SON DAKİKA

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi
reklam
Reyhan Çetin

YENİ YILA GİRERKEN

YENİ YILA GİRERKEN
Bu haber 01 Ocak 2019 - 11:36 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Off çok heyecanlıyım. 18 yaşına bastığında, hayatında büyük değişiklikler olacağına inanan yeni yetme bir delikanlı kadar, özgürlüğünü ilan edeceğini sanan aklı bir karış havada genç kız kadar heyecanlıyım.
Halbuki bu kaçıncı yılbaşı. Bu kaçıncı yeni yıl. Aralık otuz bir ile Ocak bir veya üç veya beş arasında ne zaman köklü bir değişiklik oldu ki. Eski tas eski hamam yaşamaya devam edip durdum.

Sanki şimdilerde zaman daha hızlı akıyor. Akreple yelkovan arasında bir düşmanlık mı var bilemiyorum. Akrep kaçmaktan yorulmadı, yelkovan kovalamaktan. Bazen kızıyorum saatlere neden bu acele ediyorlar diye. Bazı zamanlarda saatlerin sesini daha çok duyuyorum. Salondaki duvar saati, konsolun üzerindeki gümüş saat, kolumdaki saat yarışa kalkıyor adeta. Tik tak, tik tak sesleri beynimi oyuyor, sanki tik tak değil de Reyhan kalk, Reyhan kalk diye bana sesleniyorlar. Sanki bir şeyleri kaçırmayayım diye beni harekete geçirmeye çalışıyorlar. Tamam hayatım diye sesleniyorum onlara, kalkayım kalkmasına da ne yapayım, ne yana gideyim, hangi işe el atayım…
Saatler ilerlemese, günler geçmese,aylar bitmese, mevsimler değişmese, yılın sonu gelmese hep rehavet içinde mi kalırdık acaba? Zamanın nasıl geçtiğini anlamaz, yata kalka, sünepe sünepe ömür mü bitirirdik acaba?
Geçen her gün, tükettiğimiz yıllar, yaklaşmakta olan son bizi omuzlarımızdan tutup sarsıyor da kendimize gelmemizi mi sağlıyor acaba?

Bugün hüznü kederi bir yana bıraktım. Bir yıl daha geçip gitti diye dert etmiyorum kendime. Hala gencim, enerji doluyum, hayallerim var ve onları gerçekleştireceğime dair umutlarım var. Hafızamı zorladım biraz. Bana ilham ve enerji verecek, genç olduğumu hissettirecek, örnek olacak hayatları hatırlamaya çalıştım, buldum da. Bakın isterseniz bir kaç tanesini size de anlatayım.
Tolstoyun Bisikletini duymuşsunuzdur sanırım. Azmin ve başarının öyküsü. Tüm zamanların en iyi yazarlarından biri olan Lev Tolstoy’un Anna Karenina’sı ” Bütün mutlu aileler birbirine benzer ama mutsuz ailelerin kendine özgü bir mutsuzluğu vardır” diyerek başlar. Bu cümle dünya edebiyatında en iyi yüz giriş cümlesinden biri olmuş. Ne kadar hüzünlü bir cümle değil mi? Bir çok yazılı eser bırakan Tolstoy benim yeni yıl yazıma bisikleti ile konu oldu.

Tolstoy altmış yedi yaşındayken yedi yaşındaki oğlu Vanicha’yı kaybeder. Çok üzgündür. Üzüntüsünü gören Moskova Bisiklet Sevenler Derneği ona bir bisiklet armağan eder. Bisiklete binmeyi bilmeyen Tolstoy günlük işlerini bitirdikten sonra çıkıp her gün çalışarak bisiklet kullanmayı başarır. Bin sekiz yüzlü yıllarda bu durum nasıl karşılanıyordu çok bilemesem de bugün bile o yaşta birini düşe kalka bisiklet kullanmaya çalışırken görsem gülebilirim belki. Yok yok gülmez de çok endişelenir, “yapmayın lütfen, bir yeriniz kırılırsa iyileşmez bir daha” derdim. Sanki bir doktorum. Sanki ondan çok biliyorum. İşte Tolstoy benim gibi bu yaşta ne alaka diyerek bakanlara, konuşanlara “öyle sanıyorum ki neşemi, tasasızlığımı paylaşmak benim hakkımdır ve bir çocuk gibi kendinden memnun olmanın yanlış bir tarafı olamamalı”. der. Azimle yapılan işlerde, kazanılan başarılarda örnek olmuştur Tolstoy’un bisikleti.

Geçen videosunu izleyerek hayran olduğum seksen yaşındaki Çinli model Wang Deshun da bana hala çok genç olduğumu hatırlattı.
“Sıradan insanlar arasında bir moda yaratmak istedim” diyor seksenlik manken. Kırk dokuz yaşında canlı model olmayı aklına koyan Deshun bunu sekiz yıl sonra başarmış. Geçen yıl seksen yaşına geldiğinde de podyuma üstsüz çıkmış. Özgüven, sağlıklı ve bilinçli beslenme, düzenli spor ve azmi sayesinde gençleri bile kıskandıracak tarz oluşturan, podyumlarda boy gösteren Deshun “önemli olan bir amacının olması” diyor ve devam ediyor ” kafa olarak sağlıklıysan ne yaptığını biliyorsun demektir”.

Peki ya altmış bir yaşında gazetecilik yapmaya başlayan Aydın Boysan. Mimar kimliğinin yanına gazeteci kimliğini de ekleyen A. Boysan 1921-2018 yılları arasında yaşamış. Doksan yedi yaşında ölen A. Boysan ölmeden kısa zaman önce yapılan röportajında şunları söylüyor: yaşlanmayı ikiye ayıralım. Bedenen yaşlanmak ve ruhen yaşlanmak. İnsanın ruhu yaşlanmışsa bedeni onu takip eder ama kafası yaşlanmazsa bedene hakim olur ve sürükler onu, sürükler. Üşenmemek çalışmak, çalışmaktan korkmamak, önemli olan bu. İleri yaşlarımda da hiç kaçmadım hep böyle söyledim. Zorlukları görüp de kaçmak gibi bir huy verilmedi bize ailemiz ve çevremiz tarafından. Bir daha dünyaya gelsem yine aynı hayatımı isterdim. Belalardan kaçarak değil, güzeli olsun diyerek değil, her dakikasını yine aynı şekilde yaşayayım diyerek benim olsun isterdim”.

Ne çok örnek var aslında moral bulmak için. Takvimler de saatler de çok önemli. Zamanın en kıymetli hazine olduğunu bilerek yaşamak gerek. Belki notlar tutmalıyız küçük küçük. Yeni yıl geldiğinde yazmalıyız bir kenara neler yapma niyetindeyiz. Hedefimiz, arzumuz ne? Bunun için ne kadar zaman, enerji harcamayı düşünüyoruz? Başarma, elde etme takvimi ne? Hedefe ulaşmak için hangi engelleri nasıl aşmalıyız?
Ve yıl sonu geldiğinde açıp bakmalıyız notlarımıza. Başardık mı? Başarmak için çabaladık mı diye. Eğer gelen yıllar hiç yaşanmamış gibi geçip gidiyorsa, bir silindir gibi bizi eziyorsa, silik soluk ediyor, rengimizi, şeklimizi bozuyorsa, yeniliyoruzdur. Eserlerimizi seyrettikçe yenilenir tazeleniriz bence.

Kiminin yetiştirdiği bağdır eseri, kiminin ambarlar dolusu buğdaydır, kiminin kovanlar dolusu arıdır. Kiminin büyüttüğü çocuktur, kiminin doyurduğu öksüzdür, kiminin okuttuğu öğrencidir. Hane içindeki görevlerimizden başımızı kaldırıp yanımızdakine el vermek, güç vermektir başarı.
Bir karınca, bir arı, bir sinek bile yaratılış amacına hizmet ederken biz insanlar dünyaya gelme sebebimizi, görevlerimizi ve marifetlerimizi bulmak zorundayız.
Mutlu yıllar dilemek adettendir ama mutluluğun gerçekleşmesi emektendir. Emek vererek elde ettiğimiz mutluluklar en büyük başarımız ve hazinemizdir sanıyorum.
Sevgiler. Mutlu, musmutlu, çok çok mutlu yıllar diliyorum hepinize. Sevgilerimle…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA