HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Balık deyince adlı yazı dizimizin bugünkü bölümüne balıklar hakkında edilmiş bir tümceyle başlayalım.

• Aklımdasın diyen balıklar, ömrümsün diyen kelebekler gördüm.

Bu söz Küçük İskender’e aittir. 3 temmuz 2019 yılında kaybettiğimiz şairimiz unutulmayı balık hafızası ve kelebeğin kısa ömrüyle tarif ediyor. Böyle sevgili, böyle dost olmaz olsun. Hayal kırıklığından başka bir şey bırakmazlar geriye.

Balıkları anlattığımız dizi yazımızın önceki bölümünde kaldığımız yerden devam edelim.

Balığın dümeni kuyruğudur, sağa sola dönüşlerini daha çok kuyruğuyla sağlar. Bu konuda şöyle bir bilgiye ulaşıyoruz.

“Balıkların harekette önemli rol oynayan değişik kuyruk tipleri mevcuttur. Çatallanmış kuyruk tipine ‘difiserk’, çatallı olup eşit parçalı olana ‘homoserk’, köpek balıklarında olduğu gibi çatalları eş olmayan kuyruk tipine de ‘heteroserk’ denir.”

Peki balık türü hakkında ne biliyoruz? Balığın kaç türü vardır sizce?

“Balıklar omurgalı canlılar içerisinde sayıca en fazla olanıdır. Çalışmalarda balık türünün 40.000 kadar olduğu söylenmektedir.”

Verilen sayı şaşırtıcı değil mi?

Devam edelim

“Balıkların günümüzde sportif ve akvaryumdaki değeri yanında büyük bir protein kaynağı ol-ması ticari değerini arttırmaktadır. Balıkların yeryüzündeki dağılımları o kadar geniştir ki, Antarktika sularında, sıcak tropikal sularda, acı sularda, tatlı sularda, ışığın ulaştığı dağ dere-lerinde veya insanların henüz ulaşamadığı oldukça derin ve karanlık sularda yaşayabilmektedir. Üç türlü beslenme görülür: Herbivor (otçul), karnivor (etçil) ve omnivor (hem et hem de bitkisel besin yiyenler). Yalnız çenelerinde değil, bütün ağız boşluklarında ve yutaklarında sıralanış ve şekil olarak birbirinden farklı birçok diş bulunur. Bu genelde beslenme şekillerine göredir. Bazılarında farinks (yutak) dişleri gelişmiştir. Yalnız Mersin balıklarında ve Demet-solungaçlılarda diş bulunmaz.”

Balığı tanımaya biraz ara verelim, balığa dair edilmiş sözlere bakalım. Kıyı şeridi olan ülkeler balık ve balıkçılıkla bir ekonomi oluştururlar. Bunlardan biride İrlanda’dır. Bir İrlanda atasözü şöyle diyor.

• Ağındaki delikler, içindeki balıklardan büyük olmasın.

Yani işini akılla yap, kullanacağın araç işine göre olsun. İşi şansa bırakma!

Balığı tanımaya dönelim.

Balıklar Görme organları, Tat alma organı, Dokunma duyusu ve his tomurcukları’na, İşitme ve yan organ’a (Yanal çizgi) sahiptir. Ayrıca bunlara Koku duyusu, Yüzme kesesi, Zehir bezleri, Elektrik organları, Işık ve parlama organı eklenmelidir. Fotofor, Otolitlerin önemi, Ses çıkarma organları, Renk ve çevreye uyum, Üreme. Bütün bunlar balığın diğer omurgalılar gibi var olma çabalarını sağlayan organlarla birlikte farklı ama doğalarına uygun organlardır. Gelecek bölümde bunları inceleyelim.

DEVAM EDECEK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner6