SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Aydın Göle

BİLİM VE GERÇEĞE YAKLAŞMAK

BİLİM VE GERÇEĞE YAKLAŞMAK
Bu haber 14 Mart 2019 - 11:32 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İçimizde ve dışımızdaki dünyayı gözlem ve deneyle akıl süzgecinden geçirerek bilgi edinme işidir bilim. Canlı cansız ne varsa, insan topluluklarını, evreni, gene insan için belli metotlar içinde edinilen bilgileri kayıt altına almaktır. Bir incelemenin insanlık için ortak bilgi haline gelebilmesi aynı gözlem ve deneylerle uğraş veren herkese aynı bilgileri vermesine bağlıdır. Bu sağlandığı durumda o gözlem ve deney bilimsellik kazanır.

 

Yalnız ilk yola çıkışta tahminler doğru çıkmayabilir. Bunun doğruluğunu verecek veya vermeyecek şey deneydir. Deneyle edinilen tecrübeler yeni gözlemlere ve deneylere yol açtığı ölçüde bilimsel ilerleme gerçekleşir. Tahminler deneylerle doğru çıkarsa doğru düşünülmüş, doğru gözlem yapılmış diyebiliriz.

 

Bilgi sahibi olmak önce bizim ilgimizi gerektirir. İlgimiz oranında nesne veya şeyler hakkında bilgimiz gelişirken onu derinleştirmeye, anlamlaştırmaya başlarız. Buda gözlem ve deney sonucu olabilecek şeydir.

 

Bilim, gök cisimleri gösteren teleskop, en küçük canlıları gösteren mikroskop, parçacık hızlandıran araçları deney ve gözlemlerinde kullanır. Bu bilim insanına beş duyuya bağlı günlük yaşamın gözlemlerinden çok farklı bilinmezi sunar. Buda sağduyudan farklı bir şeye kapı açar. Bunun adı bilimsel yöntemdir. Bilimsel yöntemde önsezilere yer yoktur, sağduyu ile çoğunlukla doğrudan ilgi kurulamaz. Kurulamamasının sebebi ufkumuzun algılarımızla sınırlı olmasıdır.

 

Ufkumuzu genişletmek için hayatlarını veren bilim insanları olmuştur. Çünkü bağnazlık gelişmenin önünde hep settir. Bu set başka türlü kaldırılamazdı. Yazık olmuş bilim insanlarını saysak bitiremeyiz. O kadar çokturlar.

 

İşte onlardan biride Fransız Kimyacı Lavoisivierdir. Hayatıyla bir deney yapan bu bilim insanını meraklısı bilecektir. Hikâyesini adını bilmediğim bir yazardan virgülüne dokunmadan alıntılıyorum.

*

Fransız Kimyacı Lavoisier 51 yaşında iken, mahkeme giyotinle ölüme mahkûm eder. Boynunun vurulmasını beklerken kitap okumaktadır. Cellat, onu giyotine götürmek için yanına geldiğinde Lavoisier, nerede kaldığını unutmamak için kitabın arasına bir “kitap ayracı” koymuştur.

 

Lavoisier, giyotine giderken Matematikçi arkadaşı Langrange’i yanına çağırır:

“Kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam, insanın kafası kesildikten sonra bir süre daha beyin düşünmeye devam etmekte demektir.” Der.

 

Kafası giyotinle kesilir, sepete düşer ve gülerek iki kere göz kırpar.

 

Matematikçi Langrange diyor ki;

“Lavoisier’in son saniyedeki ispat arayışı, bilimselliğin yüzyıllar sürecek meşalesidir.”

İnsanları duyduklarına inanmaya değil düşünmeye davet ediyorum.

*

İnsanlar okuyup düşündüklerinde gerçeğe yaklaşacaklardır.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA