Gün içerisinde duyu organlarımızla birçok bilgi alırız. Her bilginin beynimizdeki varlığı uzun süreli olmayabilir. Kimi bilgiler yaşam sürecimizdeki bir duruma dayalı kalıcılığını korurken kimi bilgilerin varlığını önemsemeyiz.

Bilgi alma ve işleme düzeyinde her zaman kişinin mutlu olacağı sonuçlar ortaya çıkmaz. Bazı bilgiler mutsuz eder ve umutsuzluk yaratabilir. Bu durum düşünce sürecinde kişiyi çok rahatsız etmese de aslında devam eden süreçlerde etkileyebilir.

İlgi ve istek alanlarına göre bilgiler değişiklik gösterir. Görülen veya duyulan her bilgi kesinlikle doğru olmak zorunda değildir. Bilgi içeriği çok güvenilir kaynaktan gelmiş olsa da kişinin kendi eleştiri sisteminden geçirmesi önemlidir.

Eleştirmeden alınan bilginin ne gibi zararları olabilir?

Genel olarak kaygı bozukluklarında görülen tabloda internet araştırması veya çevre deneyimlerinden alınan bilgiler kaygı seviyesinde belirgin düzeyde artışa sebep olabilmektedir. Yüzeysel bir şekilde kaygı tablosuna baktığımızda bile kişinin eleştiri süzgecinden geçirmediği bilginin zarar verdiğini görebiliriz.

Düşünmek, analiz etmek genel olarak beyni dinç tutan zihinsel eylemlerdir. Eleştirme eylemine ise zihinsel koruma kalkanı dememiz yanlış olmaz.

Son aşama olan kodlama sistemi ise deneyimle doğru orantılıdır. Kodlama aşamasında bilgi kalıcılığı artar.

Güçlü beyinler fikirleri tartışır, vasat beyinler olayları tartışır, zayıf beyinler insanları tartışır.

                                                                                                                          Sokrates

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6