dostlukları hem anlatır hem yaşatırdım” yazıyordu. Belki de en vurucusu o oldu benim için.

Düşünüyorum da yarın öbür gün çocuğuma anlatacağım, “Körfez’e dört attık yediremediler, bir tane de kendi kalelerine attılar” “Sahaya bir girişimiz var bütün rakip tribün korkudan 20 kişilik deplasman tribününe kaçtı” “Kaptan Levent attığı golden sonra hüngür hüngür ağladı” “Tam da her şey bitti derken Kerem mükemmel bir röveşata ile puan aldı” diye.

Peki ben bunları anlattıktan sonra çocuğum “Bana bunlar nerede oldu?” derse ne yapacağım. Maalesef kafamı öne eğeceğim stadı kaybettiğimiz için. En azından bizim stat müze olursa elinden tutup götürebilirim.

Şunu söylemeden de edemeyeceğim stadı kaybetmemizin acısı da tarif edilemez derece… Şehir olarak maalesef bu oldu bittilere karşı duramıyoruz.

Atatürk Stadyumu…

Aslında şöyle diyebilirim, Atatürk Stadyumu ailemizden biri gibiydi. Ailesinden bir büyüğünü, annesini, babasını, abisini kaybeden biri bu duyguyu çok iyi anlar…

Onlarla tanıştığımız günü hatırlamayız maalesef. Ama kaybettiğimiz gün hiç aklımızdan çıkmaz.

İşte Atatürk Stadyumu da öyle benim için. Daha 3 yaşındayken babamın omuzlarında tanışmışım bizim stat ile ama hatırlamıyorum. Ya kaybettiğimiz gün? İşte o günün acısını ise ölene kadar taşıyacağım.

Ya da şöyle diyelim, belki bugün hayatımızın aşkına merhaba dedik. O merhabanın ileride nelere dönüşeceğini bilmeden…

Sakaryalı birçok genç de ya babasının omuzlarında ya dayısının elinden tutarak ya da mahalleden arkadaşının kolundan tutup getirmesiyle merhaba dedi stadyuma. O merhaba dediği günün nelere başlangıç olduğunu bilmeden…

Şimdi ise o merhabaya doğru dürüst bir elveda bile sığdıramadı.

Hayat böyle işte bazen mecburen de olsa Elveda demek zorunda kalırız, ama her birimiz elveda dediklerimizi hatırlatan hatıralar taşırız.

Peki…

Bizim stat müze olsa elveda demek zorunda kaldığımızın hatırası orada yaşasa?

En azından acımız hafiflemese de hatıralarımızı yad etme şansımız olsa?

Keşke…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA